BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Bu acıya şahit olmak zor

Ünal Bolat
Facebook
“Günler sonra da olsa, bu acıya şahit olmak zor. Gerçeklerle yüzleşmek insanın içini acıtıyor...”
 
Uludağ’da kaybolan iki dağcıyı aramayla ilgili yaşadıklarımı anlatmaya bugün de devam ediyorum...
Derenin devamında görünürde herhangi bir şey yoktu. Şelale inişi yapabilmek için emniyet noktası yoktu. Buradan inmemeye karar verdik. Sol sırta çıkarken bir ayıya ait ayak izleri vardı. İzleri incelediğimizde, ayı aşağıya inmiş ve tekrar çıkmıştı. Burada yatan cansız bedene dokunmamıştı.
Dere içinde sığ bir havuzda yürüyoruz. Derin ve karanlık kaya duvarların içine dökülen yüksek bir şelalenin tiz sesi kulaklarımızda çınlıyor. Önümüzde 90 derecelik yan duvarları ile ürkütücü bir boşluğa bakıyoruz.
Burada dere iki yanı kaya duvar olarak küçük şelalelerle hâlinde devam ediyor. İp inişimizi riskli alanları aşarak bitirdik.
Önde bulunan Erdal ve Yavuz tarafından bir ıslık sesi geliyor. Buldukları sonucuna varıyorum. Yanlarına vardığımda, çamurlu ayı izini gösteriyorlar.
-Acaba merhumu inine götürüp parçalamış olabilir mi?
İhtimal vermiyorum. Çünkü yukarıda bulduğumuz cansız bedenin yanına geldiği ayak izlerinden belliydi ve dokunmamıştı.
Yine çağlayanlara girip hafif inişler yapmaya başladık. Önümde Yunus ve Adnan var. Dere içinde bir bölümü suyun içinde ıslak ve kaygan büyük bir çam ağacı uzanıyor. Bir bölümü havuzun içinde kayboluyor. Sağdaki şelalenin içine girmemek için ağacın üstüne oturarak iniş yapmaya başladım. Adnan karşıdan sağ eliyle "iki" işareti yapıyor. İçimi heyecan dalgası sardı. Anlamaya çalıştım.
-Orda mı? Yanda mı?
Adnan eliyle işaret ederek onayladı. Yunus çömelerek altındaki havuza iniş yapmak için Adnan'ın önünde kayboldu. Bulundukları yerden oturarak şelale içinden önlerindeki havuza inmeleri gerekiyordu. Tempomu biraz arttırdım. Ağcın üzerinden önümdeki havuzun içine atlayıp sağ tarafta bulunan ağacın altından sürünerek az önce Yavuz'un bana işaret ettiği yere ulaştım. Yunus ve Adnan yolun sonuna gelmişti. Onların tamamladıkları, benim önümde uzanan uzun ve sığ havuzu katetmem ve yanlarına ulaşmam gerekiyordu. Şelaleden oturarak kayar pozisyonda havuza indim. İnsan olmanın gereği olarak ilk şok bir hüzün dalgasıydı. Bir gencin daha hayatının sonlandığı yerdeyiz. Günler sonra da olsa, bir acı olaya şahit olmak kolay değildi. İnsanın içini acıtıyordu. Birinci de yaptığımız gibi koordinat bilgilerini verdik. Geriye yorucu bir mücadele ile dönüş kalmıştı…
        İsmet Şentürk
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
615691 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/615691.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT