BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Suikast...

Yücel Koç
Facebook
ABD seçimlerinin bölgemize yansıması olacağı belliydi.
Taşlar yeniden şekillenmeye başladı...
Birilerini telaş sardı.
Trump'la ışıklı küreye el basan Suudi Arabistan, Biden başkan seçilince hızlı bir makas değişikliği yaptı ve Türkiye ile ilişkileri yeniden güçlendirme arayışına girdi.
"Biden'ın gelişi İran'a yarayacak" yorumları yapılırken, 27 Kasım'da Tahran'dan şok bir suikast haberi geldi.
İran'ın nükleer programının mimarı Mohsen Fahrizade profesyonel işi bir tuzakla hayatını kaybetmişti.
Bütün işaretler Mossad'ı gösteriyordu, -ki onlardan da yalanlama gelmedi.
Kasım Süleymani'nin ardından kalkıştığı intikam denemesinde fena tokat yiyen İran, gerekli cevabı vereceğini söylese de bu defa temkinli.
Neyse mevzumuz bu değil zaten...
İran'la eş zamanlı Türkiye'de endişeye yol açan siyasi suikast iddiaları.
***
Mohsen Fahrizade'nin suikastla öldürüldüğü gün, gazetemizin yazarlarından Fuat Uğur benzer bir senaryonun ihbarını aldı.
Daha önce 15 Temmuz darbe girişimini isabetle tutturan kaynağı, FETÖ ihanet örgütünün bu defa siyasi suikasta girişebileceği uyarısında bulunuyordu.
Üstelik bu iddiasını, yavaş yavaş şekillenen bir kavganın üzerine kuruyordu.
Fuat Uğur 28 Kasım tarihli makalesinde şöyle diyordu;
"(Kılıçdaroğlu) kendisine neden “Alaattin Çakıcı’yı hedef al, o Bahçeli’ye yakın bir isim. Böylece Cumhur İttifakı surlarında büyük bir gedik açmış olursun” dediklerini asla anlayamıyor.
Kendisine her mikrofon uzatıldığında defalarca “Mafya babası” dedikten sonra beklenen oldu (Çakıcı'nın Tweet’leri).
Kılıçdaroğlu’na bu aklı verenler çok mutluydu. Tehdit belgelenmişti.
Şimdi sonuç alıcı darbeyle, Kemal Kılıçdaroğlu’nun son bir kez işlerine yaraması gerekiyor.
FETÖ’cü kripto kamikazelerden biri tıpkı Karlov suikastındaki gibi bu kez Kemal Kılıçdaroğlu’na tetiği doğrultacak. Ama faili meçhul suikastın ardından suçlanacak kişi iktidardaki Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP’nin lideri Devlet Bahçeli’nin yakını olduğu tescilli Alaattin Çakıcı olacak. Yani suikastı iktidar yaptırmış gibi bir algı oluşturulacak."
***
Böyle bir hadise Türkiye için sürpriz olur mu?
Hele hele yeni ABD Başkanı Biden seçimden önce "Türkiye'de artık darbe yapmayacağız, muhalefeti güçlendirerek Erdoğan'ı devireceğiz" demişken...
Üstelik bu iddia tam da İran'da işlenen suikastın akabinde gelirken...
***
Buraya kadar her şey mantığa oturuyor.
Zira, bilgiyi veren kaynak da iddiasını FETÖ içinden aldığı istihbarata dayandırıyor.
Fuat Uğur, bu bilgiyi alır almaz makalesinde yayınlıyor ki, hem Kılıçdaroğlu, hem kavgaya girdiği taraflar nasıl bir kurguya alet olduklarının farkına varsın.
Zayıf bir ihtimal bile olsa, böyle bir plan varsa deşifre olsun ve akamete uğrasın.
Fakat sonrasında olanlar ilginç...
***
Fuat Uğur'un yazısından üç gün sonra 'karanlık operasyonlarıyla' bildiğimiz Oda TV devreye giriyor ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na DEAŞ'ın suikast yapacağı ihbarı alındığını iddia ediyor.
Önce Emniyet, sonra İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun açıklamalarından anlıyoruz ki, doğrudan hedef olduğuna dair bir ihbar da yok, yakalanan herhangi bir kişi de...
Belki genel bir uyarıdır diyeceğiz, bu da kamuoyu önündeki kişilere her zaman yapılır, bu kadar ayyuka çıkarmak niye?
Mesele sonra anlaşıldı...
İBB Başkanı, Fuat Uğur'un yazısında ismi Kılıçdaroğlu'nun yerine geçirilecek kişi olarak geçtiği için fena rahatsız olmuş.
Oda TV burada imdadına yetişmiş, kendini aklama derdine düşmüş.
Yapılabilecek en iyi niyetli yorum bu...
İyi de, niyeti böyleyse bunu başka türlü de yapabilirdi.
Mesela genel başkanına yönelik bu çok ciddi FETÖ tehdidine dikkat çekip, her türlü önlemin alınması çağrısını yapabilirdi.
Yazının özünü oluşturan bu büyük kurgudan hiç söz etmeyip, kendine tehdit uydurmak niye!
***
Kemal Kılıçdaroğlu'nun tavrı ise daha tuhaf!
Şayet doğru ise kendisinin piyon olarak kullanıldığı ve hedefine konulduğu bu korkunç suikast planına ilişkin Pensilvanya'daki haine, o haine sahip çıkıp saraylarda yaşatan CIA'ya meydan okuyacağına, yine kendi devletini hedef almış.
Kendisinin ve ailesinin sürekli dinlendiğini ve takip edildiğini söyleyerek, siyasi mağduriyetle, gündemi çarpıtma peşine düşmüş.
Kendisini korumak için etrafında görevli polislerden mi şikâyetçi, anlayamadık.
Ötesini iddia ediyorsa, onu da İçişleri Bakanı yalanladı zaten.
***
Oysa Kılıçdaroğlu üç yıl önce Ankara'dan İstanbul'a örgütlerle kol kola yürürken can güvenliğini sağlayan yine kendi devletiydi.
Hatırlatayım...
Kayseri'den kiraladığı minibüsü, Kılıçdaroğlu'nun başlattığı yürüyüşe katılanların üzerine sürerek katliam yapmayı planlayan DEAŞ'ın sözde emîri Oğuzhan Korkmaz, 5 Temmuz 2017'de Kocaeli'de organizasyon güzergâhında yakalanmıştı.
Bu öyle bir tezgâhtı ki, amaçlarına ulaşamadan operasyonla durdurulan minibüsün içine AK Parti flamaları bile konulmuştu.
O teröristler son anda yakalandı ve hak ettikleri cezayı aldı.
Ancak ne Kemal Kılıçdaroğlu, ne de başka bir CHP'li bu başarısından dolayı polisimize ve istihbaratımıza teşekkür etti.
Belli ki kafa değişmemiş...
Erdoğan'dan böylesine sinsi planlarla kurtulmak sizin için canınızdan daha mı önemli?
Yoksa bildiğiniz bir şey var da biz mi çözemiyoruz?
 
*************
 
Kılıçdaroğlu niye kızdı?
 
İstiyoruz ki, CHP dışında şeyler yazalım.
Lakin, öyle göstere göstere ülke aleyhtarlığı yapıyorlar ki, bigane kalmak mümkün değil.
Örnek, Libya'ya gıda taşıyan gemimize Akdeniz'de yapılan baskınla ilgili Kılıçdaroğlu'nun bu haftaki grup konuşmasında sarf ettiği sözler.
Hukuksuz biçimde 16 saat gemimizde arama yapan, ancak silah yerine sadece bisküvi bulan Alman-Yunan ittifakına Kılıçdaroğlu destek verdi!
Üstelik, emekli Cihat Yaycı Paşa bunun ardında casusluk örgütü FETÖ'nün de olduğunu söylediği hâlde.
Nitekim, bu olaydaki FETÖ kumpası savcılığın soruşturma dosyasına da girdi.
CHP Genel Başkanı sonuçtan memnun olmamış ki, baskınla ilgili grup konuşmasında Türkiye'yi suçladı.
Yunan medyası da onun sözlerini aldı, Türkiye aleyhine propaganda yaptı.
Kemal Kılıçdaroğlu madem devletini suçlayacak kadar bir şeyler biliyor, şu soruların cevabını da biliyorsa anlatsa keşke;
- Almanlar ve Yunanlara gemide silah olduğu ihbarını kim yaptı?
- O gemiye silahı FETÖ koyacaktı da, planları mı bozuldu?
- 16 saat arama yaptıktan sonra amacına ulaşamayan Yunan ve Alman istihbaratı, ihbarı boş çıkan kaynaklarına ne yaptı?
Devletinize çok kızdığınıza göre, bunların da cevabını biliyorsunuzdur herhâlde Kemal Bey!  
 
****************
 
 
Kadınlar, kendinizi koruyun!
 
Türkiye günlerdir CHP'deki taciz ve tecavüz skandalları ile sarsılıyor.
Skandalı ilk deşifre eden de kendi içlerinden Barış Yarkadaş üstelik.
Sonrasında yeni skandallar ardı ardına geldi.
Kötü olan şu ki, CHP'nin kadın İl Başkanı bu hadiselerin üstüne gideceğine, aksine kamufle etmeye çalışmış.
Barış Yarkadaş'ı çıldırtan da bu zaten.
Bunca kepazelik ortaya çıktıktan sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün partisinin 'kadın kolları'nın toplantısındaydı.
Bekledik ki, günlerdir suskun kaldıkları bu rezalete ilişkin bir şey söylesin.
Ne gezer!...
Kılıçdaroğlu "Kadınlardan beklentim; hakkınızı savunun" dedi, onu da getirdi siyasette var olmaya bağladı.
Başka bir partide bu kadar rezalet çıksaydı neler derdi oysa...
CHP'li bacılara tavsiyemiz şudur; partide sahip çıkanınız yok. Kendinizi ve haklarınızı koruyun.
 
**************
 
Borca sevinmek!
 
İBB Başkanı "Harika bir müjdeyle karşınızdayım. Cumhuriyet tarihinde eşine az rastlanır bir başarıya imza attık" dedi.
Müjdesi, uluslararası piyasalardan 580 milyon dolar borç bulmakmış.
Ekrem İmamoğlu yönetimi göreve geldiği 1,5 yılda 15,5 milyar daha borç almıştı.
Sonuncu 'müjde' ile toplam borç 20 milyarı geçti.
Almak tamam da, kim ödeyecek?
İmamoğlu'nun sevinci aklıma IMF'den borç alınca gözleri parıldayan merhum Bülent Ecevit'i getirse de, o gün ülkem adına üzülüyordum...
Bugün de İstanbul için.
Hükûmet yine IMF'den borç alsın diye otellerde gizli toplantılar yapanlar bilir bunun cevabını...
CHP Sözcüsü Faik Öztrak ne diyordu; Borç alan emir alır.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
616533 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yucel-koc/616533.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT