Türkiye, birkaç yıldır Suriyeli Türkmenlere silah taşıyan MİT tırlarını konuşuyor. Cumhuriyet gazetesi ve paralel yayın organları, konvoyu iktidarı zora sokmak için ifşa etti. Oysa bu yardım, tarihin Türklere biçtiği sorumluluklardan biri.
Osmanlı Devleti’nin de Çin’e karşı şavaşan Doğu Türkistanlılara 1870’li yıllarda bir vapur dolusu silah ve top gönderdiği ortaya çıktı. Başbakanlık Osmanlı Arşivindeki Türkistan ile ilgili belgelerin izini süren Araştırmacı Yazar Süreyya Atilla Sağlamçubukçu, 3 binin üzerinde belge ile karşılaştı. Yazar, bunları tasnif edip günümüz Türkçesi’ne aktardı. Türk Dünyası Belediyeler Birliği de çalışmayı “Osmanlı Arşivinde Doğu Türkistan” ismiyle kitaplaştırdı.


Silahlı Doğu Türkistanlılar. (1933)

YETİŞ YA SULTANIM!

 Bir hayli cüsseli olan kitapta tarihe ışık tutan ilginç bilgiler var. İlk defa günyüzüne çıkan arşiv belgelerine göre Sultan Abdülaziz Han döneminde, 1873’te Kaşgar’a silah ve mühimmat gönderildi. Silahların kullanılması ve Kaşgar’daki askerlerin eğitimi için bir de subay vazifelendirildi. Ahmet isimli subay, Çinlilere esir düştü. İki yıl sonra bu sefer, yardım isteyen Kaşgar Hanı için bir vapur dolusu silah, mühimmat ve top hazırlandı. Vapur, Süveyş’te bozuldu. Durum hemen İstanbul’a bildirildi. Padişah emir verdi ve yeni vapur tahsis edildi. 23 Ağustos 1875 tarihli iradeden anlaşıldığına göre, Kaşgar Emiri Yakup Han’a gönderilen hediye ve silahları Hindistan yolu ile Kaşgar’a götürmekle görevli olan Mehmed Murad Efendi nişanla taltif edildi.


YİNE RUSLAR ENGELLEDİ
Çin askerleri, ordunun askerî malzeme ve yiyecek sıkıntısıyla karşılaşması sonucunda Şensi ve Kansu’yu aldıktan sonra saldırılarını durdurmak zorunda kaldı. Çin ordusunun yardımına, bu dönemde Osmanlılara karşı bir savaşa hazırlanan Rusya koştu. Ruslar, tıpkı bugün Suriye’yi hallaç pamuğu gibi karıştırdıkları gibi o dönem de savaşta Yakup Han’dan gelebilecek muhtemel tehlikeyi bertaraf etmek için, Çinlilere ihtiyaç duyduğu malzemeleri sağladı. Burada ilginç bir başka gelişme de Çin komutanı General Tso’nun bir kısım ihtiyaçlarını Pekin’deki İngiliz bankalarından aldıkları kredilerle karşılamış olmasıydı. 1876’da savaşı başlatan Çin, Kaşgar Hanlığını topraklarına kattı. Osmanlı’da Sultan Abdülaziz Han, kanlı bir darbe ile indirildi. Yerine geçen yeğeni Sultan II. Abdülhamid, Ruslarlara yapılan 93 Harbi sebebiyle Türkistan’a yardım gönderemedi. Yakup Han’ın ardından başa geçen Kali Bey, 23 Temmuz 1881 tarihli belgeye göre Osmanlı Devleti’ne bağlılığını bildirdi. Rusya, siyasi manevralarla buna engel olmaya çalıştı.


EMİRÜ’L MÜSLİMİN SEÇİLDİLER
OSMANLI’NIN MANEVİ VÂRİSİ

Osmanlı, İstanbul’a uzakta olması sebebebiyle Doğu Türkistan ile son dönemine kadar ilişki geliştiremedi. Din ve milliyet kavramlarına bağlı kardeşlik ilişkileri kısa sürede arttı. Öyle ki Kaşgar Hanına, Kırım Hanlığına olduğu gibi Emirü’l-Müslimin unvanı verdi. Yani Osmanlı’nın başına bir şey gelirse, Kaşgar Hanı Müslümanların başına geçecekti. Türkistanlılar Osmanlı’nın vefasını hiç unutmadı. Sultan Abdülaziz ve Sultan Abdülhamid Han adına hutbe okutup para bastırdılar.  Yazar Sağlamçubukçu anlatıyor: “Kaşgar Hanedanının hacca gidiş gelişleri İstanbul üzerinden oldu. Doğu Türkistan ahalisine devlet olarak sahip çıkıldı. Yol emniyeti ve ihtiyaçları karşılanmış, hediyeler verildi. Vefalı kardeş Doğu Türkistan ahalisi de kendi zorluklarına rağmen Balkan Harbi’ndeki yaralarımızı sarmak maksadıyla Hilal-i Ahmer Cemiyeti’ne yardımda bulundu.”