Çok yemek kalbi öldürür
Hadis-i şerif: İnsan kalbi, tarladaki ekin gibidir. Yemek, yağmur gibidir. Fazla su, ekini kuruttuğu gibi fazla gıda da kalbi öldürür.
Kaydet
|
Bir Hadîs-i şerîfte "İnsan kalbi, tarladaki ekin gibidir. Yemek, yağmur gibidir. Fazla su, ekini kuruttuğu gibi, fazla gıda kalbi öldürür" buyruluyor. Eskiler bunları çok iyi bilir, "Çok yemek, hastalıkların başı, az yemek ise ilaçların başıdır" der, ölçüyü softada koyar. Eskilerin bir adeti de "Az yiyen melek olur, çok yiyen helâk olur", "Az yiyen her gün yer, çok yiyen bir gün yer" gibi vurgulu sözleri usta hat sanatçılarına levha üzerine yazdırıp yemek odalarına astırmalarıdır. Bunu seçen gözler ölçüyü kaçırmaz, doymadan sofradan kalkmayı bilir. İftar vakti girince önce cemaat ile namaz kılınır, ardından sofraya geçilir. Mütemâdiyen hurmanın eksik olmadığı sofralara eller yıkanmadan oturulmaz, önce gençler, yemekten sonra, önce yaşlılar yıkar. Besmelesiz sofraya geçildiği vâki değildir, hatta herkese hatırlatmak için yüksek sözle söylenir. Âlâ olanı tabağın kenarından yemek, kendi önünden yemek, sağ ayağı dikip, sol ayak üstüne oturmaktır ve sünnettir. Bu sofralar herkesin sus-pus oturup kaşıkların bir tabaktan diğerine salladığı ortamlar değildir, zira konuşmamak ateşe tapanların âdetidir, Müslümanlar sofrada neşeli şeylerden bahseder, ölümden, hastalıktan ve cehennemden konuşmaz. Karnı doyan mümin, bunu günah işlemekte kullanmamak için dua eder, bunun kıyametteki hesabını düşünür ve ibadet yapmaya kuvvetlenmek niyeti ile yer.
Tuz ile bitirmenin sünnet ve şifâ olduğunu bilenler bir tutam tuz ile iftarını tamamlar, "Elhamdülillah" demeyi de unutmaz.
Yemekten sonra eller açılıp, "El-hamdü-lillahillezî eşbeanâ ve ervânâ min-gayri-havlin minnâ ve lâ kuvveh. Allahümme at'imhüm kemâ at'amûnâ. Allahümmerzuknâ kalben takıyyen, mineşşirki beriyyen lâ kâfiren ve şekıyyen velhamdülülillahi rabbilâlemîn" duası edilir ve ardından ev sahibine, bereket, rahmet ve mağfiret ile dua yapılır.
MESCİD-İ AKSA'NIN YANI BAŞINDA...
Filistinli Müslümanların en büyük hayali bir ramazan akşamı Mescid-i Aksa'nın yanı başında iftar etmektir. Saatler öncesinden sofralar hazırlanıyor, dualar ediliyor. İftarda içli köfte, felafel köftesi, humuslu kavurma gibi yöresel tatları tercih ediliyor. Tatlı olarak genellikle tatlandırılmış peynirler, hurma, badem, ceviz ve antep fıstığı gibi çeşitli cerezlerle doldurulmuş hamur işleri sofrada yer buluyor. Ramazan boyunca iftarda keçiboynuzu, demirhindi ve kayısı suları tüketiliyor.
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
