Gökhan Kaya ANKARA
Geçtiğimiz yıl Meclisten geçen dershanelerin özel okula dönüştürülmesini öngören "Dershane Yasası", dershanelerin kapatılmasına 50 gün kala Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından iptal edildi.  1 Eylül 2015 tarihinden itibaren faaliyetlerine izin verilmeyecek olan dershanelerin AYM'nin bu kararıyla eğitim öğretime devam etmesinin önü açıldı. Fakat kararın geç verilmesi eğitim sistemindeki her şeyi alt üst etti. Çünkü kanun kapsamında 13 Temmuz 2015 tarihine kadar MEB tarafından dershaneden temel liseye dönüştürülen kurum sayısı 793'ü buldu. Bütün işlemlerini tamamlayarak hatta tabela değişikliğine gidip öğrenci kaydına başlayan bu temel liselerin durumu AYM'nin bu kararıyla tartışmalara yol açtı. Temel liselere kayıt olan on binlerce öğrencinin mağdur edilmeyeceği ifade edilirken, isteyen öğrencilerin kayıt ücretlerinin iade edilebileceği konuşulmaya başlandı. Fakat anlaşmaların senetle yapılmış olması yüzünden bazı temel liselerin velileri senetleri vermeyerek mağdur edebileceği de iddia edildi. 
Dershane iken temel liseye dönüşen birçok kurumun AYM'nin bu kararıyla tekrar dershane olmak istemesi durumunda nasıl bir uygulamanın hayata geçirileceği merak konusu oldu. Ayrıca başvuru yaptığı halde dönüşümü tamamlanmayan, dosyası MEB'de bekleyen diğer dershaneler dönüşümlerine devam edebilecek mi, yoksa başvurularını geri çekebilecekler mi? Bütün bunlar belirsizliğini koruyor. 
ÖĞRETMENLER NE OLACAK
Öte yandan dershanelerin özel okula dönüşümü kapsamında herhangi bir mağduriyet yaşanmaması için MEB, 6 yıl sigortalılık şartını yerine getiren dershane öğretmenlerini MEB kadrosuna KPSS'siz olarak alacağını açıklamıştı. Hatta MEB bu öğretmenlerin ataması için başvuruları bile kabul etmeye başlamıştı. Bu öğretmenlerin durumunun ne olacağı da merak ediliyor. AYM'nin bu kararıyla KPSS'siz olarak atanması planlanan 5 bine yakın dershane öğretmenin devlete geçme hayallerinin de suya düştüğü iddia ediliyor.
MİLLİ EĞİTİM BAKANI AVCI:Öğrencilerin hiçbirini ortada bırakmayız
Böyle bir kararı beklemediklerini açıklayan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Çünkü bu dava bir yılı aşkın süre önce açıldı ve iptal davası başvurusunda bulunulurken aynı zamanda yürütmeyi durdurma talebi de vardı, iptal başvurusunda bulunan CHP. Mahkeme, o tarihte yürütmeyi durdurma talebini reddetti. Bir yıl önce yürütmesinin durdurulmasını talebini reddettiği bir yasayı hangi gerekçelerle arada ne değişti ki böyle bir karar verdi?" açıklamasında bulundu. Bakan Avcı, AYM'nin dershane kararına ilişkin gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Karara ilişkin MEB'e ulaşan herhangi resmi bir karar olmadığına dikkat çeken Bakan Avcı, mahkemenin gerekçeli kararını açıklamasını beklediklerini, hangi maddeyle ilgili olarak ne tür gerekçelerle ne karar verildiğini net olarak görmek istediklerini ve buna göre Bakanlık olarak ne yapmaları gerektiğini kamuoyuna açıklayacaklarını belirtti. Öğrenci ve velilerin içlerinin rahat olmasını isteyen Avcı, "Karar her ne olursa olsun, hangi gerekçeyle verilmiş olursa olsun, hiçbir öğrenci ortada bırakmayacaklarını" ifade etti. Takviye kurslarına kayıtların eylülden itibaren alınacağını dile getiren Avcı, takviye kurslarının bu yıl sayısal ve saat olarak artırılarak verilmeye devam edeceğini belirtti. Avcı, hiçbir çocuğun eğitim öğretimde de ihtiyaç duyduğu takviyeden mahrum kalmaması için Bakanlık olarak gerekli tedbirleri aldıklarını ve almaya da devam edeceklerine işaret etti. Bir yasal düzenleme yapılıp yapılmayacağı şeklindeki soru üzerine de Avcı, "Çıkabilecek her türlü karara karşı ikincil mevzuatımızda yani yönetmeliklerimizde ve yönergelerimizde ne tür değişiklikler yapabileceğimizi zaten daha öncesinden planlamıştık, gerekeni yaparız" ifadelerini kullandı.