Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara'daki canlı bomba eylemleriyle ilgili önemli bilgilere erişildiğini belirterek, “Bazı DNA testleri var, iki canlı bombanın profili, bombayı nasıl taşımış olabilecekleriyle ilgili tespitlere ulaşıldı. Bir isme çok yaklaşıldı. O isim örgüte işaret ediyor” dedi. NTV'nin canlı yayında gündemi değerlendiren Davutoğlu, “Bu saldırı, Türkiye'yi Suriye yapmaz, bu saldırı aynen 11 Eylül'de New York'ta olduğu gibi ya da daha sonra Londra'da, Madrid'de, Paris'te olduğu gibi gelişmiş bir ülkeye, demokratik bir ülkeye yapılan saldırı mahiyetindedir. Böyle bir günde 'şu bakanlar sorumludur' diyerek soruşturma neticelenmeden birinin üstüne yıkmak doğru değil” diye konuştu. İstihbarat zaafı olmadığını kaydeden Başbakan, “Bir hafta içinde İstanbul'da ve Ankara'da eğer engellenmemiş olsa, benzer belki sayısal anlamda demiyorum, farklı olaylar olabilirdi. Onlar engellendi. Engellenen birçok başka olay var. Bu anlamda genel bir zaaftan bahsetmek mümkün değil. Liderlerle topluca görüşelim, dedim. Demirtaş açıklama yaptı. Bir ülkede halkı tahrik edercesine 'Devlet, bu cinayetleri işlemiştir' derse birisi, muhatap olma niteliğini kaybeder. Türkiye'de tek bir damla kanın dökülmemesi için kendi bedenimizi feda edeceğimizi herkes bilir. Seviyesi düşük, alçakça bir ifadeyle devlet ve devleti yönetenleri suçlu makamına oturttuğumuzda zemin kayması vardır. Sedat Peker'in yaptığı mitingin de, bizimle alakası yok, bunun bugünkü yaşanan terörle alakası yok. Bazen siyasi küçük hesapları görmek beni üzüyor. Sayın Cumhurbaşkanımızı, beni katil ilan etmek, söylenilen davetlere hayır demek de küçük hesaptır. Kaç riskle gece-gündüz uğraştığımızı biz biliyoruz. Kolay bir coğrafyada yaşamıyoruz” diye konuştu.
SANDIĞA GİTMEKTEN ÇEKİNMEYİN
Türkiye'nin DAEŞ'i daha adı bilinmezken, 2013'ün ekiminde “terörist örgüt” ilan ettiğini hatırlatan Davutoğlu, daha hiçbir operasyon yapılmazken, 2014 Ocak ayında Türkiye sınırına yaklaşan DAEŞ konvoyuna çok ciddi bir operasyon yapıldığını, örgütün 190 civarında kayıp verdiği bilgisinin yer aldığını anlattı. “Şimdi buradaki saldırıda da bu üç örgütte bizim için anında potansiyel bir suç odağı olarak görülüyor ve en büyük, ilk andan itibaren olayın oluş yöntemi ve baktığımızda genel trendine DEAŞ'ı birinci öncelik olarak aldık ve araştırılıyor” diyen Davutoğlu, “Ama bir taraftan da bir dönemdir dediğim gibi kendilerine 'ölümsüzler' adı verilen birtakım timlerin PKK tarafından böyle eylemleri yapmak üzere Türkiye'ye gönderildiğini, bunların bazılarının takip edildiğini biliyoruz. DHKP-C'nin daha önce yaptığı çok eylem var. Şu ana kadar yürütülen soruşturmanın detayını veremem. Gelen istihbaratlar var” şeklinde konuştu. Seçim konusuna temas eden Başbakan, “Her ne suretle olursa olsun kimsenin sandığa gitmekten imtina etmemesi gerektiğini düşünüyorum. Gerekli her türlü tedbir alınacak” dedi. Suriye krizinin daha ileri aşamada Türkiye-Rusya krizine ya da NATO-Rusya krizine dönüşmesini arzu etmediklerini bildiren Başbakan, “Bunun için de son derece dikkatli bir politika takip ediyoruz. Ama bu, sınır ve hava sahamızın ihlal edilmesine müsamaha göstereceğimiz anlamına gelmez. Bu konuda tedbirler alınmıştır” bilgisini verdi.
Ceset sürükleyen polisler açığa alındı
 İçişleri Bakanlığı, Şırnak'ta geçen hafta “terörist cesedinin yerde sürüklenmesi” olayında dahli olduğu değerlendirilen 2 personeli görevlerinden uzaklaştırdı. Konuyu değerlendiren Başbakan Davutoğlu, “Gereğinin hemen yapılması talimatını vermiştik. Söz konusu 2 polis görevden alındı, tahkikat devam edecek” dedi. Olayın bilinçli yapıldığına dair bazı bilgiler olduğunu kaydeden Davutoğlu, hukuk kurallarında, halkın huzuru için yürütülen operasyonlara gölge düşürmenin, güvenlik birimlerinin öfke ve intikam hissiyle faaliyet yaptıkları gibi bir algı oluşturmayı hedeflemenin şu anda yapılabilecek en büyük zarar olduğunu vurguladı. Başbakan, operasyonlarda sivillerin zarar görmemesi için dikkatli davranıldığını belirterek, “Hukuk devleti kuralları dışına çıkanlar da bu örnekte olduğu gibi cezalandırılıyor” dedi.