Başbakan Ahmet Davutoğlu, canlı yayında soruları cevapladı. Davutoğlu, yeni bir dünya savaşı olmaması için herkesin duyarlı olması gerektiğini belirterek, "Şu anda böyle bir endişemiz yok" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıklamalarından satır başları;

Suriye krizi maalesef uluslararası toplumun duyarsızlığıyla derinleşen ve artık bir ülkenin iç meselesi olmaktan çıkan bir soruna dönüştü.

Esad rejimi kendi halkına yüzyılın en büyük kıyımını uyguladı.

Rusya'nın aldığı karar bir başka aşamaya geçirdi. Koalisyon güçlerinin bütün operasyonları terör örgütüne karşıydı. Rusya, son müdahalesiyle özellikle sınırlarımız da ihlal ederek böyle bir Suriye içinde olan bir krizi Türkiye'yi de içine alacak şekilde tırmandırarak büyük bir yanlış içindedir.

Uçaklar nereden gelmişler, nasıl girmişler. Yanlış değerlendirme söz konusu olmaz. Bir kaç saniye ile iligli bir durum değil. Hem ikili bazda, hem de uluslararası bazda konuşmak lazım. Bunu kabul etmemiz, müsamaha göstermemiz mümkün değil.

Ulusal güvenliğimize saygı gösterilmesini bekleriz. Bizim uluslararası hava sahamızı kimse ihlal edemez. Türkiye'nin angajman kuralları bellidir. İzah etmek durumunda olan hava sahasını ihlal eden taraftır.

Suriye sorunu değil, bölgesel ve küresel bir sorun haline geliyor.

Hukuk ihlalleri devam ederse ne olacağını kestirmek çok güç.

Diplomatik temaslarımız sürüyor, bir savaşın parçası olmak istemeyiz.

Suriye'de bir üssü Ruslar almış, bir üssü İranlılar almış. Suriyeli subaylarda bu durumdan rahatsız.

Esad'lı bir geçişi biz kabul etsek Suriyeli vatandaşlar kabul eder mi. Suriyeliler buna inanır mı. Esed orada otururken Türkiye'ye gelen 2 milyon Suriyeli ülkesine döner mi? Evini yıkan kişi hala orada oturuyor, döner mi?

TÜRKİYE'DEKİ TERÖR OLAYLARI

Bu örgüt demokratik hayata alışkın bir örgüt değil. Demokratik bir ortamda mücadeleye etmeye hazır değil. Ben varsam orada başka kimse olmayacak diyor. Biz çözüm süreciyle halkımızı istismar etmesine engel olmaya çalıştık ve ciddi mesafelerde aldık. Halkımız artık bunların çağrılarına kulak asıpta 6-7 Ekim olaylarında olduğu gibi sokağa çıkma olayları başarısız oluyor.

Şehirlerde görev polisindir, kırsalda jandarmanındır. Terörle mücadele yürür ama köyde oy kullanılmaya devam edilir. 

1 KASIM SEÇİMLERİ

Türkiye'yi bir saniye dahi yönetim boşluğuna düşürmeyiz, bir hükümet krizine izin vermeyiz, sorumluluktan kaçmayız. 

2015 içinde Asgari ücret hesaplaması yapılırken benim önüme getirilen rakamlar 900 civarındaydı. Ben 1000 lira altında Asgari ücret olmayacak dedim, 1000 liraya çıkarttık. Bu anlamda şimdi de bütün değerlendirmeleri yaptık, 2016 için doğal bir artışı da hesaba kattık, rekabet gücümüzü de hesaba kattık. İşyerlerinin rekabet güçlerini de düşündük. Biz optimumu yakalamaya çalıştık.

Hem çalışanların hakkını verelim hemde işyerlerinin kapanmasına neden olamayacağı bir noktayı düşündük.

Asgari ücret komisyonunda 1300 lirayı teklif edeceğiz, bunu ikna edeceğimizi düşünüyoruz, tarafları. Bu kendi başına alınmaz, piyasa ekonomisinde kendi kuralları içinde karar alınır.