MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "Aslında olağanüstü toplantı çağrısını yapan HDP'ydi. Olağanüstü toplantı çağrısını 80 milletvekili ile gerçekleştiremeyen HDP'nin talebi CHP'nin imzalarıyla TBMM'ye geldi ve CHP, HDP'nin talebine koltuk değnekliği yapmak suretiyle parlamentoyu olağanüstü toplantıya çağırdılar" dedi. 
Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında dün terör gündemiyle olağanüstü toplanan TBMM Genel Kurulu'nda gerçekleştirilen oylamaya ilişkin açıklama yaptı. Vural, Şırnak'ta hain saldırıda şehit düşen 3 asker için başsağlığı diledi. 
Gelişen olaylar karşısında siyasi partilerin tutum ve davranışlarının bir turnusol kağıdı vazifesi gördüğünü vurgulayan Vural, "Süreç içerisinde yaşadıklarımız, yaşananlar karşısında MHP'nin duruşu çok açık ve net olmuştur ve bugün ortaya çıkan tablo karşısında MHP'nin duruşunun, tespitinin ne kadar haklı olduğu gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bütün bu süreçlerle ilgili uyarılarımızı yaptık, tespitlerimizi kamuoyuna açık bir şekilde koyduk. Bütün bu süreç içerisinde terörle mücadele yerine müzakere yoluyla siyasi çözüm arayışlarının terör örgütünü cesaretlendireceğini, meşrulaştıracağını, alan hakimiyeti oluşturacağını ifade ettik, defalarca söyledik" ifadelerini kullandı. 
"MHP'NİN ÇÖZÜM SÜRECİNE İLİŞKİN TAVRI AÇIK VE NET" 
MHP'nin çözüm sürecine ilişkin tavrını açık ve net olarak ortaya koyduğunu ancak bu yüzden eleştirilere maruz kaldıklarını belirten Vural, "Akil adamlarla toplandılar, Dolmabahçe'de mutabakat yaptılar, topçularla popçularla birlikte bu süreci millete hazmettirmek istediler. Bugün geldiğimiz tablo PKK terör örgütünün güçlendiğini, alan hakimiyeti oluşturduğunu açık ve net bir şekilde ortaya koymaktadır" dedi. 
Vural, şöyle devam etti: 
"Dün parlamento olağanüstü toplandı. Aslında olağanüstü toplantı çağrısını yapan HDP'ydi. Olağanüstü toplantı çağrısını 80 milletvekili ile gerçekleştiremeyen HDP'nin talebi CHP'nin imzalarıyla TBMM'ye geldi ve CHP, HDP'nin talebine koltuk değnekliği yapmak suretiyle parlamentoyu olağanüstü toplantıya çağırdılar. Terörle mücadele edildiği, terör örgütünün devletimizi, askerini, polisini kurşunladığı bir ortam içerisinde, terör örgütünün müzakere ve muhatap alanı genişletecek bu girişimler karşısında biz olağanüstü toplantı çağrısının doğru olmadığını, terörle mücadele eden, hukuk devleti ekseninden yapılan bu mücadeleyi yapan kurumlara destek olunması gerektiğini ifade ettik. Bu çerçevede CHP'nin yaptığı araştırma önergesinin kabul edilmemesi yönünde oy kullanacağımızı Salı günü herkesten önce açıkladım. Terörle mücadele komisyona ve deklarasyona havale edilemez. 2011 yılında beraber deklarasyon imzaladık, ondan sonra AKP ve HDP komisyon kurdu. O zaman da komisyon kurulmasına 'hayır' dedik, dün de 'hayır' dedik. MHP'nin tutumu dimdik doğrudur ve MHP'nin duruşu haklı çıkmıştır." 
"TERÖRE SİYASİ ÇÖZÜM BULMAK İSTEYENLER NE YÜZLE KONUŞYOR" 
"Şimdi kalkıp böyle bir ortam içerisinde, bugün 3 şehidimiz var. Şimdi hangi yüzle teröre siyasi çözüm bulmak isteyenler, terörü 'bir güç sorunu vardır' demek suretiyle meşruiyet alanı oluşturmak isteyenler hangi yüzle ne konuşuyor" diye konuşan Vural, şunları kaydetti: 
"PKK'nın var olup olmadığını mı araştıracaksınız yoksa bu eylemleri PKK'nın yapmadığına ilişkin bir kamuoyu mu oluşturulmasına zemin oluşturacaksınız? Herkes haddini ve çizgisini bilmelidir. Dün AKP ile HDP'nin kurduğu çözüm komisyonu kime hizmet etmiştir de şimdi CHP'nin HDP ekseninde kuracağı çözüm komisyonu kime hizmet edecektir? 'PKK istese tükürüğü ile sizi bozar' diyenlerle birlikte hangi komisyonda yer alacaksınız ey CHP? Dün AKP-HDP eşliğinde PKK'ya meşruiyet alanı oluşturan siyasi çözüm girişimlerine karşı durduğumuz zaman 'Kandan besleniyorsunuz' diyenler, bugün CHP'nin HDP ile birlikte getirdiği terörle mücadeleyi komisyona havale eden girişim karşısında 'hayır' dememizi, 'terörün araştırılmasına hayır' demiş gibi göstermek suretiyle terör örgütünü meşrulaştıran bu girişimler karşısında AKP ve CHP'ye oy veren vatandaşların bu partilerin klavuzlarını gözden geçirmelerinde fayda vardır. Türkiye kan kaybediyor, farkında mısınız? Güneydoğu'da PKK-KCK paralel devleti oluşuyor farkında mısınız?" 
"YA MİLLET EGEMENLİĞİ YA SİLAH EGEMENLİĞİ" 
Herkesin çizgisini belirlemesi gerektiğini belirten Vural, "Ya millet egemenliği ya silah egemenliği, ya hukuk ya zorbalık, ya kardeşlik ya çatışma. Onun için bütün bunlarla ilgili olarak MHP'nin tutum ve davranışı çok açık ve netken, MHP'yi şu ya da bu partiyle beraber gösterme gayretkeşliği nedir? Dün AKP ile HDP'nin kurduğu komisyonun karşısında yer alırken kimin yanında oluyorduk? Şimdi CHP ile HDP'nin kurmak istediği komisyonun karşısında olunca kimin yanında oluyoruz? Bizim çizgimiz milletin, cumhuriyetin, milli mücadelenin yanıdır. Silaha, teröre, bölücülere teslim edilecek bir irademiz yoktur. Silahın ve terörün siyasi ve hukuki meşruiyeti yoktur" açıklamasında bulundu. 
"Ne kadar güzel Cudi dağlarında piknik yapılıyordu, terör örgütünün paçavraları serbest bıkarıldı, özgürlük alanı genişledi, ateşkes yapıldı. Geldiğimiz bu noktada bu süreci destekleyen, göz yuman kim varsa hepiniz oradaydınız, hepiniz sorumlusunuz" diyen Vural, "Devletin bekası karşısında herkesi milletle birlikte olmaya davet ediyoruz. Her gün şehit gelirken komisyonlarla ve deklarasyonlarla oyalanlar, bu şehitlerin vebalini taşıyacaktır... Size verilen brifingte inlerin vurulması karşısında ne diyorsunuz? 'Yanlış mı yaptınız?' dediniz. Ne dediniz, çıkın millete anlatın. Terörle mücadele konusunda varsa bir öneriniz, karnınızdan konuşmayın, komisyona havale etmeyin, çıkın millete anlatın. Dün 'AKP Kürt sorunu var' diyordu, bugün 'CHP Kürt sorunu var' diyor. Dün AKP 'komisyon kuralım' diyordu, bugün 'CHP komisyon kuralım' diyor. Geldiğimiz süreç içerisinde neyi araştıracaksınız? Askerimizi öldürenin PKK olduğundan şüpheniz mi var, Türkiye'yi bölmek isteyenin PKK olduğundan, IŞİD'ten şüpheniz mi var. Bilmiyor musunuz, görmüyor musunuz? Çözüm sürecinin getirdiği noktada terörle mücadele devam etmelidir. Yapılması gereken terörü dışlamak, uzantılarını hizaya getirmektir" ifadelerini kullandı. 
"MESELE KOLTUK MESELESİ" 
Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da cevaplayan Vural, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'ın çözüm süreciyle ilgili açıklamalarının sorulması üzerine, "Vahim sözler. Mesele bunlar için koltuk meselesi. Bir taraftan Cumhurbaşkanı 'Genel seçimlerde yaptığı tahribatı gördük' diyor. Bir taraftan Yalçın Akdoğan, 'Başkanlığa karşı çıktılar, tahrik etti' diyor. Bütün bu süreçlerin oy devşirmek için yapıldığını ortaya koyuyor ama kaybeden hepimiz oluyoruz. Ne hazindir ki bugün, dün yaşadıklarımız, CHP ve AKP'nin tutumu da oy devşirme çabasından öteye bir anlam taşımıyor" yanıtını verdi. 
"NE OYNAŞIYORSUNUZ?" 
AK Parti ile CHP arasındaki koalisyon görüşmeleriyle ilgili değerlendirme yapan Vural, "Ne oynaşıyorsunuz, ne oyun oynuyorsunuz, gün aşırı toplanıyorsunuz? Türkiye'nin en önemli meselesi var, 'çözüm' diyorsunuz, 'Kürt sorunu' diyorsunuz madem öyle birlikte olun HDP de yancınız olsun, varsa bir çözümünüz millete anlatın. Millete anlatmaktan korktuğunuz bir şeyler mi var? MHP'nin tutumu turnusol kağıdı gibi diğer partileri iyot gibi açığa çıkartmaktır" ifadelerini kullandı. 
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'ın "CHP ve MHP'nin çözüm sürecine yönelik eleştirileri haklıydı" açıklamasına ilişkin Vural, "Benim haklı olmam önemli değil ödediğimiz bedeller önemlidir. Herkes aklını başına almalıdır. Bunları hep söyledik bizi haksızca suçladılar. Dün gene 'hayır' dedik bu sefer CHP kanadından suçlamalar yapıyorlar. Mesele CHP-AKP meselesi değil, Türkiye meselesidir. Ama sonuçta otorite, huzur ve kan kaybeden Türkiye olmaktadır" diye konuştu.