BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Kuyumcunun tamahkâr karısı!..

Ünal Bolat
Facebook
“Esnaf da yapılan çiğliği fark edip bu tamahkâr kadını yalnız bırakıp gittiler birer ikişer...”
 
Meğer telefonda, altının gram fiyatının arttığını öğrenmiş kadın. Bunun üzerine kadın az önce bize sattığı bileziklerden zarar ettiğini düşünmüş. Oysa o satış gerçekleşmişti. Dedik ki kadına:
-Tamam son alacağımız tek bileziği altının yeni fiyatından hesap edersiniz.
Bu arada ben az önce aldığım bilezikler kolumda olarak kapının ağzında duruyordum. Baktım kuyumcu kadın bana kötü kötü bakıyor. Az önce sattığı için olsa gerek satışı düşünmüyor, esnaf ahlakını düşünmüyor, hakkı hukuku düşünmüyor daha orada olduğumuzu hesap ederek içi içini yiyordu. Nihayet fazla dayanamadı. Beni yanına çağırarak hepimize birden dedi ki:
-Hayır efendim, çıkartın o bilezikleri. Hepsinin fiyatını yeniden hesaplayacağız.
-Ama olur mu öyle şey? Bunların hesabı görülmedi mi? Görüldü. Size yeni bileziği yeni fiyattan yapın diyoruz işte...
Kuyumcunun karısı, ani bir hareketle üzerime atlamasın mı? Kolumdaki bilezikleri avuçladığı gibi tek tek kolumu sıyırırcasına çıkarttı. Ardından ortalığı yaygaraya boğuverdiler... Bir anda yandaki esnaflar sesi duyup dükkâna gelivermişlerdi. Al başına belayı...
Kadın öyle bir anlatıyordu ki sanki malını zorla almıştık biz. Gelenlerin yanında az daha hırsız çıkacaktık. Şöyleydi böyleydi diye yüksek perdeden konuşurken ağabeyim dedi ki onlara:
-Peki, altının fiyatı artmayıp düşmüş olsaydı ne olacaktı? O zaman da bize geri para ödemeyi kabul eder miydiniz?
Bu söz üzerine kızardılar bozardılar. Cevap eremediler. Esnaf da yapılan çiğliği fark edip bu tamahkâr kadını bırakıp gitti birer ikişer... Biz ise durup dururken iş bilmez, esnaflıktan anlamaz bu kadın yüzünden kendi paramızla rezil olmuştuk. Ben “alıp paramızı çıkalım. Altın her yerde altındır” dedim ama annem ve ağabeyim yapılan haksızlığa ve saygısızlığa içerliyorlardı.
Kadının bilezikleri kolumdan çıkartmasına izin verdiğim için bana da kızdılar...
Bir daha o kuyumcuya uğramayacağımıza söz vererek paramızı aldık çıktık oradan...
Ne yapacağımızı hesap ederken altın almaktan soğuduk ve başka bir yere yatırım yapmaya karar verdik. Ve çok da kazandık. Belki hayret edeceksiniz ama daha sonra oradan kazandığımız parayla babamızı hacca göndermek varmış kaderde... Anladık ki, önceden moral bozucu olan bu olayda da bir hayır varmış. Hani derler ya; “Hak şerleri hayreyler zannetme ki gayreyler...”
           B. Y.-Isparta
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
611826 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/611826.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT