Karşılaşmanın ilk yarısında pozisyon bulamadıklarını ifade eden Fatih Terim, "Maça bakacak olursak ilk yarı kurak ve sıcak ikinci yarı yağışlı ve gollü geçti. İlk yarı pozisyon bulamadık. Devre arası tahmin edebileceğiniz gibi geçti ve kendine geldi takım. İlk yarıda da kendine geldiği zamanda da Ozan uzun yıllardır bizde oynuyormuş gibiydi. Onun adına çok sevinçliyim. Bu bir genci oynatma fantezisi değil. Mecburiyet ve güven. Maicon sakat, Ahmet, Ozan ve Serdar var. Hafif bir maç değil. Tam tersi liderlik maçı. O yüzden ciddi bir riskti. Burada bizim şansımız var o da- Galatasaray taraftarı. Hem oyuncuya sahip çıkıyor hem de tolerans gösteriyor. Neredeyse hatasız diyebileceğimiz bir maç oynadı. Onun için çok mutluyum. Ayrıca da iyi bir çocuk. Beyefendiliğiyle öğrenme isteğiyle iyi bir çocuk. Galatasaray uzun yıllar için iyi bir futbolcu kazandı" diye konuştu.

"HATA ORANI GİTTİKÇE DÜŞECEKTİR"
Hakemin iki kez VAR'a başvurması sorulan Fatih Terim, "Bir penaltıya hükmetmişseniz, yüz bin kişi karşı çıksa illa penaltı olabilecek küçük bir nokta bulursunuz. Zaten VAR'a gittiği zaman yok. Süper Kupa maçını da unutmadık. Uzun yıllar üst düzey top oynadık, çalıştırdık. Avrupa'da takım çalıştırdık. Bazen VAR yok oluyor. Ben genelde konuşmuyorum ama ofsayt pozisyonunda da kolu önde galiba. Ama Emre'nin pozisyonuna bir daha bakmak lazım. Ben VAR'ın olmasından yana oyumu kullanan biriyim. İlk zamanlar baya hata olmuş. Şimdi hata oranı aza doğru gidiyor. Bizde de zaman geçtikte daha doğru olacaktır. Bana kalırsa değil ama ona göre penaltı. Karar hakemindir. VAR'ındır. Yapacak bir şey yok. Zaten ikincide de beklemedim iptal olur diye direk gittim" şeklinde konuştu.

"ESAS DÜŞÜNCEM KENDİ DEĞERLERİMİZİN SEVİYESİNİ YUKARI ÇEKMEK"
Lig, Şampiyonlar Ligi ve kupada yüksek seviyedeki oyunculara ihtiyaçları olduğun belirten Terim, "Sıkıntılarımız var. Açıkçası esas düşüncem kendi değerlerimizin seviyesini yukarı çekmek. Ne kadar çok oyuncu olursa o kadara ihtiyacımız var. Hem Türkiye'de hem Şampiyonlar Ligi'nde sonrasında kupada ne kadar fazla oyuncuyu yüksek seviyeye çekebilirsek iyi olacak. Dün sabaha karşı geldi Onyekuru. 24 saat yolculuk yapıp geldi milli maçtan. Martin ayağına darbe aldı, Mariano dizine bir darbe almış. Emre'nin kasığında bir ağır var. Bu yolculuk esnasında ufak tefek sıkıntılar olacak. Bunlara bizim nasıl reaksiyon vereceğimiz önemli demiştim. Bugün doğru reaksiyon verdiler. Eren çok mücadele etti. Sinan keza. Hepsine ihtiyacımız var" diye konuştu.

"İKİNCİ YARIDAKİ GİBİ BİR TAKIM SAHADA OLMALI"
Salı günün oynanacak Lokomotiv Moskova karşılaşmasının kadrosunda değişiklik yapabileceğinin altını çizen Terim, "Moskova maçında değişiklik yapabilirim ama genel manada ikinci yarıdaki gibi bir takım sahada olmalı. Olacaktır da inşallah. Birkaç eksiğimiz var. Onlar da dönecektir. Maicon, salı oynar mı oynamaz mı bilmiyoruz. Bugün sadece 3 puan kazanmadık. 2 tane de genç oynattık. Devre arasına kadar 1-2 sürprizimiz daha olabilir gençlerde. En az sakatlık yaşarız. Kırmızı kartı kabul etmiyoruz zaten. Trabzon'dan sonra kendimize geldik" dedi.

"MOURINHO EN BAŞARILISI"
Yakın arkadaşı Mourinho'nun İngiltere'de yaşadığı sıkıntılarla ilgili de konuşan Terim, "Bir defa Mourinho ile ilgili bir şeyler söyleyeyim. Bana göre en başarılı antrenör. Gerekli cevapları veriyor. Söyledikleri de doğru. Önemli bir antrenör. Dünyanın en önemli başarılı antrenörlerinin başında. Ben de zaman zaman üzülüp kırılıyorum. Bazen çileden çıktığınız da oluyor. Ama sabırla son zamanlarda özellikle de bu konuda daha çok sabreder, muhatap olmamaya, karşılık vermemeye çalışıyorum. Huzurlu bir lige de ihtiyacımız var. Maç içerisinde olur. Futbol zaten heyecanlı bir oyun. Biraz daha hepimizin huzurlu bir lige ihtiyacı var. Benim yaptığım başarıları benim söylemem doğru değil. Kitaplar, defterler, tarih yazıp söylüyor. Zaman zaman kırıldığım ömür boyu da bu kırgınlığımı atamayacağım insanlar var. Bu arada ben geldikten sonra burada 34 gol atıp 4 gol yemişiz. Burada bunların 2'si de penaltıdan. Bu çok iyi bir istatistik" ifadelerini kullandı.

"GEREKİRSE 3 GÜNDE 1 DE OYNARIZ"
Salı ve cuma günlerinde üst üste maça çıkacakları hatırlatılan Terim, "İstişare ile bu kararları alıyoruz. Bizim bir gün daha fazla dinlenmek istediğimiz, herkesin ortak fikri. UEFA'da oynayanlar aynı şekilde. Hak, adalet neyse herkese eşit mesafede olmasını istiyoruz. Cuma istememin sebebi, çok avantajlı bir gün değildir. Salı içeride oynadığımız için 4'üncü gün maça çıkıyoruz. İlerleyen zamanlarda direk dışarıdan deplasmana gittiğimiz maçlar olacak. Benim itirazım yok. Gerekirse 3 günde de oynarız. Avrupa'da oynayan kulüplerin istedikleri çok önemli bence. Hiçbir şikayetim yok" ifadelerini kullandı.
Avrupa'da ikinciliğin başarı sayıldığını anca Türkiye'de bunun böyle olmadığını ifade eden Terim, "Oyun anlayışım böyle. Mümkünse rakip sahada oynamayı, daha çok hücum benimseyen beklerle oynamayı, ve orta sahadan gidenlerle oynamayı seviyorum. Ben futbolu oynayanın da, oynatanın da, izleyenin de zevk almasından yanayım. Hayatım boyunca böyle oldu. Baktığınız zaman başarılı da olmuşumdur. Bu devam edecektir. Hücum antrenmanı savunma antrenmanından daha çok yapılır. Bu illa çıkıp gol atacaksınız demek değildir. Ben bir felsefeyi aktarmaya çalışıyorum. Ben bütün takımlarında böyle davrandım. Büyük kulüp teknik adamlığında pardon yok. Size bu şansı vermiyorlar. İkincilik Avrupa’da önemli başarıdır. Bizde böyle değil. Buradan hareket ederek bu hedefe oynamak zorundayız. Ben 96’da şampiyon olmasan ikinci sene devam edemeyebilirdim. Buralarda gol atmak gerekiyor, ya da en azından attığınızın yediğinizden fazla olması gerekiyor” diyerek sözlerini tamamladı.