BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Bildiğimiz dilenciye benziyordu

Ünal Bolat
Facebook
“Girsem mi girmesem mi derken adımımı attım içeri. Aman Allah’ım bir de ne göreyim?”
 
Yaklaşık 15 sene önceydi. Ramazan günü babamla beraber iş yerindeyiz. Kapıya birisi geldi. Adamcağızın elinde hastanede çektirilmiş filmler vesaire var. Bildiğimiz dilenci kılıklı biri.
Babam da o yıllarda sigara tiryakisi… -Çok şükür bırakalı şimdi on sene oluyor.- Oruçlu ve sinir katsayısı da hayli yüksek durumda.
Adamı kapıdan tam gönderecekken vazgeçti, çağırdı:
“Gel bakalım nedir onlar?” dedi.
Adam da boyun büküp “Çocuğum kalbi delik, durumumuz perişan, yiyecek bir şeyimiz yok” gibi şeyler söyledi. Babam da biraz sinirle bana “Yaz bunun adresini, telefonunu” dedi ve adama bir şey vermeden gönderdi... Neyse akşam oldu. İftarımızı açtık. Babam yine neşeli hâle gelmişti. “Şu adamın adresine bir bak bakalım. Al şu malzemeleri götür” dedi…
Arabanın bagajını erzak doldurduk. Ben genelde dikkat ederim erzak kolilerine çocuklar ya da anne için bir çikolata filan konulmaz. Oysa çocuk pirinci makarnayı ne yapsın? Bu düşünceyle etinden sütüne çikolataya kadar güzel bir yardım paketi hazırladık.
O adrese giderken merak içindeydim. Adama ön yargılıydık. Dükkânınıza gelse belki direkt kovarsınız öyle bir şey. Denilen adrese vardım. Açan yok. Telefonunu arıyorum açmıyor… Artık gidecekken telefonunu açtı. Yakında bir yerdeymiş “hemen geliyorum” dedi.
Ben de “önce bir bakayım bagajdakileri sonra indiririm” diyorum içimden... Neyse adam geldi eve buyur etti. Girsem mi girmesem mi derken adımımı attım içeri.
Aman Allah’ım ne göreyim? Evde mutfak diye bir şey yok. Tezgâh bile yok. Ev perişan, bir küçük tüp var bir iki de tabak. Küçük bir oda, yatak yogan bir de ısıtıcı. O anda hüzünlendim... Gözlerim henüz doğmuş 2 hafta ya var ya yok bir bebek ve anneye rastladı… Tam o anda bebek bir de tıkanıp mosmor oldu mu? Bir telaş bir panik bebek neredeyse ölüyordu… Neyse ki çocuk biraz kendine gelir gibi oldu. Adamın dediği, kalbi delik denilen çocuk oydu. Gerçekten durumları kötüydü. Ben bütün vaziyeti gözümle şahit olurken dedim ki: “Ben bir şeyler getirmiştim arabadan, yardım eder misin?”
Getirdiklerimi içeri taşıdık. Evde bir bayram havası oluştu ki bir görseniz? Nasıl sevindiler, hayır dualar ettiler… Ben de sevindim, “yerini buldu” diye…
Eve gelir gelmez de babama ve evdekilere gördüklerimi olduğu gibi anlattım. Tabii onlar da sevindi. Rabbime şükrettim...
           Rumuz: “Sesse”
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
615779 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/615779.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT