Kira sertifika fonları kimler tarafından değerlendirilebilir?
Kira sertifikası fonu, geleneksel tahvil ve bonolardan farklı bir yapıya sahiptir. Tahvil ve bonolarda yatırımcı, borç verdiği para karşılığında önceden belirlenmiş faiz geliri elde ederken kira sertifikalarında gelir, teorik olarak bir varlığın kullanımından veya ticari bir işlemden kaynaklanır. Bu nedenle kira sertifikalar fonları, katılım esaslarına uygun alternatif yatırım araçları arasında değerlendirilir. Peki, kira sertifikası fonları kimler tarafından değerlendirilebilir?
Kira sertifikaları fonu, portföyünde fon izahnamesinde belirlenen oranlar çerçevesinde kamu veya özel sektör tarafından ihraç edilen kira sertifikalarına yer veren yatırım fonudur. Birçok kira sertifikası katılım fonunda, fon toplam değerinin en az %80’inin sürekli olarak kira sertifikalarından oluşması öngörülmektedir.
Kira sertifikaları; belirli bir varlık, hak veya projeye dayalı şekilde varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen sermaye piyasası araçlarıdır. Bu fonlar, farklı ihraççılar ve vadelere sahip kira sertifikalarının aynı portföy içerisinde değerlendirilmesine imkan sağlar.
Kira sertifikasında likidite avantajı nedir?
Fonun yatırım stratejisine göre portföyde katılma hesapları, taahhütlü alım satım işlemleri ve katılım finans ilkelerine uygun diğer sermaye piyasası araçlarına da yer verilebilir. Portföye dâhil edilecek varlıklar belirlenirken ihraççının yapısı, vade, piyasa şartları, likidite ve fonun yatırım amaçları birlikte göz önünde bulundurulur.
KİRA SERTİFİKA FONLARI KİMLER İÇİNDİR?
Bu fonlar özellikle aşağıdaki özelliklere sahip yatırımcılar tarafından değerlendirilebilir:
Katılım finans ilkelerine uygun yatırım araçlarını seçen
Portföyünde kira sertifikalarına yer vermeyi düşünen
Kendi yatırım dönemine uygun fon arayan
Fon fiyatındaki dönemsel dalgalanmaları karşılayabilen
Nakit gereksinimini fonun işlem şartlarıyla uyumlu biçimde planlayabilen
Bir fonun yatırımcıya uygunluğu yalnızca portföyünde bulunan varlık türüne bağlı değildir. Hedeflenen yatırım süresi, risk algısı, likidite gereksinimi, işlem valörü ve mevcut portföy yapısı da karar aşamasında birlikte değerlendirilmelidir.