Batuhan Yaşar ANKARA

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, ABD’nin terör örgütü PKK’nın sözde yöneticileri Murat Karayılan, Cemil Bayık ve Duran Kalkan’la ilgili kararını, “Bu, akıllara Suriye’nin kuzeyini ve Irak’ı kısmen içine alacak şekilde oluşturulacak bir terör devleti yaklaşımını getiriyor” sözleriyle değerlendirdi. Numan Kurtulmuş, Anadolu Yayıncılar Derneğinin düzenlediği etkinlikte medya temsilcileriyle bir araya geldi. Kurtulmuş konu başlıklarıyla şu değerlendirmelerde bulundu:

ABD’NİN ÖDÜL AÇIKLAMASI: Kararı olumlu karşılıyoruz ama bu geç kalmış bir hareket. Ödül açıklamasıyla, ABD’li yetkililerin “PYD/YPG’nin terör örgütü kabul edilmediğine” ilişkin söylemleri uyumlu değil. ABD’liler PKK ile PYD/YPG arasında bir fark olmadığını biliyor. Hiçbir farkı olmayan bu iki örgüte, ABD’nin aynı şekilde davranması gerekir. PYD/YPG’nin terör örgütü olarak kabul edilmemesi, akıllara, Suriye’nin kuzeyini ve Irak’ı kısmen içine alacak şekilde oluşturulacak bir terör devleti yaklaşımını getiriyor. Orada siz, PYD/YPG’yi terör olarak kabul etmiyorsanız, o zaman bu örgüt nedir? Bu örgütün uluslararası hukuk bakımından karşılığı nedir? Konuyu yakından takip ediyoruz… PKK’yı terör örgütü olarak kabul edip PYD’yi meşru örgüt olarak tanımaya doğru adım atmak, her şeyden evvel ikiyüzlülüktür, anlaşılır bir şey değildir. Türkiye oynanan oyunu biliyor.

CEMAL KAŞIKÇI CİNAYETİ: Bu cinayetin resmi kaynaklardan habersiz işlenme ihtimali yok. (Cinayet emrinin veliaht prens tarafından verildiği iddiası) “Mekke ve Medine’nin hizmetkarı” sıfatı bulunan Suudi Arabistan Kralı’nın bu cinayetin bütün detaylarının ortaya çıkarılması konusunda sorumluluğu bulunuyor. Bu sıfatın vermiş olduğu bir büyük sorumluluk daha var, o da haccın emniyeti meselesidir. Her sene milyonlarca Müslüman hacca, umreye gidiyor. Haccın farz olmasının şartlarından bir tanesi de yol emniyetidir. Allah korusun Müslümanlar, ‘Suudi Arabistan’ın başkonsolosluğunda birisi buhar oluyor uçuyorsa acaba benim başıma ne gelir oraya gidersem’ diye düşünmeye başlarsa bu, haccın emniyetini tehlikeye atar ve Suudi Arabistan’ı Müslümanların nezdinde yalnızlaştırır.

GÜÇLÜ ADAY ŞART

MAHALLÎ SEÇİM: Önceden Sayın Cumhurbaşkanımızın siyasal gücü, seçim çevrelerindeki adayları da bir şekilde alıp kaldırıyordu ama öyle bir noktadayız ki partinin üzerine basarak yükselen ya da Recep Tayyip Erdoğan’ın karizmasının gölgesinden istifade ederek ortaya çıkan adaylarla yol alamayız. Her bir adayımızın, mutlaka partiye, partinin yürüyüşüne destek olabilecek güçte olması lazım.

İTTİFAK: Yerelde iş birliği yapmanın son derece zor olduğu ortaya çıktı. Her iki parti de Genel Başkanlarının ağzından ‘seçim iş birliği imkanının olmadığını’ ifade etmiş oldu. Geldiğimiz nokta bu.

TÜRKÇE EZAN: Karanlık hayallerini bir tarafa bıraksınlar. Türkçe ezan meselesi, bu aziz milletin zihninde, hafızalarında bir kara leke gibi durur ve hatırlamak istemezler.

İRAN’A AMBARGO: Ambargodan kısmen muaf tutulmuş olmamız rahatlatıcı bir karar, ancak bunun uluslararası hukuka uygun olmadığını da biliyoruz.