Fatih İşbecer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle ilk 11'de  direkt oynayacak ya da ilk 11'e ciddi aday olacak genç oyuncular baktıklarını  ifade ederek, "İyi bir oyuncu bulursak, ona göre para vereceğiz. Genç, yıldız  adayı birini bulursak, daha agresif, performansa dayalı bir kontrat sunabiliriz.  Devre arası transfer dönemi için bütçemiz şu kadardır diyemiyoruz ama ne kadar  gerekiyorsa o kadar harcayacağız. Transfer için her durumda nokta atışı yapılması  tercih edilecek. Ama bu nokta atışlarının genç ve geleceğe yönelik olmasına özen  göstereceğiz" diye konuştu. 
 
Sezon başında transferde yavaş davranmalarıyla ilgili yapılan  eleştirilere değinen İşbecer, "Burada çok icracı bir yönetim var. Bizim en büyük  sıkıntımız, 'az laf çok iş' prensibimiz oldu. 'Önce işi halledelim, sonra çıkar  açıklamasını yaparız' diyoruz. Futbol endüstrisi  böyle alışmamış, genel olarak,  'çık bir şeyler anlat, ya olur, ya olmaz' şeklinde ilerlemiş. Biz, önce  'yapacağız' deyip, sonra yapamamaktansa, yapılan, biten işleri anlatmayı tercih  ediyoruz. Başlangıçta sessiz bir dönem oldu. Şimdi artık icraatlar da peyderpey  ortaya çıkıyor" değerlendirmesinde bulundu. 
 
Transfer yapmanın, takımı takviye etmenin önemli olduğunun altını  çizen sarı-kırmızılı yönetici, şunları söyledi: 
 
"Türkiye'de transfer daha çok tribünlere yönelik yapılıyor. Kadroya,  mevkiye, finansal gerçeklere dikkat edilmiyor. Galatasaray, artık finansal açıdan  bunlara dikkat etmek zorunda olduğu bir dönemde. Biz bu yaz transfer yaparken,  özellikle kulübün finansal durumuna dikkat ederek hareket etmek durumunda kaldık.  Bu biraz reaksiyon çekti ama sonuçta transferde şampiyon olmanın bir esprisi yok.  Bunun da bir kupası olsaydı, bu yaz biz alamazdık ama yıl sonunda kupaları  genelde Galatasaray aldığı için bunu zaten yıl içindeki başarılarla telafi  edeceğiz." 
 
"Hamama giren terler" 
 
Fatih İşbecer, henüz altıncı ayında olan içinde bulundukları  yönetimin, kısa sürede hem büyük başarılara şahitlik edip hem de ağır  eleştirilere maruz kalması konusunda, "Hamama giren terler" dedi. 
 
Sporun doğası gereği dönem dönem taraftarların tepkisine maruz  kalınabileceğini aktaran İşbecer, "Bu da zaten beklenen bir durum. Hamama giren  terler. Taraftarımız da takımın grafiği yukarı doğru gittikçe, eleştiriden  desteğe dönmeye başladı. Bundan sonrası daha keyifli devam edecektir" ifadelerini  kullandı. 
 
Sarı-kırmızılı takımın istikrarsız sonuçlar aldığı ilk 4 lig haftası  sonrası ritmini bulduğunu anlatan sarı-kırmızılı yönetici, şöyle konuştu: 
 
"Bana göre ilk 4 hafta aslında kötü değildi. Bu süre, Galatasaray'ın  olması gerektiği kadar iyi geçmedi. Zaten çok başarılı bir takım olduğumuz için  bu seviyenin biraz altında kaldığınızda eleştiriler ortaya çıkmaya başlıyor.  Hamza Hamzaoğlu hocamız sezonun başında 8. ve 10. haftalar aralığında tam  performansı yakalayacağımızı söylüyordu. Nitekim dediği şekilde oldu. Son dönemde  takım olarak başarılı bir hale geldik. Ligdeki son maçımızda Gençlerbirliği'ni  1-0 geriye düşmemize karşın 4-1 yendik. Sahada hakem kararları maalesef  aleyhimize olmasına rağmen kazanmasını bildik. Bundan sonra da aynı şekilde devam  edeceğimizi ümit ediyoruz." 
 
"Birinci öncelik, finansal sürdürülebilirlik" 
 
UEFA Finansal Fair Play kurallarına uyum sağlayabilmek için yoğun bir  mesai harcadıklarına dikkati çeken İşbecer, "Galatasaray'ın birinci önceliği,  finansal olarak sürdürülebilir bir yapı kurmak" dedi. 
 
Futbol endüstrisinin artık tamamen ekonomik bir düzen haline  geldiğini, kazanılan paraların, yapılan anlaşmaların ve harcamaların büyük  ölçeklere ulaştığını anlatan sarı-kırmızılı yönetici, sözlerini şöyle sürdürdü: 
 
"Kesinlikle ciddi finansal disipline ihtiyaç duyulan bir alan.  Maalesef geçmişte bu konu, Türkiye'deki tüm kulüplerde olduğu gibi Galatasaray'da  da ihmal edilmiş. Biz biraz bunun ceremesini çekiyoruz. Birinci hedefimiz, 110  yıllık tarihi olan bir kulübü, aynı başarılarla önümüzdeki yıllara taşımak. Bu da  finansal açıdan kuvvetli olmayı gerektiriyor. Bizim bunu önceliğimize almamızın  yanında, UEFA'da kendi turnuvalarına katılan tüm kulüpler için finansal kriterler  getiriyor. Bu konuda Galatasaray, geçmişte bir anlaşma imzaladığı için zaten  kendini belli kurallarla bağlamış. Maalesef gerek ülkemizdeki ekonomik koşullar,  gerek plansız harcamalardan dolayı bunun dışında kalmışız. Verilen sözlere uygun  hareket edememiş, ayağımızı yorganımıza göre uzatmamışız. Bizim buradaki en büyük  amacımız, hem kısa vadede UEFA'yla yaşanabilecek problemi ortaya çıkmadan yok  etmek veya en az zararla bu süreci atlatmaya çalışmak. Ayrıca, UEFA kriterleri  dışında, finansal olarak sürdürülebilir, borcu borçla döndürmeyen, kendi  imkanlarıyla büyüyen, gelişen bir kulübün temellerini atmak istiyoruz." 
 
UEFA ile finansal konularla ilgili sürdürdükleri temasların devam  ettiğini aktaran Fatih İşbecer, "Bizim ilk görüştüğümüz grup, tamamen objektif  kriterlere bakan, hesapları inceleyip, sorular soran bir ekip. Karar mercisi veya  subjektif değerlendirme yapan bir grup değildi. Biz orada durumu,  yaşadıklarımızı, ne gibi düzelmeler planladığımızı, ne gibi düzelmeler  sağladığımızı anlattık. Fikir alış verişinde bulunduk. Onlar da bir sonraki adım  ve devamıyla ilgili bilgilendirmelerde bulundu. Biz bu bilgiler ışığında  çalışmalarımızı son hızla devam ettiriyoruz" diye konuştu. 
 
UEFA Finansal Fair Play Komitesi'yle yapılan görüşmeler hakkında zaman  zaman medyada tarihler verildiğini hatırlata İşbecer, şunları söyledi: 
 
"En kritik eşik 30 Haziran'dı. Bu tarihte bütün profesyonel  futbolcularımızdan bir borçsuzluk kağıdı alıp, UEFA'ya bunu dijital ortamda  göndermemiz gerekiyordu ki bu sene UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılabilelim.  Galatasaray'ın bu tarihteki konuyu da atlatamayacağı ileri sürülüyordu. Çünkü 50  milyon dolar civarında geçmiş dönem ödemeleri vardı. Futbol takımının bu borçları  kapandı. Biz 30 Haziran tarihine kadar nefes bile alamadık. Sadece bunu atlatmaya  konsantre olduk. O dönem gerekli raporlar gönderildi, 15 Ağustos'ta yine raporlar  iletildi. Son olarak bahsedilen 15 Ekim de böyle bir tarih. Bu süreçte UEFA'nın  istediği farklı dokümanlar iletildi. Bu süreçler birbirine karıştığı için UEFA  ile her temas ettiğimiz tarih, Finansal Fair Play konusuyla ilgili zannediliyor.  Tabii ki 15 Ekim tarihli bir süreç vardı ama bu bir karar tarihi değildi. Şimdi  haber bekliyoruz. Kasım ve aralık aylarında kendi iç toplantıları olacak. Bir  noktasında da bizi davet edecekler. Bu yönde talebimizi ilettik. Gidip yaptığımız  işleri, sağladığımız finansal iyileşmeleri aktaracağız." 
 
İlk temaslarda kendilerine olumlu veya olumsuz herhangi bir şey  söylenmediğini aktaran İşbecer, "Çok analitik bir süreç. Rakamlar ortada. UEFA  kriterlerinin dışında kalan bir mali tablo var. Bize olumlu veya olumsuz bir geri  bildirimde bulunmalarına gerek yok. Zaten mevcut rakamlar üzerinden koşuluyor"  dedi. 
 
"Şampiyonlar Ligi'nde de ibreyi yukarı çevirmek istiyoruz" 
 
İşbecer, Süper Lig'de olduğu gibi UEFA Şampiyonlar Ligi'nde de ibreyi  yukarı çevirmek istediklerini söyledi. 
 
"Devler Ligi"ne iyi bir başlangıç yapamadıkları yönünde eleştiriler  olduğunu hatırlatan İşbecer, "Burada maalesef Atletico Madrid'e yenildik. Astana  deplasmanında ise son dakika yediğimiz golle şanssız bir beraberlik aldık. Evet  daha iyi bir başlangıç olmalıydı. Astana'dan 3 puanımızı almalıydık. Atletico  Madrid'le belki berabere kalmalıydık, kazanabilirdik de. Bence kötü bir başlangıç  yapmadık. Benfica'yı inşallah yenerek 3 puanımızı alıp, Şampiyonlar Ligi'nde de  ibreyi ligde olduğu gibi yukarı çevirmek istiyoruz" şeklinde görüş belirtti. 
   
"Göğüs reklamında sona gelindi" 
 
Fatih İşbecer, ulusal organizasyonlar için henüz forma göğüs reklamı  alınamamasıyla ilgili olarak, bu konuda sona yaklaştıklarını belirtti. 
 
Türkiye'deki siyasi ve ekonomik durumun kuruluşları sponsorluk  konusunda biraz yavaştan almaya ittiğini anlatan sarı-kırmızılı yönetici, "Geçen  sene biliyorsunuz, büyük takımlardan biri göğüs reklamı olmadan maçlarını oynadı.  Biz bu sene göğüs sponsorsuz oynamayacağımızı tahmin ediyoruz. Görüşmeler devam  ediyor. Bir kaç görüşmemiz daha olacak ve inşallah kısa bir zaman zarfında bu  konuyu halledeceğiz. Çok ciddi uğraşıyoruz" açıklamasında bulundu. 
 
Taraftardan yönetim kuruluna güvenmesini isteyen Fatih İşbecer, ciddi  bir finansal yapılandırmayı ve gelecek yıllara katkı sağlayacak gençleştirme  operasyonunu paralel yürüttüklerini anlatarak, "İkisini birlikte yürütmek  gerçekten çok zorlu. Diğer branşlarımızda da ciddi atılımlar yapmak için  uğraşıyoruz. Bir yandan da Mecidiyeköy'deki otel inşası, Riva projesi ve statla  ilgili muhtelif çalışmalar yapılıyor. Bunlar hep zaman alan şeyler. Akşamdan  sabaha olmuyor. Adım adım, bittikçe açıklanacak projelerimiz var. Tamamlandıkça,  taraftarımız da ne kadar düzgün işler yapıldığını görecek" şeklinde konuştu.