AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Karabük milletvekili adayı Mehmet Ali Şahin ve milletvekili adayı Prof. Dr. Burhanettin Uysal basınla bir araya geldi. Safranbolu Gerdan restorantta sabah kahvaltısında gazetecilerle bir araya gelen Şahin, ülke gündemi ve Karabük hakkında gazetecilerin sorularını cevapladı. Seçim kampanyasına bugün start verdiğini ve ilk olarak basınla bir araya gelmesinin önemli olduğunu ifade eden Şahin, zaman zaman basın mensuplarına yönelik karşılaştıkları saldırılardan dolayı üzüntü duyduklarını söyledi.
AHMET HAKAN'A YAPILAN SALDIRI
Şahin, “Basın halkımızın gören gözüdür, işiten kulağıdır, üreten beynidir. Sizler bizlerle halkımız arasında fikirlerimizi ve düşüncelerimizi onlara ulaştırma konusunda köprü vazifesi görüyorsunuz. Zaman zaman basın mensuplarına yönelik karşılaştığımız saldırılardan dolayı da üzüntü duyduğumuzu ifade etmek istiyorum. En son gazeteci Ahmet Hakan'a karşı girişilen menfur saldırı basına yönelik şiddetin son halkasını oluşturmuştur. İnşallah bundan sonra böyle olaylarla karşılaşmayız. Şiddete başvurulmadan herkes kendi düşüncesini özgürce ifade edebilmelidir. Bu düşünceler bize ters gelebilir ve hata bizi çok rahatsız edecek yazılar da olabilir. Her türlü düşünceye ve fikre saygı göstermek durumundasınız. Ahmet Hakan'ın yazılarını bende okurum ve objektif olmaya çalışan bir yazardır. Kendisini televizyonculuk döneminden yakinen tanırım. Ona yapılan bu saldırı onu yakinen tanıyan bir kişi olarak beni ayrıca üzmüştür, kendisine geçmiş olsun diyorum” dedi.
"BİZİ ŞU ANDA HÜKÜMET OLARAK YSK KABUL ETMİYOR"
"Türkiye'de tek başlarına iktidara gelme fırsatları olmasaydı bu hizmetleri yapamazdık" diyen Şahin, “Yeni bir seçime doğru giderken, biz 13 yıllık bir iktidarız. Son dönemi AK Parti iktidarı olarak kabul etmek gerekir mi? gerekmez mi?. YSK kabul etmiyor. Biz iktidar partisi Tv ve radyolarda yapılan propaganda imkanı olarak başvurduk. İktidar partilerine daha fazla zaman ayrıldığından bunu yaptık. YSK dedi ki Ak Parti iktidar değildir. Size de o şekilde zaman tanınacak. Dolayısıyla bizi şuanda hükümet olarak YSK kabul etmiyor. Tabi ki genel başkanımız şuan başbakandır” diye konuştu.
SANDIKLARIN TAŞINMASI KARARI
YSK'nn sandıkların taşınmamasına yönelik karar vermesini de değerlendiren Mehmet Ali Şahin, "Hukuki bir görüş ortaya koymuştum ama nihai kararı YSK verecek demiştim. Aslından bu konuyla ilgili 2 görüş var. Biri yasa da bu imkanı sağlayan bir düzenlemenin olmaması ki, ben ona katlıyorum. Bir de YSK'nın Anayasanın 179. Maddesine göre seçimlerin düzenli bir şekilde yürütülmesinden sorumlu olması dolayısıyla bu tür tedbir alma imkanı var. Hatta 298 sayılı yasanın başka maddelerinde de buna benzer atıflar bulunduğu ifade edilmiştir. Bu iki görüş ortada iken YSK bir karar verdi. Bir seçim bölgesi içinde sandıkların bir yerden bir yere taşınmasına mani yok. Mesela Atatürk mahallesinde 10 tane sandık varsa o sandıkları muhtarlık bölgesi içinde yerlerini değiştirebilir. Ancak beklenti şu idi; Atatürk mahallesinden bir sandığı alıp siz Şirinevler mahallesine getiremezsiniz. Yasa buna imkan tanımıyor. Getirilmesi ise 298 sayılı yasaya bir hüküm eklerdiniz o zaman olabilirdi. Bu artık gündemden düşmüştür. Nasıl ki 7 Haziran seçimleri nasıl yapılmışsa 1 Kasım'da öyle olacaktır. Güvenlik güçlerimiz gerekli tedbirleri almalıdır” ifadesinde bulundu.
“SURİYE DÜNYADAKİ SÜPER GÜÇLERİN BİLEK GÜREŞİ YAPMAYA BAŞLADIKLARI BÖLGE HALİNE GELMEYE BAŞLADI”
Suriye konusunun, Suriye'nin iç işi olmaktan uzaklaştığını anlatan Şahin, “Dünyadaki süper güçlerin bilek güreşi yapmaya başladıkları, yeltendikleri bir bölge olmaya başladı. Suriye'nin en uzun sınırı sahip komşusu olan Türkiye olarak bu gelişmelerden rahatsızlık duyuyoruz. Yapılmak istenen Suriye'de huzuru ve sükunu temin etmek değil. Suriye halkının kendi iradesine uygun bir yönetim ile idare edilmesini amaçlayan bir gelişme yaşamıyoruz. Bir takım süper güçler başta Suriye olmak üzere Ortadoğu'yu yeniden yapılandırma ve kendilerine ne pay düşeceğinin hesapları içinde olduğunu görüyoruz. Geçmişte buna benzer gelişmeleri yaşamıştır. 100-150 yıllık tarihe baktığımız da buna benzer olaylar olmuştur. İnşallah tarih tekerrürden ibaret olmaz. Çin'in orada ne işi var Rusya'nın orada ne işi var? Bu soruların cevabını Rusya ve Çin'in yöneticileri açıklamalı. Pay kapma yarışı olduğunu görüyoruz. Türkiye'nin konumu farklıdır. Suriye'nin toprak bütünlüğü içinde önemli bir kısmı bize sığınmış olanları Suriyeli vatandaşlarının huzurlu bir şekilde ülkelerinde yaşamalarını istiyoruz. Suriye'nin bir karış toprağında gözümüz yok. Yaklaşımımız sadece insanidir. Hiç bir ülkenin yapamadığı insani yardımları 5 yıla süredir Türkiye yapmaktadır. Tüm ülkeleri kendilerine süper güç dedirten ülkelerin yöneticilerini olaya askeri ve çıkar amaçlı değil, insani amaçlı yaklaşmalarını diliyorum" dedi.
“HAKLARIMIZI KULLANMAK ZORUNDA BİZİ BIRAKMAYACAKLARINI UMUYORUM”
Rus savaş uçaklarının Türkiye hava sahasını ihlal etmesini de değerlendiren Mehmet Ali Şahin, “Bu konu dün akşam gece yarılarına kadar Başbakanımızın başkanlığında yapılan güvenlik toplantısında gündeme getirildi. Bu konuda Türkiye ciddiyetle takip etmekte ve NATO'YU olağanüstü toplantıya çağırdı. Türkiye bir NATO üyesidir ve NATO Rusya'yı uyaran bir ikazda da bulunmuştur. Ben Rusya Devlet Başkanı Putin'in bu konuda soğukkanlı hareket edebileceğini umuyorum. Türkiye olarak bizim Rusya ile ciddi bir sorunumuz yok. Suriye konusu Türkiye ile Rusya arasındaki bir sorun değildir. Dolaysısıyla uçaklarının sınır ihlali yapması kabul edilemez buluyorum. Herhangi bir olumsuzluk olmasını arzu etmiyoruz. Bizim bu konuda haklarımız var. Bu haklarımızı kullanmak zorunda bizi bırakmayacaklarını umuyorum" d,ye konuştu.
Tekrar bir ihlal yapmasında tutumu ne olacağı yönünde bir soruya ise Şahin, “Hükümetimiz Başbakanımız ve Güvenlik güçlerimiz bilir. Benim buradan Karabük'ten doğru şöyle yada böyle demem yanlış olur. Kaldı ki bunlar ulu orta konuşulacak şeyler değildir” cevabını verdi.