Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, AK Parti Genel Merkezi'nde gazetecilerin sorularını cevapladı. Star Medya Grubu başkanı Murat Sancak'a suikast girişiminde bulunulmasının sorması üzerine Akdoğan, "Yaralı yok. Bir sıkıntı olmaması teselli oldu. Öncelikle bu terör saldırısını lanetliyoruz, kınıyoruz. Bu tür saldırılar devleti dize getiremez. Siyaset kurumunu, medyayı ve milletimizi dize getiremez, susturamaz, yıldıramaz, sindiremez. Öncelikle bunların bilinmesi gerekiyor. Bunların hepsi askerimize, polisimize veya sivil vatandaşlarımıza dönük bu tür saldırılar aynı şeyi amaçlamaktadır, hedeflemektedir o da Türkiye'nin birlik ve bütünlüğüdür. Demokrasimizdir. Medya da demokrasinin önemli bir kurumudur. Bunları topyekün göğüslemek, millet olarak birlikte hareket etmek gerekiyor. Daha önce de Star Medya Grubu'na bombalı bir saldırı olmuştu. Sonra da bu topyekün bu meseleyi göğüsleme, kınama, ortak tavır alma konusunda gereken duyarlılığı görmemiştik. Ümit ederiz bu olaydan sonra medya bir bütün olarak bu olayı kınar. Hem Türkiye'nin terörle mücadelesinde medyadan duyarlılık bir tavır bekliyoruz hem de medya mensuplarına dönük terörist saldırılarda medyanın topyekün bir ortak tavır bekliyoruz. Bir kez daha geçmiş olsun diyorum" ifadelerini kullandı.
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik de aynı soruya, "Star Medya Grup Başkanı Murat Sancak'a yapılan saldırıyı lanetliyoruz. Kendisini bugün aradım, saldırıdan sonra konuştum. Allah'a şükür büyük bir saldırı olmasına rağmen yaralanma ve kayıp söz konusu değil. Bir kere daha Murat Sancak Bey'e geçmiş olsun diyorum. Allah beterinden saklasın. Bu saldırıyı lanetliyoruz. Sancak ailesi ve medya grubuna geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Tabii kalemin silahla susturulmaya çalışılması dünyanın pek çok yerinde devam eden ama hiçbir zaman sonuç alınamamış bir şeydir. Etrafımızdaki ülkelerde kalemin silahla susturulması şeklinde bu hain eylemler belli savaş kampanyalarının, belli siyasi projelerin parçası olarak devam ettiriliyor. Türkiye'de de böyle bir saldırının meydana gelmiş olmasını sadece bir kişiye yapılan saldırı olarak değil, Türkiye'de tüm medyaya yapılan, sivil topluma, halkın haber alma özgürlüğüne, toplumun haber alma özgürlüğüne yapılan saldırı olarak değerlendiriyoruz. Bir kere daha geçmiş olsun diliyorum" karşılığını verdi.
OKULLARIN KURBAN BAYRAMI'NDAN SONRA AÇILMASINA YÖNELİK ÖNERİ
Okulların Kurban Bayramı'ndan sonra açılmasına yönelik olarak turizm temsilcilerinin getirdiği öneriyi değerlendiren Çelik, "Dünyada ciddi bir kriz var, turizmle ilgili. Etrafımızda Rusya bizim büyük bir pazarımız. Rusya'dan çok sayıda yabancı ziyaretçi kabul ediyoruz. Avrupa aynı şekilde, fakat Rusya'ya uygulanan ekonomik yaptırımlar sebebiyle bu yaptırımların neticesi olarak Rusya'da ekonomik bir daralma var. Bu ekonomik daralma neticesi olarak Rusya'dan dünyaya turist çıkışında ciddi bir azalma var. Çıkan turistlerin harcama kapasitesinde ciddi bir azalma var. Tabii Türkiye'nin turizmini de olumsuz etkiliyor. Etrafımızdaki birçok ülke bundan olumsuz etkileniyor. Olumsuz etkilenenlerden birisi de biziz. Bu çerçevede baktığımızda birtakım tedbirler geliştiriyoruz. Geliştirdiğimiz tedbirlerin başında tanıtım kampanyasını daha yoğunlaştırmak, bu pazara dönük olarak faaliyetlerimizi daha da artırmak, bağımsız devletler topluluğundan gelen uçak yardımını artırdık, uçak başına 6 bin dolar yakıt yardımı yapıyoruz, tur operatörlerine yardım yapıyoruz. Şimdi iç taleple ilgili turizmcilerden gelen ciddi bir talep var o da şu 'okulların açılmasının Kurban Bayramı'nın sonrasına ertelenmesi diye. Tabii şuanda bir şey söyleyemiyorum. Konuyu Milli Eğitim Bakanımızla görüştüm. Kendileri bununla ilgili bugün titiz bir çalışma yapacaklarını, olur ya da olmaz bununla ilgili bir sonuca varmaya çalışacaklarını söylediler. Kendileri çalışmalarını yaptıktan sonra konuyu Sayın Başbakanımıza götüreceğiz. Ne tür bir sonuca vardığımızı sizlerle paylaşacağız" şeklinde konuştu.
BAHÇELİ'NİN SIKIYÖNETİM SÖZLERİ
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Milli Güvenlik Kurulu'nun toplanması ve sıkıyönetim ilan edilmesi yönünde çağrıda bulunmasının hatırlatılması üzerine Çelik, "Bu tip ifadeler genelde Türkiye'nin güvenliğine hizmet eden ya da vatanseverlik ifadeleri olarak gözükebilir. Fakat şunu unutmayalım Türkiye'de sivil siyasete, demokrasiye zarar veren, demokrasiyi ya da sivil siyaseti gölgeleyen bu tip çağrılar her zaman için Türkiye'nin güvenliği açısından da olumsuz sonuçlar doğurur. Şunu hiçbir zaman unutmayalım, Türkiye'de bir hükümet var, devletin kurumları işliyor. Güvenlikle ilgili tedbirler alınıyor. Bu yürüyor. Şimdi kamu düzenini sağlamaya dönük bu faaliyetlere destek vermenin pek çok siyasi yolu varken, bu siyasi yolları ıskalayıp sadece bu tip sıkıyönetim gibi konuları gündeme getirmek çok uygun talepler olmaz. O bakımdan kamu düzeni, güvenliğin sağlanmasına dönük birlik ve kardeşliğin korunmasına dönük hükümetin uyguladığı tedbirlere partilerin bir milli siyaset meselesi olarak bakıp destek vermesi daha doğru olur. Sıkıyönetim gibi açıklamalar Türkiye'de her zaman başka tür çağrışımlar yapan açıklamalardır. Bunun herhangi bir siyasi destek paketi ortaya konulmaksızın böylesine tek başına bir argüman olarak zikredilmesi yanlış anlaşılmalara yol açacak ve uygun bir açıklamadır diye düşünmüyorum" açıklamasında bulundu.