Ömer Çetin Engin -  Kötü bir ilk yarı vardı sahada. G.Saray ilk yarım saatte daha çok Carole-Yasin kanadını çalıştırıp, kenar ortalarla pozisyon üretmeye çalıştı. Avcı'nın takımı ise o bildiğimiz alan paylaşım disiplini ve kapılan toplarla G.Saray'ın ceza alanına ani inişler denedi. Her iki takım da son bölgede yeterli beceriyi gösteremedi. Aslında ne arka bloktan ne çizgilerden gol koordinatlarına efektif anlamda yeterli top da gelmiş değildi. Selçuk ilk yarıda oyundan kopuktu. Bilal'in ayağa-uzun-tehlikeli asistlerini mumla aradı gözlerimiz. G.Saray'ın ilk yarıda kaleyi bulan tek şutu bile yoktu. 17'de Bilal'in vuruşu sonuçsuz kaldı. 22'de Carole'ün sıfırdan çıkardığı topta Poldi beceriksizdi. Koca ilk 45'in tek yürek hoplatan pozisyonu son dakikada Başakşehir tarafından geliştirildi. Emre Belözoğlu'nun 'al da at' dediği topta Mehmet Batdal altı pastan çelimsiz vurdu; Muslera adeta kediye dönünce devreye golsüz girildi.

15 dakikalık heyecan

Maçın ikinci dilimi de ilkinden farklı başlamadı. Bu bölümün başında Visca'nın on sekiz yayı üzerinden vuruşu Muslera'da kaldı. Ev sahibi biraz daha dominant futbol ortaya koysa da yine de goller gelene kadar net fırsatlar yoktu karşılaşmada. Son çeyreğe yaklaştıkça Aslan dişini göstermeye başladı. Nitekim 77. dakikada soldan Carole yine indi rakibin sağ arka kanadına; ortasında uzak direkte topu (kolunun da yardımıyla) düzelten Podolski ters köşeye zımbaladı meşin yuvarlağı: 0-1. Başakşehirli oyuncuların özellikle çizgi hakemi Serhad Ürkmez'e feryatları sonucu değiştirmedi. Geldiğinden beri çok istediği forvette nihayet şans yakalayan Podolski hocasına bu golle teşekkür etti. Ardından aynı Podolski'nin sürüklediği atakta (dk.84) Sneijder soldan asistledi, Umut son anda yetişip tavana astı topu: 0-2.