Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, İstanbul Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Göç ve Ekonomi” temalı “Sabahattin Zaim İslam ve Ekonomi Sempozyumu” programına katıldı. Burada yaptığı konuşmada göç ve mülteci sorunlarına ilişkin açıklamalarda bulunan Kurtulmuş, meselenin bölgesel bir mesele olmadığını belirterek tüm dünyayı sorunun çözümüne davet etti.

"GÖÇ TEHDİDİ 3'ÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI'NDAN DAHA BÜYÜK BİR TEHDİT"
Göç sorunun dünyayı tehdit eden önemli sorunlar arasında yer aldığına dikkat çeken Numan Kurtulmuş, "Eğer dünya sistemi ve dünyanın temel aktörlerinin göç konusundaki tavırları bu şekilde devam ederse küresel göç tehdidi 3'üncü Dünya Savaşı'ndan daha büyük bir tehdit olarak insanlığın gündeminde devam edecektir. Göçlerle ilgili bugün fevkalade önemli bir konuyla karşı karşıyayız. Aylan bebeğin cesedi kıyıya vurana kadar maalesef dünya kamuoyunda yeterli hassasiyet oluşmadı. Çünkü mesele bir çok ülkenin insanı için, birçok ülkenin siyaset yapıcıları için uzaklarda, ötede,doğuya ait bir meseleydi ve Doğunun çaresiz, biçare çok da yüzüne bakılası olmayan insanlarının bir iç sorunu olarak algılanıyordu" dedi

"AYLAN BEBEKTEN SONRA İNSANLIĞIN GÖZÜ AÇILMAYA BAŞLADI"
Türkiye'nin sadece Ege ve Akdeniz'den topladığı mülteci sayısının 53 bini aşmış durumda olduğunu belirten Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, "Ancak ne zamanki 2015'in yaz aylarında Doğu Akdeniz göç yollarının farklı kanalları kullanılarak Türkiye üzerinden Akdeniz ve Ege üzerinden Avrupa'ya çok yoğun bir göç dalgası başladı. Ne zaman ki denizlerde cesetler yüzmeye başladı, ne zaman ki Aylan bebeğin cesedi kıyıya vurdu insanlığın gözü açılmaya başladı. Bizim Sahil Koruma Güvenlik birimlerimiz denizden botlardan dökülenleri nasıl toplarız diye gayret ederken, maalesef bazı ülkelerin sahil korumalarının güvenliklerinin mülteci botlarına ateş açarak onların botlarını denize nasıl düşürdüğüne şahit olduk" diye konuştu.

"DÜNYADAKİ SİSTEMLE TEMEL SORUNLAR ÇÖZÜLEMEZ"
Bugünkü dünya sisteminin dünyadaki temel sorunları çözme yeteneğine sahip olmadığına dikkat çeken Kurtulmuş, "Maalesef dünyada ki kurulu sistem, dünyanın fakirleri, yoksulları, biçarelerinin de bu dünyanın vatandaşları olduğu fikri üzerine oturmamaktadır. Şu andaki dünyadaki sistem dünyada güçlü olanın, elinde ekonomik, politik gücü olanın, silah gücü olanın, Birleşmiş Milletlerde gücü olanın, ve Birleşmiş Milletler'de tanıdığı olanın her şeyi yapmasına müsait. Bu sistemle dünyanın hiç bir temel sorunu çözülemez. Göç konusunda gerçekten dünya önemli bir sınav verecek ve göçün nedenlerini ortadan kaldıracaksa, önce işgalleri sona erdirmek, önce iç savaşları sona erdirmek, önce ülkelerin kendi içerisinde tarumar olmalarına seyirci kalmamak durumundadır" ifadelerini kullandı.

"KAPIDAN KOVDUĞUNUZ MÜLTECİLER BACADAN GİRECEK"
Dünyadaki sistemin değişmesi gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, "Eğer dünyadaki ekonomik sistem böyle devam ederse önümüzdeki 20 yıl içerisinde Zengin kuzeyin dünya nüfusundaki yeri yüzde 5 azalacak. Buna mukabil dünyadaki zenginliklerden aldığı pay artacaktır. Bu karşılık dünyada fakir güneyin nüfusu artacak aynı şekilde fakirliği de artacaktır. Hiç bir siyasi fark olmasa, etnik fark olmasa, hiç bir dini fark olmasa dahi böyle devam ettiği sürece, dünyada göç dalgaları sürmeye devam edecektir. Şuanda dünyanın 0.83'ü yani yüzde birinden az bir dilim dünyadaki refahın yüzde 44 'üne sahiptir. Böyle bir dünya yürütülemez. Avrupa'da görüyorsunuz sınırlara tel örgüler çekiyorlar. Duvarlar çekiyorlar. Doğudan gelen mültecileri önlemeye çalışıyorlar. Buradan tekrar söylüyorum bütün sınırlarınıza çelik duvarlar koysanız , hatta mümkün olsa gökkubbeyi de çelikten kubbeyle örseniz dünyadaki bu düzen böyle devam ettiği sürece kapıdan kovduğunuz mülteciler bacadan girecek, kapıdan kovduğunuz mülteciler pencereden girmeye devam edecektir. Dolasıyla asıl olan bu sistemi değiştirmektir" şeklinde konuştu.

"MÜLTECİ SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE İLİŞKİN PERSPEKTİFİMİZ VAR"
Sorunun bölgesel bir sorun olmadığını ifade eden Numan Kurtulmuş, "Bizim mülteci sorununun nasıl çözüleceğine ilişkin perspektifimiz var. Ne yapılması gerektiğini biliyoruz. Hangi tekliflere sahip olduğumuz da biliyoruz. Bütün dünyaya diyoruz ki; gelin bunu geçici bir mesele olarak görmeyin. Bu melese sadece bölgesel bir mesele olarak da görmeyin. Hep beraber bir araya gelelim bu Avrupa'nın meselesidir. Bu Amerika'nın, Japonya'nın Rusya'nın meselesidir. İnşallah bu sorunu çözecek perspektifi gelin hep beraber çözelim" dedi.