Hristiyan Birlik Partileri, Sosyal Demokrat Parti ve Yeşiller'in birlikte hazırladığı karar tasarısı, 1915 olaylarını "soykırım" olarak tanımladı. 1915 olaylarıyla ilgili tasarı oy çokluğuyla kabul edildi. Oylamada 1 çekimser, 1 hayır oyu çıktı. Alman Federal Meclisi'ndeki 1915 olaylarıyla ilgili tasarının görüşmeleri yaklaşık 1 saat sürdü.

"OKUL KİTAPLARINA GİRECEK"  

"Soykırım" iddialarının okul müfredatına dahil edilmesi, tarih derslerinde okutulması isteniyor.

ALMAN İMPARATORLUĞU DA SORUMLU TUTULUYOR

Metinde yaşananlardan dönemin Alman İmparatorluğu da sorumlu tutuluyor. Metinde Alman hükümetine Türkiye ile Ermenistan arasında ilişkilerin normalleşmesi için çaba göstermesi çağrısı da yer alıyor.

TÜRKİYE'DEN SERT TEPKİ BEKLENİYOR

Türkiye'nin alınan bu karar çok sert tepki göstermesi bekleniyor.

MERKEL OYLAMADA YOK

Başbakan Angela Merkel, Başbakan yardımcısı Sigmar Gabriel ve Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ise programları nedeniyle oylamaya katılmıyor. 

Almanya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Martin Schaefer ise Federal Meclis'te alınacak kararın Türkiye ile ilişkilerde kalıcı bir hasar yaşatmayacağını umduğunu söyledi. Schaefer, "İlişkiler kolay kolay bozulamayacak kadar çok yönlü" dedi.

SARKIŞYAN'DAN ALMAN VEKİLLERE ÇAĞRI 

Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan da dün Alman Bild gazetesine yaptığı açıklamada, Alman parlamenterlere çağrıda bulunarak "soykırım" tasarısı ile Türkiye'yle varılan sığınmacı anlaşması arasında bağlantı kurmamalarını istedi.

Ankara, daha önce parlamentolardan çıkan bu tip kararlarda, büyükelçilerini istişareler için geri çağırma yoluna gitmişti. Ekonomik ve ticari ilişkiler, askeri işbirliği gibi alanlarda uygulanan yaptırımların yanı sıra en büyük tepkilerinden biri de bu olmuştu. Bu ihtimal masada.

GAUCK "SOYKIRIM" DEMİŞTİ 

Almanya ile daha önce Ermeni iddiaları ile ilgili gerginlik 2015'te yaşanmıştı. Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, "Ermenilerin kaderi, 20'nci yüzyıla dehşet veren bir şekilde damgasını vuran toplu kıyım, etnik temizlik, tehcirler ve evet soykırım tarihi için bir örnektir" demişti.

Ankara açıklamalara tepki göstermiş, "Türk halkı Gauck'un ifadelerini affetmeyecektir" açıklaması gelmişti. Ancak tepki Dışişleri'nin sert açıklamasıyla kalmış, Ankara, büyükelçisini geri çağırma yoluna gitmemişti.

Yetkililer, "1915 olayları ile ilgili bir kararın parlamentoda alınmasının, bir açıklamadan daha ileri nokta" olduğunu söylüyor. Dolayısıyla, büyükelçinin istişareler için geri çağrılması yeniden gündeme gelebilir. Betkililer, böyle bir karar verilecekse, bunun "siyasi bir karar olacağına" dikkat çekiyor.

Ancak, Türkiye-Almanya arasındaki yoğun ekonomik, siyasi ve ticari ilişkiler ve bu ülkede yaşayan 3 milyon Türk vatandaşın durumu gözetildiğinde, gerilimin büyümeyeceği sinyalleri de geliyor.

Almanya'dan olumsuz bir karar çıkması halinde, bunun AB ile yürütülen ve Almanya'nın ağırlığını koyduğu vize muafiyeti görüşmelerini etkilemesi de beklenmiyor.



CEM ÖZDEMİR "1915" SÖYLEDİKLERİNİ UNUTTU

Alman Federal Meclisi'nde bugün oylanacak 1915 olaylarına ilişkin tasarıya destek veren Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir, 2001'de kaleme aldığı, "Boğaziçi'nde uzun yol-Bir Ermeni tasarısına karşı sebepler" başlıklı makalesi "Frankfurter Allgemeine Zeitung" gazetesinde yayınlanmıştı.

Yazısında, Fransız Meclisi'nin benzer bir karar tasarısını kabul ettiğini hatırlatan Özdemir, "Alman Federal Meclisi'ndeki meslektaşlarıma Fransız örneğini izlemelerini tavsiye etmem. 1915 yılında ve daha öncesinde 1895 yılında yaşanan korkunç olayların ele alınma yeri ne Washington, ne de Paris ve Berlin'dir" ifadelerini kullanmıştı.

Makalesinde, eski Alman İmparatorluğu'nun da yaşanan olaylar ile ilgili sorumluluğu bulunduğunu bu nedenle sadece Osmanlı Devleti'nin sorumlu gösterilemeyeceğini vurgulayan Özdemir, söz konusu karar tasarısının kabul edilmesinin Türkiye'deki aşırı milliyetçi ve Avrupa karşıtı grupları daha da güçlendireceğini savunmuştu.

"FEDERAL MECLİS'İN KARAR ALMASI BÜYÜK BİR HATA OLACAKTIR"

Yeşiller Partisi Eş Genel Başkanı Cem Özdemir makalesinde şu değerlendirmelerde bulunmuştu:

"Şunun sorulması gerekir. Böyle bir karar tasarısının Alman Federal Meclisi'nde kabul edilmesinin hedefi ne olabilir? Acaba Türkiye'yi mi cezalandırmak? Böyle bir şeyi ciddi olarak Fransız Meclisi bile istemiyor. Hayatta kalanların torunlarının tazminat almaları mı? Yabancı parlamentoların kararları ve açıklamaları, yaşanan acıları ancak kısa süreli dindirebilir. Yoksa konu, Türkiye'ye kendi geçmişi ile dürüst şekilde ilgilenmesi ve tarihini ele alması konusunda yardımcı olmak mı? Bu her şeye değecek hedef için Federal Meclis'in karar alması büyük bir hata olacaktır."

Böyle bir karar tasarısı yerine Türkiye ile Ermenistan arasındaki diyaloğun geliştirilmesi için gerekli girişimlerin desteklenmesi gerektiğini savunan Özdemir, bu yolla tarihi olayların birlikte ele alınmasının, iki halk arasında kademeli yakınlaşma sağlanmasının ve krizlerin giderilmesinin mümkün olabileceği görüşüne yer vermişti.