Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde 18’incisi düzenlenen muhtarlar toplantısında, Türkiyelileşmek iddiasıyla yola çıkanların, varlıklarını hendeklere endeksleyenlerin, Kandil’in şamar oğlanına dönenlerin durumunu ibretle takip ettiklerini söyledi.
“Kürt kardeşlerimin adını istismar ederek, bu ülkeye ve bu millete husumet besleyen kim varsa onun eteğinin altına girmenin adı siyaset değil ihanettir, ihanet” ifadesini kullanan Erdoğan, özetle şöyle konuştu:
 HDP’YE:  Siz gidip Amerika’da, İngiltere’de, Almanya’da, Fransa’da, Rusya’da veya başka herhangi bir ülkede, o ülkenin bütünlüğüne yönelik adımlar atmaya kalkın, bakalım da görün başınıza neler gelir. Türkiye bu bakımdan gereğinden de fazla müsamahakar bir ülkedir. Biz bunu yaptık ama artık bıçak kemiğe fazlasıyla dayandı. Milletvekili dokunulmazlığının istismarına artık parlamentomuz izin vermemelidir. Meclis’in ve yargının harekete geçmesi şarttır diye düşünüyorum. Kim olursa olsun, bunun bedelini ödemelidir. Bu kadar... 
Kamu kurumları içinde görev yapanlardan terör örgütünün yanında yer alanların da süratle ayıklanmasına ihtiyaç vardır. Kimse ama kimse bu devletin ekmeğini yiyip de bu devlete kılıç çalamaz. Terör örgütü de sırtını ona dayayan parti de bölgede hesabı ve çıkarı olan güçlerin oyuncağı haline dönüşmüş birer kukladan ibarettir.  
 CHP’YE:  Maalesef hendek kazan teröristleri arkadaşı olarak gören, terör örgütünün eylemlerine billboard ilanları ile destek veren bir anamuhalefetimiz var. Meclis kürsüsünde dizi repliklerinden, güvenlik güçlerimizi de töhmet altında bırakacak muğlak alıntılar yapan mektuplar okunarak, terör karşısında dik duruş sergilenemez. 
BAŞKANLIK:  Ben ‘Türk biçimi’ veya ‘Türkiye biçimi’ bir başkanlık sistemi dedim. Başladılar saldırmaya. Bunlar kendi ülkelerinin markasını da istemiyorlar. Ya mecbur muyuz illa Amerikan, Fransız sistemi veya şu sistemi bu sistemi söylemeye? 
İRAN-S. ARABİSTAN GERGİNLİĞİ: Mezhep fitnesi bir kez daha İslam dünyasını sarsıyor, Müslümanları karşı karşıya getiriyor. Bunu bir üst akıl aslında idare ediyor. 47 kişinin idama mahkum edilmesi doğrudur veya yanlıştır ayrı mesele ama Suudi Arabistan’da bu müessese var. İran’da da Amerika’da da , Rusya’da da Çin’de de var. Buralardaki idamlara ses soluk çıkmıyor. Suudi Arabistan’da atılan iç hukuk meselesidir. Mısır’da bini aşkın insan hakkında idam kararı verildi. Ey dünya neredesin?