Pazar gününü iple çeken, şampiyonluk için 1 puan yeten Beşiktaş’ın başarısı konuşuluyor, tartışılıyor… Futbolu irdelendi, Şenol Güneş’in hakkı teslim edildi… Tüm bunlar olurken ve başarı gelirken takdiri hak eden yan unsunlar da vardı… Futbolumuzda “Gönüllerin şampiyonu” tabiri hedefine ulaşamamış ama beğeni toplamış takımları ifade etmek için kullanılırken onun da sahibi Beşiktaş oldu… Kara Kartal için sadece ligin değil “Gönüllerin de şampiyonu” yorumları yapıldı… Tabii bunun da nedenleri vardı…

İşte Beşiktaş’ın sadece puan durumunda değil gönüllerde de şampiyon olarak görülmesinin sebepleri:
Saygı gördü beğenildi
Futbolcular sahada işini yaptı, çirkefliğe kaçmadı.
Yönetim kavgalara ve demeç savaşlarına girmedi.
Takım saha içinde kaldı, futboluyla beğeni topladı.
Sorunlar aile içinde çözüldü, dışarı yansıtılmadı.
Negatif görüntü verenler Güneş’ten makas yedi.
Yersiz, yurtsuzdu ama isyan etmedi, sabır gösterdi.
Psikolojik baskılarda sinirlenmeden sakin kaldı.

O kupa oraya gidemez

Beşiktaş’ın Osmanlıspor maçında kupanın Vodafone Arena’ya götürülüp götürülmeyeceği tartışma konusuydu. Talimatlara göre bu mümkün değil. Törenle ilgili kararı federasyon veriyor. Bu arada başkan Fikret Orman, kupa ile ilgili taleplerinin olmadığını söyledi ve “Konya deplasmanına da gideceğiz ve 19 Mayıs bayram günü şampiyonluk kutlaması yapacağız” dedi.

Hâlâ Trabzon’un  GERİSİNDE
Kariyerinde bir ilke imza atmak üzere olan Şenol Güneş’in istatistiklerinde dikkat çeken bir ayrıntı var… Şu anda maç başına 2.38 puan ortalaması tutturan Güneş, bu anlamda Trabzonspor’da zirve yaptı ancak şampiyonluk göremedi. En yüksek istatistiği 1995-96 sezonunda 84 puana olarak 2.41’le elde eden başarılı teknik adam, 2010-11’de de 82 puanla 2.39’u görmüştü. Eğer Güneş kalan iki maçı da kazanırsa 82 puana ulaşacak ve ortalama 2.41’de kalacak.