Ali Çelik
Depremde göçük altında kaldı... iki abisini, babasını ve OĞLUNU KAYBETTİ... ama o VAZGEÇMEDİ...
Her şampiyonun bir hikâyesi var. Yaptığı işe inanmak, hırs, azim, çalışmak, çok çalışmak vs... Fakat Milli motosikletçi Kenan Sofuoğlu'unki bir başka.
Dördüncü defa Dünya Supersport kupasını kaldıran Sofuoğlu'nun hayatı, kariyerinin aksine hep kayıplarla dolu. Herkesin imrenerek baktığı bu başarılarının arkasında aslında dağ gibi dramlar var.
YIKIM 15'İNDE BAŞLADI
Kenan Sofuoğlu, 99 Sakarya depreminde ailesiyle birlikte       göçük altında kalıyor ve hayatta kalıyor. Kısa bir zaman sonra, büyük abisi Bahattin Sofuoğlu karşıdan karşıya geçerken bir aracın çarpması sonucu aralarından ayrılıyor. Bir zamanlar pistlerde omuz omuza gaz açtığı abisinin acısını unutamadan diğer abisi Sinan Sofuoğlu motosiklet antremanında kaza yapıyor. Sadece üç gün önce baba olan Sinan'ın ölümü aileyi perişan ediyor. Acılı babayı teselli etmek de ailenin geriye kalan oğlu Kenan'a düşüyor. Kadere bakın ki, cenazede koluna girdiği babası da bu acıya dayanamıyor ve kısa bir süre sonra vefat ediyor. Üst üste gelen üç büyük acıyla sarsılan Kenan, kendi deyimiyle Rabbi'ne sığınıyor ve gaza basıyor. Bu zaman zarfında üç kez dünya şampiyonu oluyor. 


DÜNYADA BİR İLK
Kenan Sofuoğlu, geçen hafta dördüncü zaferini de kazandı. Fakat bu başarının ardında da bu sefer evlat acısı yatıyordu.
Sezona gayet keyifli başlayan Sofuoğlu, Dünya Supersport Şampiyonasını önde götürürken ilk evladını kucağına aldı. Fakat babalık heyecanını yaşarken Hamza ismini verdiği oğlu beyin kanaması geçirdi. Bir yandan pistlerde diğer yanda hastane köşelerende geçen fırtınalı hayatı, küçük Hamza'nın vefatıyla drama dönüştü. 31 yıllık hayatına dört büyük dram ve dört kupa sığdıran Kenan Sofuoğlu ile basın toplantısı için geldiği İstanbul'da konuştuk.
Zafere giden yolu kendisi anlattı:
"Sezona çok iyi başladık, şampiyona lideriydim, moral ve motivasyonum yerindeydi. Bir de üstüne Hamza dünyaya geldi. Her şey süper derken Türkiye'ye döner dönmez Hamza beyin kanaması geçirdi. Sebebi hâlâ bulunamadı. Avrupa'da tahliller yapıldı. Test sonuçlarına bakan hekimler, ancak doğuştan gelen bir kan sorunu olabileceğini söylendi. Rabbimin takdiri... 3 ay mücadele verdik. O süreçte Sayın Cumhurbaşkanımız çok yardımcı oldu. Desteğini sürekli sırtımda hissettim. Tüm çabalarımıza ve dualarımıza rağmen Hamza aramızdan ayrıldı. Dünyam yıkıldı. Eşime destek olmam gerekiyordu. Ona da aynısını söyledim; 'Bu takdir-i ilahi, biz sabredeceğiz. Rabbim bize başka evlatlar verir.'
RABBİME SIĞINDIM
Hastane döneminde hiçbir yarışa antrenman yaparak katılamadım. Bırakın antrenmanı neredeyse yaşamıyordum. Rakiplerim aradaki farkı kapatmıştı. Motivasonumu kaybetmiştim. Tabii takımım da. Daha sonra menajerim Türkiye'ye geldi. Uzun uzun konuştuk. Bana inandıklarını söyledi 'Kenan biz senden vazgeçmedik. Sen de vazgeçme' dedi. Kendimi Hamza için motive etmeye çalıştım. Bir buçuk ay hiç durmadan geceli gündüzlü antrenman yaparak aradaki boşluğu kapatmaya çalıştım. Takım benim bu azmimi görünce ekip olarak çıktıkları tatili iptal etti. Motor üzerinde çalışmalara başladılar. Karar aldık, devam ediyoruz, şampiyonluğu alacağız dedik. Bu motivasyonla İspanya yarışına gittim. İspanya bizim için sezonun anahtarıydı. Kazanamazsak şampiyonluğu o yarışta bırakıyorduk. Çok şükür Rabbim bize yardım etti. Fransa'da ilk 2'de bitirsek te şampiyonduk. Çok kazalar oldu. Yağmurdan dolayı pist çok kaygandı. Nerdeyse herkes kaza yaptı. Birisinin düşmemesi gerekiyordu. Eğer düşersem şampiyonluğu kaybetme riskini göze alamazdım. Çok riske girmeden yarışı ikinci bitirdim ve dünya şampiyonluğunu aldım. Kupanın üstüne Hamza Sofuoğlu yazdıracağım. Bunu evladımız ölünce eşime de söyledim. Yarın Rabbim başka evlat nasip ederse, yirmi sene sonra o günleri görürsem evlatlarıma şunu diyeceğim: Bu abiniz Hamza'nın sayesinde kazanılmış bir kupadır. 
Bu hayatımdaki en önemli kupa. Bundan sonra şampiyonluk alır mıyım bilemiyorum ama Rabbim bana en çok istediğim kupayı nasip etti."


ACISINI KALBİNE GÖMDÜ

Dünya şampiyonasındaki Fransız rakibi Jules Cluzel'in basına verdiği röportajdan sonraki yarışta, en çok alkışı Fransızlardan aldı....
Fransız pilot Jules Cluzel, Kenan Sofuoğlu'nun şampiyonadaki dişli rakibi. Pistlerde mücadelesi o kadar kızışmış ki yarışta omuz ve dirsek temaslarıyla birbirlerini itiyorlar. Bu yüzden Fransızlar Kenan'ı hiç sevmiyor. Cluzel antrenmanda kaza yapıp ayağını kırınca yarıştaki şansını kaybediyor. Hastane ziyaretine şampiyonadaki pilotlardan sadece Kenan Sofuoğlu gidiyor. Hastanede Kenan Jules'e "Seni, annenden babandan daha iyi anlıyorum, çünkü ikimiz de aynı kupa için savaşıyoruz. Benim de sezon içinde hastanede günlerim geçti. Orada yatan ben de olabilirdim. Sana gerçekten çok üzüldüm. Pistlerde ne kadar rakip olsak da motordan inince arkadaşız. Bunu bilmeni istedim" diyor. Cluzel daha sonra Kenan'a şu mesajı çekiyor: "Kötü giden bir gün onun ziyaretiyle çok güzel hale geldi. Bana moral verdi. Gerçekten teşekkür ederim.." Hastane ziyaretini basından öğrenen Fransızlar son yarışta Kenan'ı alkışlıyorlar.

FEDERASYON BAŞKANI ANLATIYOR: Çırağının botunu bağlayan şampiyon



Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanı Bekir Yunus Uçar, şampiyon Kenan Sofuoğlu'nu anlatıyor: "Tüm acılara rağmen dünya şampiyonluğuna koşarken bir taraftan Toprak Razgatlıoğlu'nu yetiştirdi. Onunla çok yakından ilgilendi. Toprak'ın İtalya yarışında yanıma motor sporlarında dünyaca ünlü duayen bir gazeteci geldi. 'Bugün Toprak'ın günü' dedi. Neden diye sordum, parmağı ile onu işaret etti. Döndüm Kenan, Toprak'ın önünde eğilmiş botlarını bağlıyordu. Sonrada kalktı kaskının camını sildi. Düşünsenize Toprak, Avrupalıların tabiri ile çaylak ama bir dünya şampiyonu botlarını bağlıyor, kaskını siliyor. Benim de botlarımı bir dünya şampiyonu bağlasa ben de şampiyon olurum herhalde."