BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Yalvaran gözlerinden yaş geliyordu

Ünal Bolat
Facebook
Kadın yine gözlerini hafif araladı, aynı şekilde “ne olur kurtarın” diye yalvaran gözlerle baktı!..
 
 
Baktım olmayacak biraz sonra kadını kontrole gelen bizim doktora durumu anlatıp kadını bir yerlere götürebileceğimizi düşündüm. Biraz sonra bizim doktor gelip kadını kontrol ettikten sonra göz göze geldik, yalvarırcasına konuştum:
-Doktor Bey bu şekilde çaresiz oturup beklemek olur mu? Bu kadını alıp bir yerlere götürsek olmaz mı?
Doktor Bey böyle bir şeyi beklemiyordu, biraz şaşkındı.
-Bu saatten sonra nereye götürebiliriz ki, zaten kan kaybından yolda ölür, diye konuştu.
Ben yine ısrar eder gibi konuştum:
-Olsun doktor bey biz bunu bir yere götürelim, ölürse yolda ölsün, dedim.
Bizim doktor bir süre düşündü. Cevap vermedi. Sonra bana döndü:
-Haklısın böyle beklemekle olmaz, göz göre göre bir insanın başında ölümünü beklemek doktor olarak etik değil. Bir tarafa götürelim, ölürse yolda ölsün. En azından vicdanen rahat oluruz, dedi.
İçeri geçince öteki doktorla da görüşüp beraber tekrar gelip kadının başında durdular. Bir kez daha muayene ettiler.
Bu kez doktor kadına ismiyle “nasılsın?” diye sorunca kadın yine gözlerini hafif araladı ve yine aynı şekilde “ne olur beni kurtarın” diye yalvaran gözlerle baktı. Arkasından gözlerinden yine iki damla yaş geldi.
Hepimizi bir acıma ve merhamet duygusu kuşattı. Acilin doktoru da kabul etmişti. Ağır ağır konuştu:
-Ben de burada böyle eli kolu bağlı olarak kalmaktansa bir an evvel Diyarbakır’a götürülmesinden yanayım ama yanında kim gidecek? Ben nöbeti bırakamam, bizim arkadaş ve hemşire hanım da gidemez. En iyisi sizden birinizin gitmesi gerekir. Eğer gitmek isterseniz bizim ambulansı çağıralım hemen götürün, dedi.
Ben bizim doktorun yüzüne o da bana baktı. Bir an ikimizde kararsız kaldık ama ben bizim doktorun gitmekten yana pek istekli olacağını sanmadığım için:
–Ben giderim doktor bey dedim. O da işine gelmiş olacak ki hiç zorluk çıkarmadan, “olur” diye cevap verdi.

Biz yan tarafta uyuyan şoförü uyandırıp eski model ambulansı hazırlamaya başladık. Ambulans deyince şimdiki gibi içinde her şeyi olan bütün tıbbi imkânlarıyla donatılmış modern bir şey değildi. Sadece içinde bir sedye bir torba pamuk, bir torbada sargı bezi ve bir de eski tip tansiyon aletinden başka bir şey yoktu. İçerideki sedyeyi indirip kadını yattığı sedyeyle ambulansa yavaşça yerleştirdik. Kanama artmasın diye çok dikkatli davranıyorduk. DEVAMI YARIN

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
615112 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/615112.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT