Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinin karşısında yer alan Suriye'nin Kobani kentine destek için harekete geçen Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), yurt genelinde kampanya başlattı. Sosyal medya üzerinden örgütlenen SGDF üyeleri, 20 Temmuz günü Suruç'ta toplanılacağını açıkladı. Türkiye'nin çeşitli kentlerinden önceki geceden itibaren Suruç'a gelen yaklaşık 300 kişi, ilçe merkezindeki Amara Kültür Merkezi bahçesinde topluca kahvaltı yaptı. Mürşitpınar Sınır Kapısı'ndan Kobani'ye geçmek isteyen grup, izin almaları halinde sınırın diğer tarafına çocuk parkı ve oyun alanı yapmayı arzuladıklarını ifade etti. Basın açıklamasının devam ettiği sırada, kalabalığın bulunduğu bölgenin tam orta noktasında saat 11.50'de şiddetli patlama meydana geldi. 

TOPLANMA MERKEZİYDİ
Amara Kültür Merkezi, Kobani'ye geçmek isteyen PKK, YPG ve PYD'lilerin toplanma alanıydı. Buraya gelenler kültürel faaliyetler adı altında motivasyon eğitimi alıyordu. Ölenlerin bazıları da savaşçı olmak isteyen aktivistlerdi.


IŞİD SEMPATİZANI,KADIN
Patlamayı duyanlar olay yerine koşarken, çok sayıda sağlık ve kurtarma ekibi sevk edildi. 31 kişi hayatını kaybederken, 104 kişi de yaralandı. Katliamda 23 kişinin olay yerinde, 8 kişinin hastanede öldüğü belirtildi. 20 yaralının durumunun ağır olması sebebiyle ölü ayısının artmasından endişe ediliyor. Patlamayla ilgili soruşturmayı 4 savcı birden yürütüyor. Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük, "Saldırının canlı bomba tarafından gerçekleştirildiği belirlendi ama yaşı 18 mi, nedir, ne değildir, güvenlik güçlerimiz tespite uğraşıyor" dedi. Bazı kişiler genç bir kızın üzerinde bomba düzeneği gördüğünü iddia etti. Saldırganın kadın ve IŞİD sempatizanı olduğu da öne sürüldü. Sivillerin geçişine izin verilmeyen ve zırhlı araçlarla tedbir alınan bölgede Olay Yeri İnceleme uzmanları çalışma başlattı. İncelemeleri, çok sayıda vatandaş, meraklı gözlerle izledi. Suruç'ta kargaşanın yaşandığı dakikalarda Kobani'de de büyük bir patlama yaşandı.


SORULAR

Zaman ayarlı 
hain saldırı
Suruç'taki katliam, ardında birçok soru işareti bıraktı.
Sosyalist gençlerin Suruç'a geleceği günler öncesinden belliydi. Bununla ilgili polis tedbirler almadı mı? 
Bombacı, katliamın etkisini artırmak için mi görüntü alınırken kendini patlattı?
Katliamın, Kandil'in "IŞİD ve sömürgeci tüm güçlerin her türlü saldırısına karşı silahlanma" çağrısının ardından yaşanması tesadüf mü?
Suruç'ta bir araya gelenler kendi aralarındaki bombacıyı nasıl fark edemedi?
Olayın çözüm sürecini bitirmeye ve koalisyon görüşmelerini etkilemeye yönelik bir bağlantısı var mı?
DIŞ BASIN:
IŞİD'le mücadele arttı ardından saldırı geldi
Suruç saldırısı, dış basında da geniş yer aldı. Fransız AFP, "Patlama, Türkiye'nin IŞİD'le mücadeledeki rolünü artırdığı sırada meydana geldi.  Türk güvenlik güçleri geçen hafta onlarca militan ve sempatizanı tutuklamıştı" yorumunda bulundu. 


YARALILAR ANLATTI:




Bir anda oldu bitti
"Patlama sırasında kafamı çevirdim. Arkaya doğru bir ateş gördüm. Ondan sonra toz bulutları ve burnumuza yanık doku kokuları geldi"
Suruç'taki terör saldırısından yaralı kurtulanlar, yaşadıkları dehşet dolu anları anlattı. Ayağından yaralanan Derviş Genç, sabah saatlerinde İstanbul'dan otobüsle yaklaşık 30 arkadaşıyla ilçeye geldiklerini söyledi. Genç, "Kültür merkezinin önünde basın açıklaması yaptığımız esnada bir anda kafamı çevirdim. Arkaya doğru bir ateş gördüm. Ondan sonra toz bulutları ve burnumuza yanık doku kokuları geldi. O arada yere düşmüştük. Ondan sonra alandan ayrılmaya başladık. Genelde televizyonlarda izleriz, 'bir patlama olur, arkasından ikincisi olur' düşüncesiyle alandan ayrıldık. Daha sonra tekrar dönüp yaralı arkadaşlara yardımcı olmaya çalıştık" dedi. Kolundan yaralanan Hakan Öz ise, olay esnasında merkezin önünde yaklaşık 200 kişinin bulunduğunu aktardı. Merkezde Türkiye'nin farklı kentlerinden gelen gençlerin bulunduğuna dikkati çeken Öz, "Basın açıklaması sırasında pankart tutuyorduk, bir anda patlama oldu. O anda kaçıştık, tekrar dönüp yaralılara yardıma çalıştık. Sonra biz de tedavi için hastaneye gittik" şeklinde konuştu.  Kafasından hafif yaralanan İsmet Yılmaz da, olay esnasında bayıldığını ve hiçbir şey hatırlamadığını dile getirdi.

12 yılda 100'den fazla ölü

Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de terörist saldırılar, farklı dönemlerde toplumsal huzuru hedef almaya devam ediyor. Son 12 yıldaki saldırılarda 100'den fazla kişi hayatını kaybetti. 
İstanbul'da 15 Kasım 2003'te Bet İsrael Sinagogu ve Neve Şalom Sinagogu'na yönelik bombalı saldırılarda 27 kişi can verdi, 300'den fazla kişi yaralandı.
 Sinagoglara yönelik bombalı saldırılardan 5 gün sonra yine bomba yüklü araçlarla iki saldırı gerçekleştirildi. İstanbul'daki İngiliz Konsolosluğu ve HSBC Bankası Genel Müdürlüğünün hedef alındığı saldırılarda, 30 kişi öldü, 450'den fazla kişi yaralandı.
 Ankara'da Anafartalar Çarşısı önünde 22 Mayıs 2007'de düzenlenen bombalı intihar saldırısında  7 kişi öldü, 60'tan fazla kişi yaralandı.
 Diyarbakır'ın  Dağkapı semtinde 3 Ocak 2008'de caddeye park edilen patlayıcı yüklü araç, askerleri taşıyan sivil servis otobüsünün geçişi sırasında patlatıldı. Olayda 2'si öğrenci olmak üzere 5 kişi öldü, 30'u asker 67 kişi yaralandı.
 Hatay'ın Reyhanlı  ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 3 dakika arayla iki bombalı saldırı gerçekleştirildi. Belediye binası önüne ve PTT binası yakınına park edilen bombalı araçların patlatılması sonucu 52 kişi öldü, 146 kişi yaralandı.










  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş