Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün başlayacak Fransa gezisi öncesinde bu ülkenin TF1 ve LCI kanallarına röportaj verdi. Erdoğan, Fransa ziyareti, iki ülke arasındaki ilişkiler ve Suriye’deki gelişmeler üzerine özetle şu değerlendirmelerde bulundu:
(DEAŞ’la mücadele): Türkiye DEAŞ ve yabancı savaşçılarla mücadele konusunda oldukça hassastır. Biz bunları asla affedemeyiz. Yaklaşık 5 bin 600 yabancı savaşçıyı yakalayarak sınır dışı ettik. Bunun yanında 54 binine de Türkiye'ye giriş yasağı koyduk.
(Suriye’de çözüm arayışı): Bir tarafta koalisyon, diğer tarafta Rusya, İran ve Türkiye. Burada bu üç ülke olarak çabamızın tek nedeni var; Suriye'ye en kısa zamanda barışın gelmesi ve terör örgütlerinin çıkmasıdır.
(Tank bile verdiler): Biz ABD ile stratejik ortağız fakat PKK, PYD ve YPJ ile Suriye’ye yerleşti. Arkalarında ABD’nin desteği var. ABD bu örgütlere 3 bine yakın tır içinde silah, zırhlı taşıyıcı ve tank gönderdi. Hem 'Terör örgütlerine destek vermeyin' diyeceksiniz, öte yandan da DEAŞ terör örgütüyle başka bir terör örgütüne destek vererek mücadele edeceksiniz. Trump’a bunların hepsini söyledim. Maalesef bir sonuca varamadık. Bugün bile ABD askerleri bu teröristlerle yan yana görünüyor, birlikte fotoğraf çektiriyorlar. ABD bayrağı terör örgütlerinin bayrağının yanında sallanıyor. Tüm bunlar kabul edilemez.
(Darbe girişimi ve tasfiyeler): Sizdeki (Fransa'da) devlete karşı yapılmış bir darbe girişimi değildir, sadece terörist bir eylemdir. Bizde de terörist eylemler noktasında böyle kalkıp bu kadar insan işten çıkarılmamıştır. Bu devlete karşı yapılan bir darbe olunca bu sayı ne oluyor? Aynen Almanya'daki gibi işte 500 bin civarında insan ne yapılıyor, işten çıkarılmış oluyor. Mesela basın, medya diyorsunuz, bu gazeteci dediklerinizin çoğu bu terör eylemlerinin içerisine bulaşmış olanlar.
(İran’daki olaylar): Bu İran'ın kendi iç meselesidir, halkının özgür talepleridir. Ama birilerinin dışarından kalkıp da aynen bizim Taksim’deki Gezi olaylarında yaptıkları gibi, burada da aynı şeyleri yaparlarsa bu ülkelerin iç meselelerine karışmaktır.
(2019’da adaylık): Kim öle, kim kala. Eğer partim, sağ olur da o günleri görürsek, partim de beni aday gösterirse niye olmasın?

Macron’dan ümitliyim
“Bu ziyarete çok önem veriyorum. Sayın Macron’la bir dönemin içerisine girdik. İyi bir başlangıç yaptık. Attığımız adımlar gayet iyi bir şekilde gelişiyor ve kendisinden ümitliyim. Ben Sayın Macron’un Avrupa Birliği’ndeki yerini önemsiyorum ve bunun hakkını da vereceğine inanıyorum.”