ZİYNETİ KOCABIYIK

Dünya Sağlık Örgütü, UNICEF ve Dünya Bankası’nın çocuk malnütrisyonu Eylül 2015 raporuna göre dünyada 41 milyon çocuk fazla kilolu, Türkiye’de ise 0-5 yaş ve 6-18 yaş grubundaki çocuk ve gençlerin %20,5’i şişman olduğu bildirildi. 
SOKAĞA ÇIKMAYAN ÇOCUK ŞİŞMANLIYOR
Çocukluk çağındaki obezite artışının çeşitli sebepleri olduğunu söyleyen Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Tanju Besler, “Çocukların hızla şişmanlamasının en önemli sebebi modern ve teknolojik hayat şartlarının yanında dengesiz beslenmeleridir. Saatlerce ekran karşısında televizyon izleyen, bilgisayarla oynayan, sokakta oyun alanları kısıtlanan çocuklar aldıkları enerjiyi atamıyorlar. Bunun yanında sağlıklı hayatın gereği olan dengeli beslenme özellikle  ihmal edilmesi çocuklarda şişmanlığı artırıyor” dedi.
Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı tarafından düzenlenen Yemekte Denge Çalıştayı’nda konuşan Prof. Dr. Besler, çocuklara yiyeceklerle ilgili yasak konulmasının yerine dengeli beslenmenin öğretilmesi gerektiğini belirterek, “Beslenme eğitimi, ilk çocukluk çağında verilerek bir hayat modeli haline getirilmelidir. Bunun için değişimin evdeki mutfaktan başlaması gerekir. Önce anne baba dengeli beslenmeye dikkat etmeli ve çocuğuna doğru örnek olmalıdır” diye konuştu. 
EĞİTİM ALAN DAHA FAZLA SEBZE YİYOR
Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı tarafından 5 yıldan bu yana Türkiye’nin 10 ilinde 500 okulda yürütülen “Yemekte Denge Programı”nın çocuklarda sağlıklı beslenme bilincini yerleştirilmesi için atılmış önemli bir adım olduğunu söyleyen Prof. Dr. Besler, 5 yılın sonunda yapılan değerlendirmede olumlu sonuçların alınmaya başladığının ortaya çıktığını ifade etti.  Programın etkilerinin 3 üniversite tarafından yürütülen “Besin Tüketim Sıklığı ve Miktarı Konulu Araştırma” ile ölçüldüğünü belirten Prof. Dr. Besler, “Alınan eğitimler sonucunda çocukların yumurta, sebze, meyve, süt ve süt ürünleri ile tahıl ürünlerini daha fazla tükettiklerini gördük” dedi.
Çalıştay’a konuşmacı olarak davet edilen İngiltere Beslenme Vakfı (BNF) Eğitim ve IT Direktörü Roy Ballam  da İngiltere’de 1991 yılından bu yana Yemekte Denge Eğitim Programı’nın bir benzeri olan “Gıda-Hayatın Gerçeği” Projesini sürdürdüklerini ve 3 milyon öğrenciye ulaştıklarını söyledi.  

Spordan önce içilen kahve yağ yakıyor

Diyetisyen Merve Karademir, gün içerisinde içilen bir fincan kahvenin karaciğer yağlanmasını, alkole bağlı gelişen siroz ve karaciğer kanserine yakalanma riskini azalttığını söyledi. “Kansere karşı korunmak için kahve için” diyen Karademir, “İçeriğinde bulunan güçlü antioksidanlar sayesinde kahve, antikanserojen etki göstermektedir. Yapılan çalışmalarda günde 3 fincan kahve içen kadınların hiç içmeyenlere göre cilt kanserine yakalanma riski daha düşük bulundu” dedi. Enerji harcamasını arttıran kahvenin metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeye yardımcı olduğunu söyleyen Karademir, “Günde 2-3 fincan Türk kahvesi veya diğer kahvelerin tüketimi, lipolizisi yani yağ yakımını arttırarak yağ depolarını boşaltır. Termojenik etkisinden dolayı kilo vermeye yardımcı olur. Ayrıca yapılan çalışmalarda sporda yarım saat önce içilen bir fincan kahvenin yağ yakımına destek olduğuna dair kanıtlar bulunmaktadır” diye konuştu.  

YEMEKTE DENGE PROJESİ BÜTÜN YURDA YAYILACAK
Yemekte Denge Programı’nın beşinci yılın sonunda 1 milyon öğrenci, öğretmen ve ebeveyne ulaştığını söyleyen Sabri Ülker Vakfı Genel Müdürü Begüm Mutuş, “Yemekte Denge Programını Milli Eğitim Bakanlığı ile iş birliği yaparak yürüttük. Sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşamla ilgili hazırlamış olduğumuz eğitim materyalleri Millî Eğitim müfredatı ile eşleşti. 10 ilde 8500 öğretmen derslerde sağlıklı ve dengeli beslenmeyi öğretiyor. Gerçekleştirdiğimiz eğitim programının olumlu sonuçlarını hep birlikte görüyoruz. Önümüzdeki 5 yıldaki hedefimiz programın Türkiye’nin tamamına yayılmasını sağlamak” dedi.