M.EMİN ULUÇ
3 Temmuz 2011'de başlayan şike davası sonrası UEFA hemen harekete geçmiş, polis fezlekeleri, tapeler ve gazete haberlerinden yola çıkarak Fenerbahçe'nin kalemini kırmıştı. Elini ateşe sokmak yerine TFF'yi maşa olarak kullanan Michel Platini yönetimindeki organizasyon "sıfır tolerans" ilkesinden dem vurarak sarı-lacivertlilere Avrupa kapılarını kapatmıştı. UEFA'nın Fenerbahçe'ye çektirdikleri sonrasında da bitmedi. Önce 3 sene ceza verildi sarı-lacivertlilere, UEFA Temyiz Kurulu'nun 1 yıllık indirim yapmasıyla 2 seneye düşen ceza için CAS'a başvuruldu. Ancak sonuç aleyhte oldu. CAS itirazları reddetti ve Temyiz Kurulunun verdiği cezayı onadı. Ardından İsviçre Federal Mahkemeleri'nde hakkını aramayı denedi Fenerbahçe. Fakat İsviçre'den çıkan sonuç da hayal kırıklığı oldu.

Kozlar Fenerbahçe'nin elinde

Federal Mahkeme, yürütmeyi durdurma talebini UEFA'nın Fenerbahçe'ye davayı kazanması halinde her türlü tazminatı ödemeye hazır olduğuna dair beyanı kapsamında, bu aşamada ileride telafisi imkânsız zararların oluşmadığı gerekçesiyle reddetti. Fakat gün oldu, devran döndü. İpler, yeniden yargılama sonrası 3 Temmuz sürecinden beraat eden Fenerbahçe'nin eline geçti. Başta TFF olmak üzere birçok kurum ve kişiye tazminat davası açmaya hazırlanan sarı-lacivertlilerin öncelikli hedeflerinden biri de hiç şüphesiz UEFA. Kimileri CAS'taki davayı geri çeken Fenerbahçe'nin davadan feragat etmesi nedeniyle UEFA'ya karşı bir hukuk savaşı başlatamayacağını öne sürse de bu iddianın hukuki bir dayanağı yok. Fenerbahçe kozlarını doğru oynarsa UEFA'dan hakkını söke söke alabilir. İşte uzmanların konuyla ilgili görüşleri…

AV. YASEMİN MERÇİL 
Fenerbahçe eski Yönetim Kurulu Üyesi
Yeni düşmana gerek yok
Bu kararla birlikte yeni bir durum ortaya çıktı. Fenerbahçe'nin haksızlığa maruz kaldığı tescil edildi. Günü geldiğinde Fenerbahçe Başkanı ve Yönetim Kurulunun uğranılan zararları talep etme hakkı doğacaktır. Ancak şu anda spekülatif söylemlerde bulunmak, yeni düşmanlar edinmek, yeni cepheler açmak anlamına gelir ki, buna hiç gerek yok. Allah'a şükür, Fenerbahçe'nin kimseye ihtiyacı yok. Aksine, hakkımız olan gelirleri bizim yerimize alıp kullanan kulüplerin durumu daha kötü. Bu saatten sonra Fenerbahçe için adım adım ilerlemek hem daha sağlıklı hem de daha doğru olacaktır.



AV. İSMAİL TEPECİK 
Fenerbahçeli Avukatlar Derneği Başkanı

Çok hassas bir konu

Fenerbahçe'mize karşı uygulamaya konan kumpas davası yerel mahkemede  bitti. Ancak davaya katılanların  temyiz hakkı var. Dolayısıyla temyiz etmezlerse önümüzdeki 1 aylık süreçte karar kesinleşir. Ancak temyiz ederlerse, temyiz sonucunu beklemek zorundayız… Bu yasal çerçevede Fenerbahçe'nin yasal hakları karar kesinleştiği tarihten itibaren başlar. Fenerbahçe'nin UEFA'ya ya da diğer kişi ve kurumlara dava açması için önünde hiçbir engel yok. Kulüp, çok detaylı çalışacak bir hukuk kurulu kurmalı ve çalışmalar şimdiden başlamalı. Ben bugüne kadar buna benzer bir dava hatırlamıyorum. Örneği yok. Dolayısıyla çok hassas bir konu. Ancak CAS'taki süreçle tamamen farklı bir durum söz konusu. O zaman kararlar fezleke, tape ve gazete haberleriyle alınmıştı. Şimdi ise bunların hepsinin geçersiz olduğu kabul olunarak beraat kararı verildi. CAS'taki olay iç hukukta olsaydı yargılamanın yenilenmesi istenirdi.
AV. EMİN ÖZKURT 
Spor Hukuku Uzmanı
Kayıplar karşılanabilir
Mahkemeden tarihi bir karar çıktı. Fenerbahçe ve Beşiktaş'la ilgili son derece önemli bir gelişme yaşandı. Mahkeme dosyanın esasına girip karar verdi. Sadece delil yetersizliği ve dinlemelerin geçersizliğine değil, ayrıca söz konusu maçlarda şike olmadığına da karar verildi. Hâl böyleyken Fenerbahçe'nin 2011-12'de Şampiyonlar Ligi'ne alınmamasına sonrasında da UEFA'dan 2 yıl artı ceza almasına sebep olan hukuki zemin ortadan kalkmıştır. Temel sonuç, UEFA ve TFF'nin Fenerbahçe'ye ceza verirken dayandığı fezleke, tapeler ve gazete kupürleri hukuki olarak yok anlamındadır. Aynı durum 1 yıl men cezası alan Beşiktaş için de geçerlidir. İddiaların gerçek dışı çıktığı ortaya çıkmıştır. Hem Fenerbahçe'nin hem Beşiktaş'a tavsiyem, gerekçeli karar çıktıktan sonra öncelikle UEFA'dan yeniden yargılama talep etmeleridir. Kulüplerimizin manevi kayıplarının karşılanması mümkün değil ancak maddi kayıplar bir nebze de olsa karşılanabilir.

AV. HALİL İBRAHİM ÇELİK
Spor Hukuku Uzmanı
Sembolik dava açılabilir
Burada aslolan husus Fenerbahçe'nin CAS'taki davayı neden geri çektiğidir. Bugüne kadar bu konu ilgili gerçekçi bir açıklama yapılmış değil. Bu nedenle mevcut yasal düzlemde UEFA'ya açılan dava sembolik olmaktan öteye geçmeyecektir. Asıl sorumlu TFF'dir. Zira UEFA'nın 2011 yılında gönderdiği tavsiye mektubunun hukuki bir temeli olmamasına rağmen; TFF Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'ne göndermemiştir. O nedenle TFF'ye karşı başlatılacak yasal süreçte Fenerbahçe'nin tazminat alma ihtimali oldukça yüksektir. UEFA hakkında ise Platini'nin ceza aldığı son soruşturmanın ayrıntılarının ortaya çıkması önemli. Zira yürütülen soruşturmada Şenes Erzik'e karşı Türkiye'deki şike süreçlerinde evrak gizleme veya UEFA'ya yanlış evrak verme gibi bir ithamda bulunuluyor. Henüz bir iddiadan ibaret olan bu hususun Fenerbahçe'nin lehine mi yoksa aleyhine mi olabileceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz.