BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

"Cevabı bildiğim hâlde elendim!"

Ünal Bolat
Facebook
“Bu millete yapılabilecek en büyük iyilik devlete yönelik adalet duygusunun kazandırılmasıdır...”
 
 
Yazılı ve sonra girdiğim mülakatta yaşadıklarımı anlatmaya bugün de devam ediyorum...
Öğretmenlerimin sorduğu bütün soruları bilirdim. Bir kere duyduğumu asla unutmazdım. Aynı sınıfta okuduğumuz ablam sesli olarak ders çalışırken ben konunun tamamını ezberlerdim. Şimdi de öyle olacaktı. Masanın diğer tarafındaki iki öğretmenden biri önüne bakarak ilk soruyu sordu:
“Söyle bakalım, laiklik nedir?”
En iyi bildiğim soruyu sormuştu. Bir solukta, halkın kendi kendini yönetmesidir. Yok yok! Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır” dedim. “Tamam, çıkabilirsin, sıradaki gelsin” dedi... O an her şeyin bittiğini anlamıştım, lakin bu haksızlıktı. Ben cevabı biliyordum. Sadece heyecandan iki kavramı karıştırmış ve hemen durumu fark edip düzeltme yapmıştım. Fakat görevlilerin tutumları âdeta sonucun habercisi gibiydi...
Efendim, eskiden eğitim çok iyi idi, şimdi çok geriye gittik filan. Kime anlatıyorsunuz? Yoksa çocuk mu kandırıyorsunuz?
Bir kere eskiden okumak herkese nasip olmazdı. İki binli yıllara kadar ikili eğitim olmayan okul yok gibiydi. Çocuklar seksen kişilik sınıflarda eğitim görebiliyordu.
Bilhassa köylü çocuklarının okuma şansı neredeyse sıfırdı. Kendimden biliyorum. Ben ortaokula gidebilmek için her gün on altı kilometre yolu yürümek zorundaydım... Rahmetli babamın kardeşimi ortaokula kaydedebilmek için ne mücadele verdiğini anlatsam belki roman olur...
Sonuç belli. Mülakattan elenmiştim. Laikliğin ne olduğunu çok iyi biliyordum fakat dilim sürçmüştü bir kere. Şimdi düşünüyorum da okuyabilmek için yolsuz, öğretmensiz bir köyden gelip yazılı sınavı kazanan küçük bir çocuğu hangi vicdan sahibi mülakattan eleyebilirdi?
O günden sonra girdiğim sınavların sayısını bile bilmiyorum. Yazılı sınavlardan hiç başarısız olmadım. İl birinciliklerim, Türkiye derecelerim oldu. Fakat biri hariç hiçbir mülakattan geçemedim. İlginçtir bazen bu durumumla gurur duymuyor değilim. Adım gibi eminim ki üniversite sınavında mülakat olsaydı, o mülakattan da elenir ve bugün öğretmen de olamazdım...
Şüphe yok ki adalet, en büyük beka meselemizdir. Adil ve kalıcı bir personel sistemi için, belediyeler dâhil bütün devlet kurumlarında mülakat denilen haksız ve onur kırıcı uygulamaya artık son verilmeli; kamu personeli istihdamında ve görev içindeki yükselmelerde adil, eşit ve objektif kriterler getirilmelidir...
           İdris İspiroğlu
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617629 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/617629.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT