Ziyneti KOCABIYIK
“Modern insan, sanal olarak oluşturduğu kendi güvenlik alanında yaşıyor. Elindekilere sahip olduğunu düşünüyor. Afet ve savaş bölgelerindeki insanların düştüğü durumları görünce aslında bu dünyadaki maddi kazanımların hiçbir garantisinin olmadığını anlıyorsunuz…”

Açe depremi ve ardından yaşanan tsunaminin yaralarını sarmak için Endonezya'da; 2005 yılında on binlerce kişinin ölümüne, on binlercesinin de kaybolmasına sebep olan Muzafferabad depremi ve sel felaketi sebebiyle Pakistan'da;  Darfur krizinde Sudan'da; Yogakarta depreminde Endonezya'da; çatışmalar sırasında 2007 yılında Sri lanka'da; 2009'da Swat krizi sırasında Pakistan'da;  2011'de Van'ı yerle bir eden deprem sırasında Van halkının yanında; 2012'den bu yana Yemen'de yaşanmakta olan insanlık dramında; Suriye'de; Gazze saldırılarında, Filipinler tayfununda… Hekimliğin özünde her ne şartta olursa olsun, insana yardım etmek, dertlere derman olmak yatıyor. Ama onların çalıştığı yerler hep afet bölgeleri,  ihtiyaç duyulan coğrafyalar… Zaman zaman savaş ortamlarında, zaman zaman da deprem, sel, felaket bölgelerinde dertlere derman olmaya çalışıyorlar. Bugünkü konuğumuz, dünyanın doğal ya da insan eliyle oluşturulmuş felaketlerinin yaşandığı coğrafyalarda, ihtiyaç sahiplerinin yanında olmuş bir kurumun, Yeryüzü Doktorları Derneği'nin Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kerem Kınık… 
MUZAFFERABAD DEPREMİ DÖNÜM NOKTASI OLDU
Tamamı gönüllü sağlık profesyonellerinden oluşan Yeryüzü Doktorları, deprem, sel, yangın gibi afetlerle savaş ve kriz durumlarında öncelikli olarak gönüllü sağlık ekipleri göndererek ve ilaç-ekipman desteği vererek felaketzedelerin yanında oluyor…  İlk olarak İngiltere'de Dr. Cemalettin Kani Torun başkanlığında kurulan ve merkezi Manchester'da olan Yeryüzü Doktorları Derneği 2004 yılında İstanbul'da şube açmış. Dr. Kerem Kınık da, o yıllarda Yeryüzü Doktorları'na katılmış. Mecburi hizmetinden sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı olduğu dönemde, İstanbul Belediyesi Sağlık Dairesi'nde Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Kınık, buradaki görevi dolayısıyla Bosna ve Kosova'daki savaş sırasında  o bölgeye insani yardım götüren grubun içinde yer almış. 1990 depreminde 40 gün Adapazarı'nda  kalarak, afet bölgesinde çalışmış. Ancak onun hayatının dönüm noktası 2006 yılında Pakistan'da yaşanan Muzafferabad depremi olmuş. 
“Muzafferabat'ta insanın afetler karşısında ne kadar aciz olduğunu bir kez daha gördüm. Bu olaydan sonra kurumsal yapılar oluşturulması ve Anadolu'nun  bu anlamdaki enerjisinin bu yapılara kanalize edilmesi gerektiğini düşündüm.  Bizden bağımsız ayakta kalabilen kurumlara destek vermek gerektiğine inandım.  Osmanlı'nın eski vakıf sistemi gibi... O dönemlerde çalışan sayımız, kullandığımız bütçeler daha mütevazıydı. Bugün geldiğimiz noktada Yeryüzü Doktorları, merkezinde yaklaşık 40'a yakın çalışanıyla, 150 ye yakın proje çalışanıyla, dünyada sağlık hizmetine ihtiyacı olan insanların yanında olmaya gayret ediyor.”

Projelerimizle insan hayatına dokunuyoruz
Yeryüzünde 1.7 milyar insan ömrü boyunca ilaç yüzü görmüyor. Bu insanların yarısı Afrika'da yaşıyor. Sadece ilaca ulaşımın sağlanması sayesinde yılda 10 milyon insanın hayatı kurtarılabiliyor.

Yeryüzü Doktorları, felaket bölgelerine öncelikle sağlık ekipleri gönderiyor ve bölgedeki acil problemlerinin çözümünde yardımcı oluyor. Daha uzun süreçte ise bölgeye hastane inşa ediyor ya da var alan bir binayı hastane haline dönüştürerek, gerekli malzemeleri gönderiyor. O bölgedeki insanların daha insani şartlarda sağlık hizmeti almasına yardımcı oluyor.  Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki 100 yataklı bölge hastanesi, Gazze'deki 3 fizik tedavi merkezi yaptıran Dernek, Nijer'in başkenti Niyame'de Türk Kalkınma Ajansı'nın desteği ile büyük bir Fistül Hastanesi, 1 milyon TL'lik bütçe ile Uganda'da Gombe Hastanesi'nin  inşa edilmesine önayak oluyor.
SOMALİ'DE TIP EĞİTİMİ
Derneğin direkt sağlık hizmeti götürmenin yanında sağlık eğitimi alanında da çalışmalar yaptığını aktaran Dr. Kerem Kınık, “Sağlık eğitimi alanında da Somali'de yürüttüğümüz Tıpta Uzmanlık Programları var. Somali'de sadece 250 civarında hekim bulunuyor. Bunların 50'si uzman ama uzmanlıkları tartışılır. Buradaki sağlık hizmeti bekleyenlere yardımcı olabilmek için uzman yetiştiriyoruz. Şu an 30'a yakın uzmanlık öğrencimiz, üçüncü yıllarını tamamlamak üzereler. Bu bahar mezun vereceğiz” diyor.
Yeryüzü Doktorları'nın, Afrika'da imza attığı projelerle insan hayatını değiştirmeyi de amaçladığına anlatan Dr. Kerem Kınık, yürütülen projeleri şöyle anlatıyor:
“Yeryüzünün sağlık hizmetinden yoksun coğrafyalarında bazı çocuklar doktor bulamadıkları ya da ameliyat edilemedikleri için gülümsemeye hasret yaşıyorlar. Buradan giden gönüllü plastik cerrahlarımız, bu bölgelerde yaygın olarak görülen dudak damak yarığı ile dünyaya gelen çocukları ameliyat ediyorlar. 'Gülümseyen Çocuklar Projesi' adını verdiğimiz bu proje kapsamında, o bölgedeki plastik cerrahlara eğitim de veriliyor.  Aynı şekilde sahra altı Afrika'da 18 milyon görme engelli var. Bunların yüzde 80'i katarakt hastası. Gönüllü göz doktorlarımız 'Göznuru Projesi' kapsamında bölgeye giderek katarakt ameliyatları yapıyorlar ve 10-15 dakikalık operasyonlarla o insanları ışığa kavuşturuyorlar. Yine sahra altı Afrika'da ve Asya Pasifik bölgesinde fistül hastalığı olarak adlandırılan kadınların idrarını tutamaması ve bu sebeple dışlanmaları çok yaygın. Hatta ölümden önceki son durak olarak adlandırılıyor. 'Umut Menekşeleri Projesi' ile hem bu hastalığı önlemeye hem de tedavi etmeye yönelik çalışmalar yapıyoruz.” 


ÇOCUKLARA UMUT OLUYORLAR
Dünyada her yıl 7 milyon çocuk 5 yaşına gelmeden ölüyor. Bu çocukların yarısı açlık ve tıbbi bakımsızlık yüzünden kaybediliyor. Yeryüzü Doktorları, en azından bu çocukların bir bölümü için umut oluyor.

ORADA BİR DRAM YAŞANIYOR
Beni en çok Gazze etkiliyor
2004 yılından bu yana felaket ve savaş bölgelerinde hizmet veren Dr. Kerem Kınık, bu bölgelerde bulunduktan sonra insanın hayata bakışının tamamen değiştiğini söylüyor. Aynı zamanda Kızılay yönetiminde de görevi olan Dr. Kınık, hem Kızılay da, hem de Yeryüzü Doktorları Derneği bünyesinde insanları yardım müessesi ile tanıştırmaya çalıştıklarını belirterek, “Yardım onu yapan insanı onaran, olgunlaştıran kemâle erdiren bir durum. Başkasının derdiyle dertlenmek yüce bir şey. Günümüz modern insanının en büyük sorunu, kendi günlük dertleriyle boğuşurken dünyada ne olup bittiğine aldırmamasıdır. Modern insanın kendine kurduğu sanal bir koruma alanı vardır ve o küçük kalesinde mutlu mesut yaşamaktadır. Oysa felaket bölgelerinde her an tanık olduğum bir durum var ki, hiçbir şeyin garantisi yok. “Aslında hepimiz potansiyel mülteciyiz.” Mesela yarın biz de mülteci durumuna düşebiliriz. Bir deprem olur, belki de Suriyeliler bize kapılarını açar. İnsanların birbiriyle dayanışması gerekir” diyor.


Dünya üzerinde çok sayıda drama tanık olan Dr. Kınık, kendisini en çok etkileyen bölgenin Gazze olduğunu söylüyor. Gazze'den hep buruk ayrıldığını ifade eden Dr. Kınık, “Özellikle savaş zamanlarında orada bulunduğumuzdan mıdır, oradaki insanların çelik gibi metanetini, direncini, direnme duygusunu gördüğümüzden midir bilemiyorum ama Gazze hep buruk ayrıldığımız, etkilendiğimiz bir coğrafyadır. Mesela şu an Yeryüzü Doktorları Gazze'de büyük bir fizik tedavi ve rehabilitasyon programı yürütüyor. Buradaki 3 tane fizik tedavi merkezimiz, 5 tane evde bakım rehabilitasyon ekibimizle, savaşta yaralanmış ve özürlü olmuş 5400 hastaya bakıyoruz” diye anlatıyor.