Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’e sığınma hakkı verip vermeyeceklerini belirtmekten kaçınırken gerektiğinde kendileri için bunun çok zor olmayacağı mesajını verdi.

Putin, Alman Bild gazetesinde yayınlanan söyleşisinde, Suriye'deki iç savaşın sonunda Libya ve Irak'ta yaşananların tekrarlanmasını istemediklerini ifade ederek, arzu ettiklerine örnek olarak Mısır'ı gösterdi.

Rusya Devlet Başkanı, Mısır'da Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi'nin "sorumluluk alarak ve cesaretli davranarak ülkeyi kontrol altına almaması halinde bu ülkede de Libya'daki senaryoya tanık olabileceklerini" savundu.

Putin, kendi halkına saldırılar düzenlediği aşikar olan Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'i müttefik görüp görmediklerine ilişkin soruya, "Biliyorsunuz bu daha ince bir mesele. Devlet Başkanı Esed'in Suriye meselesinde çok fazla hata yaptığını düşünüyorum" yanıtını verdi.

Vladimir Putin öte yandan Suriye'deki iç savaşın, dışarıdan para, silah ve savaşçı yardımıyla desteklenmese bu boyuta gelmeyeceğini de iddia etti.

Esed'e sığınma hakkı verilmesi konusu

Rusya Devlet Başkanı, Suriye'de gelecekte yapılacak seçimleri kaybetmesi durumunda Esed'e siyasi sığınma verip vermeyecekleri yönündeki soruyu da, "Bu konuyu tartışmak için çok erken olduğu kanısındayım. (ABD Ulusal Güvenlik Ajansı'nın eski çalışanı Edward) Snowden'a sığınma verdik ki bu, aynısını Esed'e yapmaktan çok daha zor" sözleriyle cevapladı.

Suriye'de halkın arzusunu yansıtan bir yönetimin iktidara gelmesinin önemine dikkati çeken Putin, "Sizi temin ederim, bu süreç demokratik biçimde yürütülürse, bu durumda Esed'in ülkeden ayrılmasına da muhtemelen gerek kalmayacaktır. Esed'in Devlet Başkanı olmayı sürdürmesi ya da sürdürmemesi önemli değil" ifadesini kullandı.

Rusya'nın Suriye'deki hava saldırılarında ölen sivillerle ilgili haberleri yalanlayan ve uluslararası basını taraflı davranmakla suçlayan Putin, ABD güçlerinin, geçen yıl Afganistan'da düzenlediği hava saldırısında yanlışlıkla Kunduz'daki uluslararası yardım örgütü Sınır Tanımayan Doktorlar'a (MSF) ait bir hastaneyi vurduğunu, öte yandan Batı medyasının bu gerçeği örtbas etmeye çalıştığını savundu.