Gökhan Kaya - Damla Peker Ebru Karatosun ANKARA
ezimet yaşayan muhalefetin seçmen iradesine bakışındaki tezatı, büyük çıkış yaptıkları 7 Haziran ile çöküş yaşadıkları 1 Kasım gecesinde yaptıkları açıklamalar ele veriyor. Bazı medya organlarının da AK Parti karşısındaki hazımsızlığı dikkat çekiyor. 
MHP lideri Devlet Bahçeli, 7 Haziran gecesi yaptığı açıklamada, milletin iradesini sandığa yansıdığını söylerken 1 Kasım sandıktan çıkan sonuçtan milleti sorumlu tuttu. 7 Haziran'da Bahçeli, “Türk milleti vahşice kurgulanan dayatma ve aldatma mekanizmalarına rağmen hür iradesini sandıkta göstermiştir” diyerek seçmeni övmüştü.  Bahçeli, bu defa, “AKP'ye verilen her oyun, verilen her desteğin istikrarı getirmek şöyle dursun; geçen yılları mumla aratacak felaketlere davetiye çıkaracağını şimdiden ilan ediyoruz. Önümüzdeki dönemde AKP'li iktidar yıllarının acı faturasına; buna göz yuman, buna destek veren, bunda payı bulunan herkes katlanmak durumunda kalacaktır” ifadelerini kullandı. 
MUHTEŞEMDEN ADALETSİZLİĞE!
7 Haziran'da yüzde 13.1 oy alan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, “Muhteşem bir zafer ve muazzam bir başarı elde ettik” demişti. Demirtaş önceki günkü sonucun ardından ise seçimin adil yapılmadığı iddiasında bulundu. 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde hemen hemen aynı sonuçları elde eden CHP'de ise tek değişen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun söylemi oldu.  7 Haziran'da “Demokrasi kazandı, kaybeden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oldu”  diyerek koalisyon için 14 ilke sıralayan Kılıçdaroğlu, 1 Kasım akşamı ilkelerinden hiçbirine değinmedi.  7 Haziran seçimleri sonrasında AK Parti'yi yok sayıp, CHP-MHP ve HDP'yi kast ederek yüzde 60'lık blokun hükümeti kurması gerektiğini vurgulayan Cumhuriyet Halk Partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 1 Kasım akşamı MHP'de yaşanan oy düşüşünü değerlendirmekten de kaçındı.

Nokta dergisi, bir terbiyesizliğe daha imza attı. Dergi, yaptığı sosyal paylaşımda, takvim yaprağının 2 Kasım tarihini “Türkiye iç savaşının başlangıcı” ifadesiyle işaretledi. Nokta dergisi için toplatılma kararı verildi. Sözcü gazetesi ise, “Saltanata devam” manşetini atarak milli iradeyi hiçe saydı. Cumhuriyet de, İsrail'de yayınlanan gazetelerin yaptığı gibi “Korkunun zaferi” ifadesini kullanarak, seçmenleri küçümsedi.