Türkiye'de 7 Haziran genel seçimlerin ardından yakalanamayan siyasi istikrar sebebiyle TL yaklaşık yüzde 20 değer kaybetmiş, yüzde 10'un altında olan gösterge tahvilin bileşik faizi eylül ayında son 6 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 11.90'a kadar çıkmış, yüzde 0.85 - 0.90 olan konut kedi faiz oranları da yüzde 1.10 - 1.25'e kadar yükselmişti. Tırmanan döviz kurları sebebiyle Türkiye, petroldeki fiyat düşüşünden de yararlanamadı. Seçimden önce 64.3 seviyesinde olan tüketici güven endeksi, eylül ayında 58.5'e kadar geriledi. Yaklaşık 130 milyar dolar olan kısa vadeli dış borç, TL bazında 40 milyar TL arttı.
'TEK BAŞINA' VURGUSU
İşte bu tabloyu gören iş dünyası, STK'lar ve tüketiciler, 1 Kasım'da siyasi istikrarı yeniden istiyor. İstanbul Ticaret Odası Başkanı İbrahim Çağlar, “7 Haziran seçimlerine benzer sonuçlar çıkarsa, ben koalisyon kurulabileceğine inanmıyorum. Onun için mutlaka tek başına iktidar gelmesi lazım. Bu kadar sıkıntı varken büyüyoruz. Geçmiş yıllarda yaptığımız çalışmaların meyvesini yiyoruz. Ancak 2016'nın ilk çeyreğinde aynı büyüme çıkar mı? Burası soru işareti. Ali Babacan ve Binali Yıldırım gibi isimlerin, açıkçası halkımızın da bakışını değiştireceğini düşünüyorum” dedi.
BELİRSİZLİK BİTMELİ
Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş de şunları söyledi: “4 aylık belirsizlik şuna benziyor: Tökezlediğiniz zaman sizin elinizden tutup kurtaracak dostunuz yok! Herkes çelme takıp düşürmek istiyor. Onun için istikrarı önemsiyoruz. İstikrarın bu ülkeye gelmesi, belirsizliğin giderilmesi lazım.” SETA Ekonomi Direktörü Sadık Ünay ise, “Küresel finans krizini en az zararla atlatan Türkiye'de, siyasi istikrarın ne kadar gerekli olduğu son birkaç aylık süreçte daha net görüldü. İstikrar, hem siyaset hem de ekonomi için kilit rolde” diye konuştu.