İsrail'in kaçırılan bir askerine karşılık geçen yıl Refah kentinde gerçekleştirdiği katliamın yıl dönümünde Filistinliler, 135 kişinin hayatını kaybettiği Refah katliamının acı hatıralarını unutamıyor. Katliamın 71 yaşındaki tanığı Mustafa el-Cezzar, Refah'ta işlenen katliam görüntülerinin zihninden silinmediğini ve yaşanan acıların tazeliğini koruduğunu söyledi. İsrail'in evleri vuran savaş araçlarını, yerdeki yaralıları, sokaklara saçılmış cesetleri, şiddetli ve rastgele atılan top seslerini unutamadığını, çocukların ara sokaklara saklanma çabalarını ve yaşanan telaşının gözünün önünden gitmediğini belirten Cezzar, dünyaya gözünü açtığı 1944 yılından bu yana o günün bir benzerini yaşamadığını dile getirdi. Kentin sokaklarında gezerken ve o günü anlatırken Refah katliamnıı yeniden yaşayan Cezzar, o gün, kan görüntüleri, şiddetli saldırılar, evlerden çıkan ateş ve toz bulutları arasında kendisine sığınacak güvenli bir yer bulmak için koştuğunu ifade etti.
Cezzar, tanık olduğu manzarayı şöyle anlattı: "Manzara korkunçtu; Cesetler ve etrafa savrulan parçaları, toprağa akan şehit kanları, yardım isteyen yaralılar, saldırılar yüzünden gelemeyen ambulanslar, yaralıları hayvanların çektiği arabalar ve motosikletlerle götürmeye çalışanlar... Her saniyede bir top atışı yapılıyordu. Tanık olduğum en kötü manzara da kentin doğusundan kaçmaya çalışanların, top atışları ve İsrail uçaklarının hedef alması nedeniyle ölmesiydi. Sayıları 70'ten fazlaydı. Yüzleri korku doluydu. İsrail uçakları, geldikleri yerin yakınındaki evi vurunca birçoğu şehit oldu. Bazıları ise uçaklar tarafından doğrudan vuruldu."
"Ölenlerin ceset parçaları en az 200 metrelik mesafeye savrulmuştu" diyen Cezzar, İsrail güçlerinin ardında onlarca ölü ve yıkılmış ev bırakarak kentten çekildiğini kaydetti.
"ŞEHİT NAAŞLARI İSE DONDURMA DOLAPLARINA KONULDU"
Refah'taki Şehit Muhammed en-Neccar Hastanesi Acil Servis Şefi Halid Mi'rac ise Refah katliamında yaşadıkları hakkında şunları söyledi: "Bizim için çok zor bir gündü. Hastanenin çevresi karadan ve havadan bombalanırken onlarca şehit ve yaralı geliyordu. Hastane koridorlarında cansız bedenler sıralanmıştı. O gün çoğu kadın ve çocuk 135'ten fazla Filistinli hayatını kaybetti. Hızlı müdahaleye alışkın acil servis doktorları bile o gün gelen yaralıların tamamının tedavisine yetişemedi. Bir doktor aynı anda birkaç hasta ile ilgilenmek zorunda kalıyordu."
Bombardıman sırasında hastanenin batı kısmının zarar gördüğünü ve İsrail ordusunun hastaneyi bir an önce boşaltmalarını istediği zamanı o günün en zor anları olarak nitelendiren Mi'rac, "Şehitleri ve yaralıları daha küçük bir hastaneye taşımak zorunda kaldık. Hastane kapasitesi ve sağlık ekipmanı, böylesi olağanüstü durumlar için oldukça yetersizdi. Doktorlar, yaralılara otoparkta müdahale ederken, şehitlerin naaşları ise dondurma dolaplarına konuldu" diye konuştu. Uluslararası Af Örgütü, İsrail'in kaçırılan bir askerine karşılık geçen yıl Refah şehrine düzenlediği saldırılara ilişkin düzenlediği, Refah'ta 2014 İsrail-Gazze Krizinde Yaşanan Katliam" başlıklı raporunu geçen perşembe yayımlamıştı. Uluslararası Af Örgütü'nün, Londra Üniversitesi Adli Mimari birimiyle ortaklaşa hazırladığı raporda, detaylı multimedya materyallerinden elde edilen kanıtlar sonucu, İsrail'in Gazze'nin güneyindeki Refah şehrine sistematik ve kasti hava ve kara saldırıları düzenlediği, bunun sonucu olarak 135 sivilin hayatını kaybettiği kaydedilmişti. Raporda ayrıca, İsrail güçlerinin savaş suçu işlediğine dair güçlü kanıtların mevcut olduğu ifade edilmişti.