Başbakan Ahmet Davutoğlu, İstanbul'da düzenlenen 'Türkiye markası' toplantısında işadamlarına seslendi. Davutoğlu, Türkiye'nin ekonomideki geldiği noktayı rakamlarla anlatırken bir sitemini dile getirerek muhalefet partilerini eleştirdi.

Davutoğlu'nnun konuşmasından satır başlıkları şöyle:

TARİH BİZLE BAŞLADI VE TARİH BİZLE YAZILACAK

Kişi başına milli gelirden ihracat kapasitemize, kongre turizminden turist sayısına kadar çok büyük atılım içerisinde olduğumuzu herkes görüyor. Biz birlikte Türkiyeyiz, birlikte güçlüyüz. Biz Türkiyeyiz ve gücümüzün farkındayız. Çatalhöyük'ten İstanbul'a kadar bütün tarihe baktığımızda en kadim tarih bizim ülkemizdedir. AB-Türkiye zirvesini gerçekleştirdiğimiz 'Biz bir Avrupa halkıyız, Avrupa'nın kaderi biz olmadan çizilemez' demiştim. Bakü'de 'Biz bir Asyalıyız Asya'nın tarihi biz olmadan yazılamaz' demiştim. Afrika'da hiç gocunmadan 'Biz Afrikalıyız ve Afrika'nın her noktasına kadar bizim izimiz var' demiştim. Bizi tek bir coğrafyaya mahkum etmek isteyenlere karşı bunu söyledim. Tarih bizle başladı ve tarih bizle yazılacak, bunu gururla ifade ediyoruz. 

BİZİM KÜLTÜRÜMÜZE DEĞMEMİŞ MEDENİYET YOKTUR  

Bizim kültürümüze değmemiş medeniyet yoktur. İskender, Roma, Selçuklu, Roma, İslam medeniyeti, Horasan kültürüne değin o büyük kültürel harmanlamaya biz sahibiz. İnsanlık kültürünü en güçlü şekilde temsil eden bizim ülkemizdir. Kadim İpek Yolu'ndan bugünkü enerji hatlarına, ulaşım hatlarından ekonomik networklara kadar biz varız, biz olacağız.  Dünyaya kapanmayacağız. Ait olduğumuz toprağın o derin kültürünü temsil edeceğiz. Türkiye markası kampanya lasmanı dönüm noktalarından birisi olacaktır. 

HER YERDE ANLATILACAK HİKAYEMİZ VAR BİZİM

Türkiye Markası milyonlarca kişiyle buluşacak. Her yerde anlatılacak bir hikayemiz var bizim. Daha nice hikayeler yazacağız. Türkiye ekonomisi geçirmekte olduğu dönüşüm ve kalkınma ile dünya ekonomileri arasında söz sahibi bir konuma erişmiştir. Ülkemiz 2002 yılında cari fiyatlarla dünyanın en büyük 22 ülkesiyken bugün 18. ülkesi olmuştur. Türkiye kabuğunu kırdı, yüzünü, yönünü tüm dünyaya, bütün yönlerine çevirdi. Başarılar arttırkça her geçen gün daha özgün ve küresel aktör haline geldik. Dış ticaretimiz 400 milyar dolara yükseldi. Siyasi istikrarın semeresini en çok ekonomide gördük. Bu gelişmeler Türk yatırımcısının ve Türk markalarının uluslararası dünyada saygınlığını gösterir. Hem turizm sektörümüzü hem de üreticilerimizi ilgilendiren müjdeleri paylaşmak istiyorum. 

TÜRKİYE'YE GELEN UÇAKLARA DESTEK VERİLECEK

Turizm sektörünü daha ileri götürecek yeni çalışmalar yapıyoruz. Rusya'dan kaynaklanan durumun sektörü etkilememek için yeni tedbirler aldık. Turist geliteren 27 ülkeye özel teşvikler çıkardık. Antalya, Muğla, Dalaman, Adnan Menderes havalimanına tarifsiz seferler koyduk. Antalya, Muğla ve İzmir havalimanlarına turist getirecek uçaklara verilecek destek, çıkış noktası ne olursa olsun tüm dünyadan gelecek uçaklar için uygulanacaktır. Bu kararla turizm alanındaki üstünlüğümüzü ve rekabet gücümüzü devam ettirmek istiyoruz. Turizm sektörümüzü destinasyon bazında desteklemeye devam edeceğiz. 14 ülke ile serbest ticaret anlaşması görüşmelerimiz devam ediyor. Başta iş dünyamız olmak üzere pek çok kesimin yakından takip ettiği vize serbestiyesi konusunda bazı gelişmeleri sizlerle paylaşmak istiyorum. 

VİZE MUAFİYETİ EKİM AYINDA DEVREYE GİRECEK

Türkiye-AB zirvesiyle birlikte ilişkilerimizi yeni bir boyuta taşıdık. Türkiye-AB ilişkilerinde en kritik olan vize konusu son derece önemli. İnşallah AB'ye vize muafiyeti en geç Ekim ayında devreye girecektir. Önümüzdeki süreçte bize düşen 2016'da vatandaşlarımız için vize serbestiyeti yönünde tüm düzenlemeleri tamamlayacağız. Bu konuda çok sayıda yasal düzenlemeyi Meclisimize sevkettik. Muhalefet liderlerine çağrıda bulunuyorum. Vize muafiyeti çerçevesinde yapılacak olan TBMM'ye sevkettiğimiz gerekli yasalarda bize destek versinler. Bu yasaları bir an önce çıkaralım. Yoğun diplomasi sayesinde ülkemizin en iyi şekilde tanıtımı ve uluslararası yatırımlarımız ve dış ticaret hacmimiz arttı. Hedefimiz ise Türkiye'yi uluslararası arenada daha güçlü ve daha başı dik bir ülke yapmaktır. 

BİZİ BURADA DEĞİL ORALARDA GİDİP ELEŞTİRDİLER

Bizler, sizler, aydınlarımız, işadamlarımız, bütün vatandaşlarımız Türkiye'yi daha ileriye götürmek için çaba sarfederken birileri Türkiye'yi şikayet etmekle meşgul. Maalesef son günlerde Türkiye'yi yurtdışında olumsuz bir imajla tanıtabilmek için siyasi partilerden gelen talihsiz açıklamalar ve tavırlar görüyoruz. Daha önce CHP, Suriye ve Mısır'ı hatırlamazken daha sonra bu ülkeye heyetler gönderiyor. Şimdi de HDP Rusya ile dayanışmaya gitti. Rusların tezini haklı bulduğunu, Türkiye'nin yanlış yaptığını söyledi. Muhalefetimiz maalesef hükümetin politikalarını eleştirmektense gidip muhalif olduğumuz başkentlerde bizi eleştirdiler. Hava sahamızı korumak bizim en asli görevimizdir, hiçbir taviz vermeden bunu yapmaya kararlıyız. 

TÜRKİYE YÜKSEK GELİR GRUBUNA YÜKSELECEKTİR

İkinci nesil reformlarla ekonomik anlamda Türkiye'yi yüksek gelir durumuna taşımayı hedefliyoruz. Bunun için hükümet programımızı kamuoyuyla paylaştık. Çevremizde bütün zorluklara rağmen Türkiye emniyet ve güven içinde itibarına itibar katmaktadır. İçeride ve dışarıda Türkiye'nin gücünü kırmak isteyenler hiçbir zaman muvaffak olamayacaklardır. Türkiye kadim tarihinin farkındadır, merkezi coğrafyasının, merkez ülke olmasının farkındadır. Köklü kültürel derinliğinin, ekonomik dinamizminin, milletinin gücünün farkındadır.