Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatları Fatih Şahin, Burhanettin Sevencan  ve Muammer Cemaloğlu tarafından açılan davanın dilekçesinde, Suruç'taki terör  saldırısından sonra Erdem'in sözlerine yer verildi. 
 
   Dilekçede, Erdem'in açıklamayla, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye  Cumhuriyeti devletini "Terör ve teröristlerle aynı çizgide ve aynı zihniyette  olmakla, teröre yardım ve yataklık etmekle ve terörü beslemekle" itham ederek,  toplumun özellikle de saldırıya maruz kalan insanların yakınlarının kinine ve  husumetine maruz bırakmayı amaçladığı kaydedildi. Dilekçede, şu ifadelere yer  verildi: 
 
 "Dava konusu açıklamada dile getirilen ifadeler, kişilik haklarına  haksız bir saldırı teşkil etmektedir. Bu nedenledir ki davalının gerçek dışı  iddiasının ve hakaretinin düşünce açıklaması olarak kabul edilmesi olanaklı  değildir. Davalı, gerçek dışı hakaret, iftira ve ithamları ile eleştiri ve ifade  özgürlüğü sınırlarını aşmış ve özle biçim arasındaki denge, müvekkilimizin  kişilik haklarını ihlal edecek surette bozulmuştur." 
 
 Dava konusu açıklamada kamu yararı bulunmadığı belirtilen dilekçede,  CHP İstanbul Milletvekili Erdem'in, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı eleştirirken kamu  yararının gereğinin göz önüne almadığı, "iftira niteliğindeki ifadelerden başka  ifadelerle eleştiri yapması mümkün iken eleştiri sınırlarını aşarak"  Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kişilik haklarına saldırdığı bildirildi. 
 
CHP İstanbul Milletvekili Erdem ise yaptığı açıklamada, hakaret  davalarının "susturma" ve "korkutma" aracı haline dönüştürüldüğünü iddia etti.