Çetiner Çetin ANKARA

AB Bakanı Ömer Çelik, FETÖ’nün Türkiye’de yeni terör eylemleri gerçekleştirme konusunda arayışlar içinde olduğunu söyledi. Gazetemize konuşan Bakan Çelik, 15 Temmuz’da yaşananları ve AB ülkeleri üzerinden oynanan oyunları şu sözlerle anlattı:

Türkiye’yi teslim almaya çalışan gayri millî bir güç, tabiri caizse bir eşkıya baskını gerçekleştirmiştir. Ama milletin yüce iradesiyle, medyamızın ve yargı organlarımızın demokratik sürece sahip çıkmasıyla bu girişim bertaraf edilmiştir. Bu hain kalkışmanın, yıllar boyunca devletimizin bütün kilit noktalarına olduğu gibi ordumuza da sızan FETÖ tarafından gerçekleştirildiği tartışılmaz şekilde ortaya çıkmıştır. FETÖ’ye karşı mücadelemizde büyük bir mesafe kaydettik. Üstelik bütün bu mücadeleyi hukuk devleti çerçevesinde yaptık. Önümüzdeki dönemde de FETÖ ile mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Ancak FETÖ ile mücadele sadece Türkiye içerisinde yapılan bir mücadele değildir. Bu hain terör örgütünün yurt dışı yapılanmalarını da kapsayacak şekilde, çok yönlü ve uzun soluklu bir mücadele gerçekleştiriyoruz. Görüyoruz ki FETÖ bugün hâlâ başta AB’nin önemli merkezlerinde olmak üzere yurt dışında birçok yerde ülkemizi karalamaya yönelik faaliyetleri yürütme arayışındalar. 

"Beni en çok şaşırtan ve rahatsız eden, darbenin üzerinden 24 saat geçmeden 'taraflara itidal tavsiye ediyoruz' denilmesi"

FETÖ, kuşkusuz dünyanın en tehlikeli terör örgütlerinden birisidir. Bu sebeple Türkiye’ye zarar verme ve yeni terör eylemleri gerçekleştirme konusunda arayışlar içinde olacaktır. Bu katiller sürüsü canice işlere imza atmıştır. Ellerine imkân geçerse, başka canice işlere girişmeleri de kuvvetle muhtemeldir. Buna karşı tabii ki uyanık olmak gerekir. Ancak Türkiye Cumhuriyeti Devleti, egemen bir devlettir. Her gün darbe tehlikesi veya korkusuyla, bu tip söylentilerle yaşanacak bir durum da yoktur. Devlet, hükûmet işinin başındadır. Terörle mücadele konusunda uyanıklık sürecektir.

FETÖ üyeleri, çok uzun zamandır devletin imkânlarıyla bizzat devlet görevlisi olarak Avrupa’da yer ettikleri için ciddi bir ağ oluşturmuş durumdalar. Gittikleri ülkelerde ilk yaptıkları iş, oradaki toplumsal yapıya tam nüfuz edebilmek için kiliseyle iş birliği içerisine giriyorlar. Bu konuda Türkiye olarak propaganda gücümüzü arttırmamız gerekmektedir. Şu anda en büyük tehlike, Avrupa halkları ve Avrupa’nın dışında rakibimiz olan ülkelerdeki halkların Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan karşıtlığı üzerinden zehirleniyor olmalarıdır. 

AB liderlerinin demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti temelinde Türkiye’yle dayanışma içinde olması gerekirdi. Zira darbe girişimi, sadece Türkiye Cumhuriyeti topraklarında olmadı. Bu darbe girişimi Avrupa topraklarında, bir Avrupa ülkesine ve bir Avrupa demokrasisine karşı gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla ortak değerlerimiz terör saldırısı altında kalmıştır. Ne yazık ki, AB darbe girişimi karşısında kendi değerleri açısından iyi bir sınav verememiştir. Beni en çok şaşırtan ve rahatsız eden, darbenin üzerinden 24 saat bile geçmeden ‘Taraflara itidal tavsiye ediyoruz’ denilmesi. Darbe yapanla, darbe yapılan eşit kabul edilebilir mi?..

AVRUPA'NIN İKİ YÜZLÜLÜĞÜ

Müttefik ve dost ülkelerden gerekli desteği göremediklerini söyleyen Bakan Ömer Çelik “Darbenin üzerinden bir hafta geçtikten sonra bile Türkiye’yi ziyaret etmemiş olmalarını üzüntüyle karşıladık. Şahsen AB Bakanı olarak, Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi yetkililerinin Türkiye’yi ziyaret etmelerini, Türk devlet adamlarıyla yan yana durarak beraber paylaştığımız ortak demokratik değerleri savunma konusunda Ankara’dan bir ses yükseltmelerini beklerdim. Bunun yanı sıra bir cümleyle darbeyi eleştirip, arkasından on cümleyle Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’nın, hükûmetinin, Başbakanı’nın demokratik değerlere bağlılığını sorgulayan yaklaşımları şiddetle reddediyoruz” diye konuştu.