Belgeselin yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlenen Demirkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, belgeselin çekim sürecini, fikrin çıkış noktasını ve ileriye dönük hedeflerini anlattı.
Başarılı müzisyen Demirkan, Cam Ocağı Vakfı'nda çekilen belgeselin ortaya çıkış sürecinin tesadüf olduğunu dile getirerek, şunları aktardı:
"Geçtiğimiz kış buraya birkaç kere sadece bakmaya geldim. Bir arkadaşımın sahibi olduğu bir yer burası. Geldikten sonra çok ilgimi çekmeye başladı. Bir kaç tarz ve tekniği izledikten sonra, ben bunu çekmek istiyorum diye düşündüm. Belgeseli çektikten sonra üzerine koyacağım film müziğini yapmak, o görüntü ile müziği eşleştirmek beni cezbetti. Ondan sonra da çekimlere başladım" dedi.
- Cam ustaları, cam sanatının ilgisiz kalmasından şikayetçi
Belgeselin yanı sıra çıkaracağı kitapla ve konserlerdeki gösterimlerde cam sanatına dikkat çekmek istediğini belirten Demirkan, "Kimle konuşsam, tüm ustalar ve sanatçılar, cam sanatının aslında ilgisiz kaldığından ve ilginin giderek düştüğünden bahsediyorlar. Dolayısıyla böyle bir belgesel içinde olmaktan çok mutlular. Ben de açıkçası mutluyum. Zaten belgeselin misyonundan bir tanesi de bu" ifadelerini kullandı.
Demir Demirkan, Türk ve yabancı cam sanatçılarının, çekimlere özel yapacakları eserlerin üretim süreçlerinin belgeselde yer alacağını aktararak, şu bilgileri verdi:
"Çok eğlenceli. Ben normalde o kadar fazla klip çektim ki. Bu konuda ve fotoğrafçılıkla çok ilgiliyimdir. Çok fazla araştırıyorum ve öğreniyorum. Bunu biraz da pratikle pekiştirince, bu işi yapabiliyorum gibi geliyor. Ekibim de çok sağlam. O yüzden iyi bir sonuç alıyoruz. Müzik aşaması da var. Müzikleri yazmaya başladık. Eş zamanlı olarak Ekim'de montaj yapılır. Kasım'da da büyük ihtimalle çıkarırız."
- Cam sanatına ilgi çekmek için belgeseli yapıyorum
Çekimlerin Eylül'e kadar süreceğini kaydeden Demirkan, bu yapımla bir şeyi belgelemek için yola çıkmadığını, cam yapımın görsel olarak hoşuna gittiğini ve cam sanatına ilgi çekmek için belgeseli yaptığını vurguladı.
Demir Demirkan, belgeselin de içinde bulunduğu dört farklı projeyi birlikte yürüttüğünü belirterek, şöyle devam etti:
"Bir tanesi gitar konçertosu üzerine. Elektrikli gitar konçertosu. Birinci bölümü bitti. Onun konseri olacak. İlk Amerika'da başlattık, sonra Türkiye'ye taşıyacağız onu. İkinci proje bu belgesel. Üçüncü proje ise single'ın çıkması ve videosunun çekilmesi, yapım aşaması. Tanıtım planlamalarıyla uğraşıyoruz. Bir de konserler oluyor. Mesela İzmir'den başlayıp giden, 4 -5 tane konser dizisi var. Onları da icra ediyoruz bu arada."
Albümle aynı adı taşıyan, "Günahı Boynuma" isimli şarkının sözü, müziği, ve prodüktörlüğünün kendisine ait olduğunu ifade eden Demirkan, yeni Single çalışmasına ilişkin, "Günahı Boynuma'yı Haziran'da yazdım. Klibi hazır değil şu anda. Klipsiz çıkarıcağım bu parçayı" dedi.
- Single değil de albüm olsaydı, plağa basardım
Demir Demirkan, albümünün tüm yasal platformlarda yer alacağını dile getirererek şu bilgileri aktardı:
"CD'yi sadece internetten satacağım. Dükkanlara koymayı düşünmüyorum. Dağıtım yapmayacağım. Buna gerek olmadığını düşünüyorum açıkçası. Herkes zaten internetten indiriyor. İllaki CD isteyen varsa, onlara özel paketler hazırlayarak, kendi elimle yollamayı düşünüyorum. Çünkü artık bence CD'nin fiziksel hali, çok özel bir materyal haline geldi. Eğer single değil de bir albüm olsaydı, bunu plağa basardım. Gerçekten artık bu fiziksel materyalleri alıp, evinde aşkla, sevgiyle ve özveriyle dinleyecek insanlara bence özel davranmak gerekiyor. Milyonlarca CD'nin arasında rafa girmesi bana biraz ters geldi. Çünkü müziğe ve sanata çok önem veriyorum."
Demirkan, cam belgeselinden sonra yine müziğiyle özdeşleşecek belgesellerin gelebileceğini kaydederek, cam festivalleri ile cam müzelerinde özel gösterimlerle "The Glass"ın gösterileceğini söyledi.
Belgeselde, cam sanatçıları Mehmet Kömürcü, Gerry King, Davide Penzo, Jiri Pacinek, Vladimir Klein, Carol Milne, Raven Skyriver ve Kurudere Köyü sanatçıları, farklı tekniklerini ve özel eserlerini sergileyecek.
"The Glass" ta ayrıca, semazen Ahmet Özdeniz ve tezyinat sanatçısı Fahriye Özbey ile gerçekleştirilen özel çekimler de yer alacak.