Arnavutluk'ta, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından iktidara gelen ve hayatını kaybettiği 1985 yılına kadar ülkesini ''demir yumrukla'' yöneten komünist lider Enver Hoca'nın başkent Tiran'daki heykelinin yıkılışının üzerinden 24 yıl geçti.
Arnavutluk'da, 8 Aralık 1990 yılında öğrenciler ve vatandaşların katılımıyla başlayan komünist rejim karşıtı protestolar, ülkede 50 yıldır devam eden komünist rejiminin yıkılmasıyla son buldu.
Azem Haydari tarafından yönetilen öğrenci hareketinin zirveye ulaştığı nokta, Tiran şehir merkezindeki Enver Hoca heykelinin 20 Şubat 1991 tarihinde devrilmesi oldu.
Öğrenci hareketine katılan ve heykelin yıkılışına tanıklık eden İlir Dizdari, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hareket sayesinde komünist sembollerin yıkıldığını ve rejimin sona erdirildiğini belirterek, "Tiran'daki Enver Hoca heykelinin devrilmesi, Arnavutlar için yepyeni bir hayatın başlangıcı anlamına geliyordu" dedi.
O dönemde Tiran Üniversitesi'nde öğrenci olan Arben Pinari de Enver Hoca'nın heykelinin yıkıldığı günü asla unutmayacağını söyledi.
Pinari, o güne ilişkin, "Tiran halkı o gün saat 11 ile 12 arasında 'Haydi meydana' sloganlarıyla heykeli devirmek üzere meydana geldi. Meydanın etrafı polis tarafından çevrilmişti. Hiç kimsenin meydana girişine izin verilmiyordu. Meydana doğru yürüyen öğrenciler de buradaki diğer gruplara katıldı. Herkes 'Diktatör devrilsin' ve 'heykeli yıkalım' sloganları atıyordu. Polis göstericilere müdahale etti. Ancak binlerce vatandaşın bulunduğu grup polisi geri püskürttü. İlk kez Tiran merkezini o kadar kalabalık gördüm. Heykele vurmaya başladık. Sonra çelik kablo ile heykeli bağladık. Heykel sallanmaya başladı ve ardından devrildi" ifadesini kullandı.
-Enver Hoca kimdir?-
16 Ekim 1908'da Ergiri şehrinde doğan Enver Hoca, 1930'da üniversite öğrenimi için gittiği Fransa'da, Fransız Komünist Partisi'nin yayın organı Humanite'de yazılar yazmaya başladı. 1936 yılında döndüğü ülkesinde bir süre Fransızca öğretmenliği yaptı. 1939'da İtalya'nın Arnavutluk'u işgalinden sonra öğretmenlikten çıkarıldı. Bunun üzerine Tiran'a döndü ve açtığı tütüncü dükkanı kısa sürede, işgalci düşmana karşı direniş hazırlıkları yapan komünist militanların toplantı yerine dönüştü.
Ülkedeki çeşitli komünist gruplar, 8 Kasım 1941'de Arnavutluk Emek Partisi'ni kurdular. Mart 1943'de yapılan ilk parti kongresinde, Enver Hoca partinin genel sekreterliğine getirildi.
Enver Hoca, 11 Ocak 1946'da kurulan Arnavutluk Halk Cumhuriyeti'nin başkanlığına getirildi. Enver Hoca yönetimindeki Arnavutluk, Stalin döneminde SSCB ile iyi ilişkiler içinde ve dışa açıktı. Ancak Kruşçev döneminden itibaren hemen tüm ülkelerle ilişkilerini keserek kendine yetme politikası izledi. Ülkesini, 1967 yılında resmi olarak dünyadaki ilk ateist devlet haline dönüştürdü. Enver Hoca, ülkeyi 41 yıl aralıksız yönetti ve 11 Nisan 1985'te geçirdiği kalp krizi sonucu öldü.
Arnavutluk, Enver Hoca döneminde komünizmin en şiddetli uygulandığı ülkelerden biri haline geldi. Ülkesini dünyaya kapatan Enver Hoca, dış tehditlerden korunmak amacıyla Arnavutluk'un dört bir yanına sığınaklar inşa ettirdi. Enver Hoca, halkı kıtlık içinde yaşarken, bu sığınaklar için milyonlarca dolar harcadı. "Bunker" adı verilen bu sığınaklardan ülke genelinde 750 bin adet bulunduğu tahmin ediliyor. Öte yandan, Enver Hoca zamanında özellikle ibadethanelere yönelik bir kıyım yapıldı. İslam'a ait olan her şeyi yasaklayarak, insanları İslam'dan soyutlamayı amaçlayan Enver Hoca, ülke genelindeki Osmanlı'dan kalma camilerin birçoğunu yıktırdı, kalanları ise depoya dönüştürdü.