Sabah Gazetesi'nden Yüksel Aytuğ'un, 'İşte benim stresim' başlıklı yazısı şöyle:

"Evinin merdivenlerinde kanlar içinde bulunup yoğun bakıma kaldırılan Kemal Doğulu'nun o hale nasıl geldiği konusunda herkes bir şeyler söylüyor. Hatta karnından konuşanlar bile var. Öncelikle Kemal kardeşimize acil şifalar diliyorum.

Ben jüri üyesi Kemal Doğulu'nun 'İşte Benim Stilim'den neredeyse delirecek kadar olumsuz etkilendiğini, Mesut Yar'ın 'Burada Laf Çok' programına konuk olduğu gece öğrendim.

Kemal, orada her gün cebelleştiği kızların her birinin kendisinden adeta bir parça koparttığını ve psikolojik yardım alacak hale geldiğini söylüyordu.

Kemal Doğulu'nun sağlık durumu hakkında flaş açıklama

Yakın arkadaşları da programdan sonra Kemal Doğulu'nun eve kapandığını ve bunalıma girdiğini iddia ettiler. Nur Yerlitaş'ın Hastane kapısında söylediği 'Bitirdiler çocuğu' lafı da bu durumu işaret ediyor olabilir.
Hatta Nur Yerlitaş'ın bizzat kendisi de, sırf programda yaşadığı büyük stres nedeniyle birkaç kez programdan ayrılma teşebbüsünde bulunmuştu, hatırlayın.

Zaman zaman görüştüğüm Moda yarışmalarının jüri üyeleri de, kendilerini ekrana atan ve hem birbirleriyle hem de jüri üyeleriyle sürekli didişen kızlar konusunda illallah diyor.
Demek ki bizim gördüklerimiz, buz dağının sadece su üstünde kalan kısmıymış.

Şimdi soruyorum:
Profesyonel jüri üyeleri için bile psikolojik yıkıma yol açtığı aşikar olan bu tür programların artık ölçüsü kaçmadı mı? Hadi jüri üyeleri aldıkları yüksek rakamların bir bölümünü psikiyatrlara ayırıp işin içinden az hasarla sıyrılabilirler -ki Kemal Doğulu bunu başaramadı- peki ya biz ekran başındakiler nasıl korunacağız?"