"Asrın felaketi" olarak nitelendirilen 17 Ağustos depreminin ardından 15 yıl geçmesine rağmen yakınlarının cenazelerini bulamayanlar Gölcük'teki isimsiz mezarları ziyaret ediyor. Kimlikleri belirsiz 107 mezar ile cesetleri bulunamayan 21 kişi için dikilen fidanların yer aldığı kabristana gelen depremzedeler, kaybettiği yakınlarını bulmak için dua ediyor. Kimi aileler ise evlatlarının hâlâ yaşadığı umuduyla onları aramaya devam ediyor.
"Bazı aileler kayıplarını hâlâ arıyor" diyen Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, "Depremden 10-11 günde sonra cesetlerimizi bulduğumuz oldu. Ailemden de vardı. 'Cesetlerini bulduk' diye sevinmiştik o zamanlar. Hiç olmazsa mezarları olacaktı. İşte burada bir kısmının mezarı da yok. Nerede oldukları belli değil" şeklinde konuştu.
Depremin ardından 15 yıl geçmesine rağmen, acıların dinmediğini belirten Ellibeş, "Depremde kaybolan insanların bulunamaması bir muamma. Bazı binalarda yangın çıktı, bir kısmı yanmış olabilir. Enkaz kaldırma çalışmaları sırasında parçalanan cesetler de olabilir. Nihayetinde bir gerçek var, cesetleri ailelerince aranan ama bulunamayan insanlar var. Bazı aileler kayıplarını hâlâ arıyor. Bir kısmı da umudunu kesmiş, yitirmiş vaziyette yüce Rabbi'ne dua ediyor" ifadelerini kullandı.
000000;"> 
Marmara Denizi'nde korkutan hareketlilik
17 Ağustos Marmara Depremi'nin 15'inci yıl dönümünde Bursa'da düzenlenen panele katılan Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Teknolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Günay Çiftçi, Marmara Denizi'nde yaptıkları sismik araştırmalar hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Çiftçi, "Yaklaşık 150 kilometrelik fayda metan, hidrokarbon ve gaz hidrat çıkışının tespit ettik. Derinliği 20 kilometre olan fayın ne zaman kırılacağını bugünkü teknolojiyle söylemek mümkün değil. Depremi hiçbir zaman unutmamalıyız" dedi.