Suudi Arabistan'ın Tahran Büyükelçiliği ile Meşhed kentindeki konsolosluk binasının ateşe verilmesi İran'ın diplomatların ve büyükelçiliklerin korunmasını güvence altına alan Viyana Sözleşmesi'ni uygulamadaki kötü sicilini yeniden gündeme getirdi.

Suudi Arabistan'ın diplomatik misyonlarına saldırılması Tahran yönetiminin diplomatların ve büyükelçiliklerin korunmasını güvence altına alan Viyana Sözleşmesi'ni ihlalindeki sicilini hatırlattı.

Tahran ve Meşhed kentindeki diplomatik mekanlara saldırılar, ülke içinde polis, gönüllü milisler ve devrim muhafızları teşkilatlarıyla güçlü bir güvenlik gücüne sahip olan İran'ın, Suudi Arabistan'ın diplomatik mekanlarına saldırıları neden engelleyemediği sorusunu da gündeme getirdi.

Ülke çapında güvenliği sağlamak için hazır 500 binden fazla polis gücüne sahip İran'da, bunun yanısıra sayıları 1 milyona varan gönüllü milislerden oluşan Besic teşkilatı bulunuyor. Durum böyle olsa da diplomatik misyonlara saldıran kişilerin de Besic olması saldırganların Tahran yönetimi tarafından yönlendirildiği iddialarını gündeme taşıdı.

Olayların ardından İran Dışişleri Bakanlığı göstericilere sakin olma çağrısı yaparken, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Suudi Arabistan'ın elçilik ve konsolosluk binalarına saldıran kişilerin adalet karşısına çıkartılacağını belirtti.