03 Eylül 2010 Cuma Yıl:41 Sayı:14415
 
02.09.2010 USD(A) USD(S) EUR(A) EUR(S) 03.09.2010 12:43 USD(A) USD(S) EUR(A) EUR(S) İMKB
MERKEZ BANKASI 1.505 1.512 1.929 1.939 PİYASALAR 1.505 1.506 1.932 1.933 60882
 
İHLAS GAZETECİLİK KURUMSAL
 E-TÜRKİYE
 ANASAYFA
 GÜNDEM
 EKONOMİ
 DÜNYA GÜNDEMİ
 SPOR
 MAGAZİN HATTI
 SAĞLIK
 KADIN VE AİLE
 GÜNÜN İÇİNDEN
 KÜLTÜR SANAT
 YAZARLAR
 YAZI DİZİSİ-RÖPORTAJ
 İNSAN VE TOPLUM
 ARŞİV VE ARAMA
 KÜNYE
 EMAIL
 SERİ İLANLAR
 ABONELİK
 TELEFONLARIMIZ
 RSS
 
 
Yılmaz 
Öztuna
 
 Son haftaya girerken
Nuri 
Elibol
 
 Yargı siyasallaşıyor mu?
Rahim 
Er
 
 Aziz Nesin’in hikâyesi
Muammer 
Erkul
 
 Simit ve can...
Necmettin 
Batırel
 
 EVET coşkusu
Mahmut 
Bulut
 
 Başbuğ’un tespiti ve Erdoğan’ı...
Lütfi Köksal 
Şerif Akçan
 
 ÇALIŞAN DÜNYASI
Ömer 
Söztutan
 
 SÖZ’ün gelimi...
M. Ali 
Demirbaş
 
 Kefaret namazı
Vehbi 
Tülek
 
 Cezûlî ve saliha hanım...
Mehmet 
Oruç
 
 “Cennet için söz veriy...
Ahmed 
Doğrusözlü
 
 Kadir Gecesinin fazîle...
Abdüllatif 
Uyan
 
 “Bana Şâd-ı dil’i çağı...
Ünal 
Bolat
 
 “Vicdanın mı rahatlıyor?..”
 
 
Öcal 
Uluç
 
 Acı üstüne, acı!..
Ömer Faruk 
Ünal
 
 Avrupa’da cirit atıy...
İSTANBUL
Stop
Muammer Erkul
muammer.erkul@tg.com.tr
27 Temmuz 2006 Perşembe
Hüdâyî Yolu

(Okuyacağınız yazıdaki konu, acaba Hüdâyî hazretlerinin kerametinin bugüne bir işareti, günümüzdeki tezahürü müdür?)
...............

Büyük veli Aziz Mahmud Hüdâyî hazretleri Bursa kadısı iken akıl ile çözülemez bir dava, onun Eskici Mehmet Dede ve ardından da Üftade hazretleriyle tanışmasına sebep oldu. Derinleri gördü, gördüklerine gönül verdi... Öyle bir geçiş ile geçti ki dünyadan; nefsini kırmak için kadılık kaftanıyla sokaklarda ciğer satmaya başladı... Halk onun deli olduğuna hükmederken o kıyamete kadar unutulmayacak bir veli olma yolunda ilerliyordu. Hocası Muhammed Üftade hazretlerinden: “Oğlum! Padişahlar peşin sıra yürüsün” duasını aldı...
Aynı sene hocası vefat edince Trakya’ya gitti. Sonra İstanbul’a geldi. Verdiği derslerin tesiriyle çevresi genişledi. Üsküdar’da bir arazi satın alarak kendi dergâhını inşa etti. En fakirinden en zenginine, devlet memurlarından sadrazamlara kadar sayısız talebelerini yetiştirmek için çok gayret etti. Aynı devirde yaşadıkları padişahlar; Üçüncü Murad Han, Üçüncü Mehmed Han, Birinci Ahmed Han, İkinci Osman Han ve Dördüncü Murad Han’lar da kendisine son derece saygı-sevgi gösterip, sohbetlerini dinlerlerdi.
*
Sultan Ahmed Han, büyük bir cami yaptırmak istiyordu. Kararını verdi ve yerini tespit ettirdi. Temel atma merasimi için de son derece bağlı olduğu hocası Aziz Mahmud Hüdâyî ve diğer âlimleri davet etti. Temel için ilk kazma Hüdâyî hazretlerine vurduruldu. Padişah da yoruluncaya kadar temel kazdı... Böyle bir başlangıçtan yıllar sonra inşaatı biten caminin açılışını yapmak ve Cuma hutbesini okumak üzere büyük veli davet edildi.
Ancak o gün beklenmedik bir şey oldu.
Önce bardaktan boşanırcasına yağmur başladı. Sonra bir fırtına patladı. Bu şartlar altında Üsküdar’dan Sarayburnu’na geçmek imkânsız hale gelmişti... Ne var ki Şeyh hazretleri de geleceğine dair Hünkâra söz vermişti... Bu sebeple Üsküdar iskelesine inip bir kayık kiraladı ve besmeleyle bindi. Hocalarının bindiğini gören sadık talebeleri de sandala atladılar. Ve hep birlikte Sarayburnu istikametine doğru denize açıldılar...
İşte o zaman beklenmedik bir şey daha oldu:
Allahü tealanın izni ve Hüdâyî hazretlerinin himmeti bereketiyle, azgın deniz; kayığın önü, arkası ve her iki yanlarına birer kayık boyu mesafeye gelince duruluyor ve fırtınanın korkunç dalgaları kayığa hiç tesir etmiyordu!.. Kimselerin denize çıkamadığı o gün Aziz Mahmud Hüdâyî hazretleriyle yanındakiler karşıya geçip, merak içinde kendilerini bekleyen Sultan Ahmed Han ile buluştular.
Üsküdar ile Sarayburnu arasındaki bu yola “Hüdayi Yolu” dendi...
*
Bu yol... Yani Aziz Mahmud Hüdâyî hazretlerinin o dualı yolu;
Üsküdar ile Eminönü-Sarayburnu arasında ve deniz kudursa bile tesir etmediği bir geçittir...
İşte bu yüzden... Şu anda aynı yere... Yani Üsküdar ile Eminönü-Sarayburnu arasına, suyun altına döşenecek tüplerle yapılmakta olan geçidin ismine;
“HÜDÂYÎ YOLU” denmesi, en münasiptir!..
.................
(NOT:
Birkaç yıl sonra “tüp geçit”ten geçmek yerine Aziz Mahmud hazretlerinin çizerek işaret ettiği “HÜDAYİ YOLU”ndan geçmek isteyenler; bu ismin yayılması için çaba göstermelidirler...)


Bu Makaleyi Arkadaşınıza Gönderin!
Sizin Bilgileriniz
Adınız - Soyadınız :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın Bilgileri
Arkadaşınızın Adı - Soyadı :
Email Adresi :
Yorumunuz :

  Yazarın Son 10 Makalesi

Makale BaşlıkTarih
Simit ve can... 03 Eylül 2010 Cuma
Sahaya çık! 02 Eylül 2010 Perşembe
Diş kirası 29 Ağustos 2010 Pazar
Baston odunu27 Ağustos 2010 Cuma
Kendini sağan meme26 Ağustos 2010 Perşembe
Kendime not22 Ağustos 2010 Pazar
Hazır mısın, gidiyoruz!20 Ağustos 2010 Cuma
Marmara üzerinde yüzen hatıralar19 Ağustos 2010 Perşembe
Bahçemizin kurtları15 Ağustos 2010 Pazar
Şimdi!.. 13 Ağustos 2010 Cuma
Diğer Makaleler için Tıklayınız... 

Bu gazete basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir. Copyright © İhlas Gazetecilik A.Ş.