ZİYNETİ KOCABIYIK
“Acaba şu an başkaları benim yaptığımdan daha iyi bir şeyler mi yapıyor, onların ne yaptığını kaçırıyor muyum?” duygusu kişiliği zayıf olanlarda kaygı, yetersizlik hissi, zihinsel yorgunluk, zaman kaybı, gerçek sosyal ilişkilerde bozulma ve ilerleyen süreçlerde depresyona  yol açabiliyor”
Akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle birlikte son zamanlarda psikolojik bir hastalık olarak tanımlanan “Herkesin yaptığından sürekli haberdar olma duygusu”, depresyona yol açıyor. Sosyal paylaşım sitelerinde sürekli güncelleme yaparak kiminle olduğunu, ne yaptığını, hatta yediğini-içtiğini başkalarına duyurma dürtüsü psikoloji literatüründe FOMO  (Fear of Missing Out) yani 'gelişmeleri kaçırma korkusu' diye adlandırılıyor. “Fomo”nun “Sanal Uyuşturucu” olarak da tarif edildiğini söyleyen Liv Hospital Klinik Psikoloğu Ceren Aydın “Acaba şu an başkaları benim yaptığımdan daha iyi bir şeyler mi yapıyor, onların ne yaptığını kaçırıyor muyum?' duygusu kişiliği zayıf olanlarda kaygı, yetersizlik hissi, algılama süreçlerinde bozulma, zihinsel yorgunluk, zaman kaybı, hayat doyumunda düşme, sosyal ilişkilerde bozulma ve ilerleyen süreçlerde depresyon gibi olumsuz durumlara yol açabiliyor” dedi.  
ERKEKLER DAHA YATKIN
Yapılan çalışmalara göre sosyal medya kullanıcısı genç yetişkinlerde fomo görülme sıklığının yüzde 75'e kadar çıktığını söyleyen Ceren Aydın, “Günümüz gençliği,  özgürlüğe tutkulu, hayatın zorluklarını çekmemiş, herşeyi kolay elde etmiş bir kuşak. İlişkilerin kurulması ve sürdürülmesi için internet de buna yardımcı oluyor. Bu nedenle gençler ve gençler gibi davranmak isteyenler sanal âlemi zevk ve ilgi alanı olarak seçiyorlar. Bu duruma erkeklerde daha sık rastlanıyor” dedi. Bu duruma sevgi, saygı ve kabul ihtiyacı yüksek, dürtü kontrolü  zayıf kişilerin daha yatkınlık olduğunu hatırlatan Aydın, “Bu kişiler yaptıkları seçimlerin ve içinde bulundukları durumların/aktivitelerin diğer insanlarınki kadar cazip olmamasından endişe ediyor. Yine bu sendromu yaşayanlar istemedikleri halde geri kalmamak adına yapılan davetlere hayır diyemiyor ve çok kez istemedikleri, keyif almadıkları etkinliklere katılıyor.Her şeyin aşırısında olduğu gibi sosyal medya ile uğraşının da aşırısı hayatımızı pek çok yönden olumsuz etkiliyor. Özellikle kaygı, yetersizlik hissi, algılama süreçlerinde bozulma, zihinsel yorgunluk, zaman kaybı, hayat doyumunda düşme, sosyal ilişkilerde bozulma ve ilerleyen süreçlerde depresyon gibi olumsuz duygu ve durumlarla sonuçlanabiliyor” dedi.
Fomofobik misiniz?
Amerikan Psikiyatri Birliği'nin 200 bin kişi üzerinde yaptığı çalışmaya göre sosyal medya kullanıcılarının yüzde 40'ı Fomofobik, yani bir şeyleri kaçırdığını düşünerek sürekli sosyal medyayı kullanma ihtiyacı hissediyor. Uzmanlar aşağıdaki durumlardan üçünün bulunması durumunda psikolojik bir danışmanlık almak gerektiğini belirtiyorlar:  
? Sanal ortamlarda harcadığınız zamanın giderek artması, aile ve arkadaşlarınızı ihmal etmenize, işinizi aksatmanıza neden oluyor mu?
? Çeşitli imkânsızlıklar sebebiyle sanal hesaplarınıza ulaşamadığınızda içinizde bir boşluk hissi, karamsarlık, huzursuzluk veya sinirlilik gibi belirtiler oluyor mu?
? Ortam değiştirdiğinizde, farklı bir mekâna gittiğinizde, başkalarının ilgisini çekeceğini düşündüğünüz aktiviteler yaptığınızda bunu sosyal medya paylaşmak için dayanılmaz bir istek duyuyor musunuz? Sık sık hesaplarınıza girip paylaşımınızın etkisini kontrol etme ihtiyacı hissediyor musunuz?
? Son dönemlerde çok fazla tarzınız olmadığı halde, sanal dünyada “beğeni” ve “yorum” alacağını düşündüğünüz aktivitelerinizin sayısı arttı mı?