Türkiye Gazetesi E-Gazete Gazete Aboneliği
Türkiye Gazetesi
Arama
SON DAKİKA Tasarruf Ortağım YAZARLAR BİZİM SAYFA GÜNDEM POLİTİKA EKONOMİ DÜNYA SPOR RESMİ İLANLAR HABER JET İzle
Türkiye Gazetesi
Türkiye Gazetesi
E-Gazete Abonelik
Gündem
  • Politika
  • Eğitim
Ekonomi
  • Borsa
  • Altın
  • Döviz
  • Hisse Senedi
  • Kripto Para
  • Emlak
  • T-Otomobil
  • Turizm
Spor
  • Futbol
  • Puan Durumu
  • Fikstür
  • Şampiyonlar Ligi
  • Avrupa Ligi
  • Basketbol
Dünya
  • Orta Doğu
  • Avrupa
  • Amerika
  • Afrika
  • İsrail-Gazze
Yaşam
  • Sağlık
  • Hava Durumu
  • Yemek
  • Seyahat
  • Aktüel
Kültür-Sanat
  • Sinema
  • Arkeoloji
  • Kitap
  • Tarih
Bizim Sayfa
  • Namaz Vakitleri
  • Sesli Yayınlar
Yazarlar
  • Bugünün Yazarları
  • Tüm Yazarlar
Diğer Kategoriler
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Resmî Ilanlar
  • Haberler
  • Foto Haber
  • Video Galeri
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Künye
  • Gazete Aboneliği
  • Danışma Telefonları
  • Yasal
  • Reklam Ver
Uygulamalar Türkiye Gazetesi App Store Türkiye Gazetesi Google Play
Takip Edin Favori mecralarınızda haber
akışımıza ulaşın
X Facebook LinkedIn YouTube Instagram TikTok NSosyal
© 2025 İhlas Gazetecilik A.Ş.
Tüm Hakları Saklıdır.
Haber Verin Editör masamıza bilgi ve materyal
göndermek için tıklayın
Bildirin
Kaçırmayın Ücretsiz üye olun, gündemi
şekillendiren gelişmeleri önce siz duyun
  1. Haberler
  2. Kültür - Sanat
  3. Han duvarları
Google Linke Tıkla, Türkiye Gazetesi'ni Google Favorilerine Ekle!
Kültür - Sanat

Han duvarları

Son Güncelleme: 01 Haziran, 2016 - 08:27
Whatsapp İkon Bağlantıyı Kopyala
Paylaş
Paylaş
Facebook Facebook X X WhatsApp WhatsApp LinkedIn LinkedIn NSosyal NSosyal Bağlantıyı Kopyala Bağlantıyı Kopyala
Han duvarları
Fotoğraf Başlığı Han duvarlari

Faruk Nafiz’e Han Duvarları’nı yazdıran İncesu Kervansarayı dipdiri ayakta. Çay var, kahve var, tost sandviç hepsi var da ne at kalmış, ne araba.

Kaydet
a- | +A

İrfan Altıkardeş TRAVNİK

Talebelik yıllarımda Osmanlıca’ya merak sarmıştım. O zamanlar eskimez harfler yasak, Faruk Kadri Timurtaş hocanın bir kitabı vardı ancak.
İlk sayfayı açtık “Han Duvarları” çıktı karşımıza.
Heceleye kekeleye okumaya çalışıyorum. Bir gün iki gün derken baktım sular seller gibi akıyor. “Vay be” dedim “Osmanlıca böyle kolay mıydı ya?”
İslami ilimler fakültesinden bir arkadaş vardı güldü. “Sen kitabı değil ezberindekini okuyorsun”
-İyi ama ben o şiiri ezbere bilmiyorum ki.
Başka bir sayfa açtı, “oku bakayım?” Kem küm ı ıh olmuyor.
-Ezberlemişsin işte, besbelli.
-Ya bir şiir üç beş okumayla ezberlenir mi?
-Ezberlenir. Hele ki Han Duvarları’ysa!
Anadolu’nun gücü işte, sarıp sarmalamış Faruk Nafiz’i de takmış ardına.

Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
İlk sevgiye benzeyen ilk acı, ilk ayrılık!
Yüreğimin yaktığı ateşle hava ılık,
Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı...
Arkada zincirlenen yüksek Toros Dağları,
……
Uykuya varmak için bu hazin günde, erken,
Kapanmayan gözlerim duvarlarda gezerken
Birdenbire kıpkızıl birkaç satırla yandı;
Bu dört mısra değil, sanki dört damla kandı.
Ben garip çizgilere uğraşırken başbaşa
Raslamıştım duvarda bir şair arkadaşa;
"On yıl var ayrıyım Kınadağı'ndan
Baba ocağından yar kucağından
Bir çiçek dermeden sevgi bağından
Huduttan hududa atılmışım ben"
…..
Uzun bir yolculuktan sonra İncesu'daydık,
Bir handa, yorgun argın, tatlı bir uykudaydık.
Gün doğarken bir ölüm rüyasıyla uyandım,
Başucumda gördüğüm satırlarla yandım!
"Garibim namıma Kerem diyorlar
Aslı'mı el almış haram diyorlar
Hastayım derdime verem diyorlar
Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış'ım ben"
Bir kitabe kokusu duyuluyor yazında,
Korkarım, yaya kaldın bu gurbet çıkmazında.
Az değildir, varmadan senin gibi yurduna,
Post verenler yabanın hayduduna kurduna!..
Arabamız tutarken Erciyes'in yolunu:
"Hancı dedim, bildin mi Maraşlı Şeyhoğlu'nu?"
Gözleri uzun uzun burkuldu kaldı bende,
Dedi: "Hana sağ indi, ölü çıktı geçende! "

Faruk Nafiz’e Han Duvarları’nı yazdıran İncesu Kervansarayı dipdiri ayakta. Şeyhoğlu Satılmış’tan tek çizgi bulamıyorum o başka.
Çay var, kahve var, tost sandviç hepsi var da ne at kalmış, ne araba.
Taş duvarlardan yazı çıkaracak kadar şair değilim, insan lazım bana.
İncesulular aralarında fısıldaşıyor, mırıldanıyor, “yürü” diyorlar, gidiyoruz Kürtüncü Yusuf’a.
-Kürtün?
-Semer canım, biz kürtün
deriz ona.

Han duvarları
Başlık ResmiHan duvarları

ÜNLÜ HANIN YAN DUVARLARI

Hanın hemen yan duvarında sıralanan viran dükkanlar. Biri hepten perişan, çatısında üç kuzu besleyecek kadar ot var. Doğramalar çürümüş, ayakta duruyor ama süreta. Hani şöyle omuzlasan kopacak pervazıyla.
Tozlu camı silip içeri bakıyorum, bi hareket görünmüyor.
Komşuları “böğün erken kapadı” diyorlar.
-Tüh uzaktan gelmiştik oysa.
-Çağırtırız canım, zoru yok ya!
Bir çeyrek geçmiyor, Yusuf Emmim geliyor, Çin malı asma kilidi açıp buyur ediyor dükkânına. “Napiym” diyor, “gelen yoook giden yok, bekle bekle insan sıkılıyor.”
Çaydanlığı piknik tüpünün üstüne yerleştirirken ufaktan giriyor mevzuya.
“Biliyor musunuz ben sanata çok hevesliydim, dedemin eline bakardım adeta. 948 yılında orta mektebi bitirdim. Akranlarım gibi öğretmen olabilir, subay okuluna yazılabilirdim. Ama semercilik kıymetliydi, memurluğa meyil etmedim. O zamanlar İncesu’da 11-12 semerci vardı, al Ürgüp’te de bir o kadar. Yeşilhisar’da vardı, Develi’de vardı. Kayseri’de Boyacı Kapısı yanında 7 tane vardı. Hey gidi, ne ebem, ne dedem kaldı.
ET ÜSTÜNE BİNA
Eskiden her evde hayvan olurdu, şimdi sadece Türkmenler’de var. Mâlum onlar merkepsiz yapamaz. Çoban tutuyorlar, o bile şart koşuyor: “Eşeğin var mı, semeri rahat mı?”
Bu iş çok hassastır. Tabiri caizse et üstüne bina kuruyorsun. Hayvanın sırtını bileceksin. Omzu engin olur, yüksek olur. Anlayacaksın bir bakışta.
Semerin iyiyse 200 kilo yük vur korkma, kötüyse iki kilo da olsa batar hayvana.
Dükkân gördüğün gibi tamire muhtaç, tavan akıyor, duvar rutubet kusuyor. Semer nazlıdır oysa, güvelendiğini görürsün bir anda.
Kışın boş durmamak için yaptım attım kenara, yaptım attım kenara. Sonra bi baktım çürümüşler, parçalayıp yaktım sobada.
BİZ ESKİDEN ESKİDEN SU İÇERDİK DESTİDEN
Bir zamanlar işimiz altın gibiydi. Şimdi dükkan açıyoruz da satış için değil, muhabbet için dostlarla.
Yaşlılar gelir İbrik tutar, abdest aldırırım onlara, ördeğinen (küçük sürahi) su dağıtırım komşulara. Önümüzdeki kuyunun suyu nasıl serin nasıl tatlıydı anlatamam. Bazen zincir kırılır, taşlara tutuna tutuna inerdim aşağıya. Ama artezyenler vurulunca küstü orada ööle duruyor boşuna.
Şimdi diyeceksin “bu iş seni kurtarıyor mu?” Şükür aylığım var, yetiyor. Yoksa nerdeee dükkândan gelecek parayla…
Buraya takılıyoruz işte, ahbaplar akranlar buluşuyoruz, neşemiz yerine geliyor. Bilhassa Cuma günleri keyfli geçiyor, ben ekmek getiriyorum, biri domates alıyor, biri peynir, oturup yiyoruz şuracıkta. Bazen evde kıyma hazırlatır veririk fırına, bak sizi de bekliyorum ha, bir pidesi olur on numara.
BEN GENÇKEN VAR YA…
Dedem Kürtüncü Kel Hacı Bekir, oğlu Ebu Bekir, oğlu Mustafa, onun da oğlu Mehmed. Ailemiz nesiller boyu semer yapıyor.
Ben işi dayılarımdan öğrendim. Sonra kendi dükkanımı açtım, gözümü karartıp bir de ev aldım. Hem ağa evi. Diyeceksin kaça. 8400 lira.
Bana şu kadar müsaade et dedim işi toparladım. Gece gaz lambasıyla bile çalışırdım. Bir yandan da ot minder satardım, günde bir altın kazandığım olurdu, ne paraydı ama?
Gençken günde dört kürtün yapardım, şimdi taş çatlasa bir tane, o da keyfim olursa.
Bu işte açgözlü olmayacaksın. Elinde iş varken üç mislini de teklif etseler adam almayacaksın araya. Önce kendine hoca olacaksın, nasihati vereceksin vicdanına.
İşte böyle böyle oğlanları okuttuk, kızı yerleştirdik yuvasına, bir baba olarak ne isterim daha.
LEBBEYK!
1997’de de gittim yazıldım hacca. Düşün hanımın haberi yok daha.
Kura günü erkenden Müftülüğe koştum. Talebeler gibi sıralara oturmuş bekliyoruz. Başladılar okumaya 1 filanca, 2 filanca…
360 oldu adımız geçmedi hâlâ. Eyvah çıkmayacak mı yoksa?
Birden “367 Hikmet Kocataş, 368 Yusuf Kocataş” demesinler mi? Ohhh be. Şükürler olsun Allahım. Eve geldim, “hanım hanım müjde!” Nasıl sevindi garip, duanın bini bir para.
Birkaç gün kursa gittik, vazifeleri öğrendik. Beytullah hasreti büyüdü büyüdü dağ oldu, içim içime sığmıyor. Sana şu kadarını söyleyeyim Harameyn’de 36 gün kaldık, ne ev, ne dükkan, hiçbiri gelmedi aklıma.
Tayyareden indik geliyoruz. Meğer çocuklar karşılamaya çıkmışlar. Ne zaman ki oğlum Ahmet “bubaa” diye bağırdı uyandım döndüm hayata.
Medine ayrı güzel, şimdi nasıl anlatayım sana. Ne zaman ki Efendimizin huzuruna...”
Burada gözleri doluyor, dudakları titriyor. Yok konuşamayacak. Teybi kapatıyorum, belli ki muhabbeti dorukta.
Gazetecinin çayı bitti mi gözü yolda olur, toplayıp objektifleri diziyorum çantaya.
Kürtüncü Yusuf “bunu saymam bak” diyor, “yine geleceksin tamam mı, karpuzlar çıkınca!”
He demesek iyiydi. Bu verdiğimiz kaçıncı söz. Allah bizi bağışlaya…

Han duvarları
Başlık ResmiHan duvarları

Yesinler içsinler dua etsinler

İncesu önemli yolların kavşağında. Batısı Nevşehir, Ürgüp, cenubu Niğde, Adana.
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa hanı tam yerine kuruyor, tacirlerin bayılmalı olduğu bir noktaya.
Hanın yanı sıra, çarşı, cami, mektep, medrese, çeşme, tabhane (dervişlerin ağırlandığı misafirhane), bezirhane, boyahane, tabakhane, fırın ve hamam da yaptırıyor.
Zaten İncesu da ondan sonra İncesu oluyor.
Kervansarayın kitabesinde “Hayr’ül Carisi erdi İncesu’ya… Han Hamam ve Cami etti bina… Kabbel’a Allahü hayrahü ebeda” yazıyor. Türkçe ama anlayamıyoruz.
Vebali bizi cahil bırakanların boynuna!

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Paylaş
Paylaş
Facebook Facebook X X WhatsApp WhatsApp LinkedIn LinkedIn NSosyal NSosyal Bağlantıyı Kopyala Bağlantıyı Kopyala
Yayın Tarihi | 01 Haziran, 2016 - 08:27
Haberle İlgili Daha Fazlası
Kültür - Sanat
Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin
X ikonu Facebook ikonu LinkedIn ikonu NSosyal Google Haberler ikonu
YORUMLAR
Yorum   0 yorum
ÇOK OKUNANLAR
  • 1
    Shakhtar Donetsk'e bir Türk daha: Arda Turan en yüksek övgüyü hak ediyor
    Arda'nın Shakhtar Donetsk'e bir Türk daha
    Kaydet
  • 2
    1 dönüm araziden 130 bin lira kazandırıyor! Fındığa göre 4 kat fazla getirisi var
    1 dönüm araziden 130 bin lira kazandırıyor! Fındığ...
    Kaydet
  • 3
    YKS'de 23'üncü sorunun cevabı değişmişti! ÖSYM’ye dava açan öğrenci ilk kez konuştu: Beni 2,25 net geriye düşürdü
    ÖSYM’ye dava açan öğrenci ilk kez konuştu: Beni 2,...
    Kaydet
  • 4
    1 milyon TL faizsiz finansman modeli! Aylık taksit 8.333 TL
    1 milyon TL faizsiz finansman modeli! Aylık taksit...
    Kaydet
  • 5
    Aylık taksitler 5 bin liradan başlıyor! 7 milyon TL'ye kadar faizsiz finansman fırsatı
    Aylık taksitler 5 bin liradan başlıyor! 7 milyon T...
    Kaydet
YAZARLAR
  • Atilla Yayla
    Atilla Yayla Geçmişten geleceğe NATO
    Kaydet
  • İsa Karakaş
    İsa Karakaş SGK’nın 4 büyük yardımı ve yasaklar!
    Kaydet
  • Ferhat  Ünlü
    Ferhat Ünlü NATO’nun stratejik ömrü
    Kaydet
  • Meryem Aybike Sinan
    Meryem Aybike Sinan Maveraünnehir’de 3. Rönesans!
    Kaydet
  • Anlat Derdini Feridun Ağabey'e
    Anlat Derdini Feridun Ağabey'e Bir metrobüs yolcusu olarak gördüklerim ve hissettiklerim
    Kaydet
Bize Haber Verin

Editör masasıyla bilgi ve materyal paylaşmak için tıklayın

GÖZDEN KAÇMASIN
  • BES yatırımcısına yaş uyarısı! Uzman isim 4 gruba dikkat çekti…
    BES yatırımcısına yaş uyarısı! Uzman isim 4 gruba dikkat çekti…
    Kaydet
  • Büyük ustaya veda! Kızı okuduğu mektupla ağlattı
    Büyük ustaya veda! Kızı okuduğu mektupla ağlattı
    Kaydet
  • KÂR PAYINDA YÜKSELİŞ!
    KÂR PAYINDA YÜKSELİŞ!
    Kaydet
  • Bentley'nin ilk elektiriklisi Torcal 23 Eylül'de geliyor
    Bentley'nin ilk elektiriklisi Torcal 23 Eylül'de geliyor
    Kaydet
  • Zihni Göktay zihinlerden silinmeyecek
    Zihni Göktay zihinlerden silinmeyecek
    Kaydet
ÖNE ÇIKANLAR
Sonraki NATO Zirvesi için adres belli oldu! Ankara'dan sonra orada yapılacak
Sonraki NATO Zirvesi için adres belli oldu!
Kaydet
Ücretli öğretmenlik başvurusu ne zaman? 2026-2027 ücretli öğretmenlik başvuru duyurusunu yayımladı
Ücretli öğretmenlik başvurusu ne zaman 2026?
Kaydet
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Netanyahu ve Miçotakis'e F-35 cevabı: Dünyamda yeri yok
Erdoğan'dan Nentayahu ve Miçotakis'e F-35 cevabı
Kaydet
SONRAKİ HABER
Türkiye Gazetesi
Google Haberler E-GAZETE ABONE OL GİRİŞ
Gündem
  • Politika
  • Eğitim
Ekonomi
  • Borsa
  • Altın
  • Döviz
  • Hisse Senedi
  • Kripto Para
  • Emlak
  • T-Otomobil
  • Turizm
Spor
  • Futbol
  • Puan Durumu
  • Fikstür
  • Şampiyonlar Ligi
  • Avrupa Ligi
  • Basketbol
Dünya
  • Orta Doğu
  • Avrupa
  • Amerika
  • Afrika
  • İsrail-Gazze
Yaşam
  • Sağlık
  • Hava Durumu
  • Yemek
  • Seyahat
  • Aktüel
Kültür-Sanat
  • Sinema
  • Arkeoloji
  • Kitap
  • Tarih
Bizim Sayfa
  • Namaz Vakitleri
  • Sesli Yayınlar
Yazarlar
  • Bugünün Yazarları
  • Tüm Yazarlar
Diğer Kategoriler
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Resmî Ilanlar
  • Haberler
  • Foto Haber
  • Video Galeri
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Künye
  • Gazete Aboneliği
  • Danışma Telefonları
  • Yasal
  • Reklam Ver
Uygulamalar Türkiye Gazetesi App Store Türkiye Gazetesi Google Play
Takip Edin Favori mecralarınızda haber
akışımıza ulaşın
X Facebook LinkedIn YouTube Instagram TikTok NSosyal
Haber Verin Editör masamıza bilgi ve materyal
göndermek için tıklayın
Let me Know
Kaçırmayın Ücretsiz üye olun, gündemi
şekillendiren gelişmeleri önce siz duyun
© 2026 İhlas Medya Grubu. Tüm Hakları Saklıdır
Son Dakika Site Haritası RSS KVKK Aydınlatma Metni Gizlilik Politikası Çerez Politikası