Ramazan ayı sonrasında günde üç öğün beslenme ritmine geçişte bayram dolayısıyla tüketilen şeker ve unlu gıdaların kalp sağlığı açısından risk oluşturabileceği belirtildi.


 Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Nezihi Küçükarslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, insan vücudunun bir denge ve ritim içerisinde çalıştığını söyledi.


Üç öğün beslenme bu dengenin ve ritmin önemli unsurları olduğunu belirten Küçükarslanı, "Ramazan ayı boyunca 11 ay süresince bu ritimle çalışan sindirim sistemimiz sahur ve iftar olmak üzere iki beslenme periyodu ile sınırlanır. Orucun ilk günlerinde bu ritmi sahur ve iftar ritmine çevirmede nasıl birkaç gün zorlanıyorsak, üç öğüne dönüş sırasında da vücut uyum sürecinde zorlanma geçirir" dedi.


Küçükarslan, bayramda tüketilen gıdaların ve şeker ikramının bu uyum süreci ritmini bozduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:


"Vücutta istemeyen şeker yüklenmeleri unlu gıdaların tüketilmesi, et tüketiminin artması gibi sebeplerle yağ oluşumu artışı, vücut yağ dengesinin bozulmasına sebep olur. Unlu ve şekerli gıdaların son noktası vücut yağ döngüsüdür. Kalp koroner damarlarındaki tıkanıklıkların, beyine giden damarların tıkanıklıklarına sebep olan damar sertliğinin ilk başlangıç noktası yağlı plaklardır. Vücut yağ dengesinin bozulmasına eşlik eden bayram rehaveti, uyku sürelerinde uzamalar ve hareket kısıtlılığının artışı, kalp koroner kan damarlarının tıkanıklığı ve yaşlılarda felçle sonuçlanabilen beyin damarı tıkanıklıkları için yüksek risk oluşturuyor."


Doğal sebze meyve ile zenginleştirilmiş bir diyetin, yeme kültürünün kalp ve insan sağlığı için vazgeçilmez olduğuna dikkati çeken Küçükarslan, "Beslenme için lifli, posalı gıdaları tercih edilmeli. Şekerle zenginleştirilmiş gazlı içecekler özellikle çocuklar için büyük tehlike" diye konuştu.


Küçükarslan, aşırı şeker tüketiminin, beraberinde alınması gereken tuz ihtiyacını da artıracağını bunun da ekstra tansiyon yükselmesine neden olabileceğini de ifade etti.