Canan ERASLAN

Bir kadın, anne olunca fark ediyor aslında gerçek gücünü. O zaman anlıyor bu gücün dünyanın işleyişini değiştirecek kadar büyük olduğunu...
Çünkü geceler boyu, yarım saatte bir uyanıp, ertesi gün onun bir gülücüğüyle bütün enerjisine kavuşabilen insandır anne.
Onu en iyi şekilde büyütmek için yemeyip yediren, içmeyip içiren...
Attığı ilk adımda dünyaları kucaklayacak kadar sevinen.
Ağzındaki minicik dişi gördüğünde, atom parçalanmış gibi tepki veren.
Çıkardığı ilk sesi mutlaka 'anne' diye yorumlayan, bir yeri çizildiğinde içi parçalanan...
Az yese açlıktan öleceğini, boyu yavaş uzasa öyle kalacağını sanıp ağlayan; okula başladığında onunla yeniden ilkokula başlayan...
Daha o günlerden hangi okula gidip hangi mesleği seçeceğini planlayandır anne.
Yıllar geçtikçe "sen anlamazsın" diye başlayıp, "bana karışma" diye devam eden haykırışlara katlanan...
Vefasızlıklardan, unutulmuşluktan, ötelenmişlikten, duyduğu acıyı tek telefonla, bir tek 'annem' kelimesiyle unutabilen de...
Ve yetiştirdiği insanla aslında insanlığı ve elbette dünyayı değiştirebilendir anne.
İşte bugün onların günü. Nasıl büyüdüğümüzü, onun bizim için nelere katlandığını hatırlayacağımız, ona minnetimizi bir kucaklamayla dahi olsa ifade edebilme fırsatı bulacağımız gün. Hiçbir bahaneye sığınmadan, "Bütün dünya ile kutlamak zorunda mıyım?" demeden kucaklayalım dünyanın en değerli varlıklarını.