Kaydet
|

Büyük âlim Takıyyüddîn Efendi, bir gün Alî el-Harîrî hazretlerine misâfir gelmişti.

Misâfire bir ikrâm lâzımdı.

O ara bir (koyun sürüsü) geldi.

Ve o yörede yayıldılar.

Alî el Harîrî hazretleri, bir talebeyi çağırdı.

Ve ona, bir koyunu gösterip;

"Şu iri kuyruklu ve alaca renkli koyunu getir!" buyurdu.

Bu söz, Takıyyüddîne garip geldi.

Ve kendi kendine;

"Bu koyunu yemek câiz olmaz. Onlar yese de, ben yemeyeceğim" dedi.

Derken o koyunu kestiler.

Sonra bir güzel pişirdiler.

Tam yemeye başlayacaklardı.

Nefes nefese biri gelip sordu:

"Buradan bir koyun sürüsü geçti mi?"

Dediler ki:

"Geçti, niye sordun?"

"O sürüde, (iri kuyruklu) ve (alaca renkli) bir koyun vardı. Onu Alî Harîrî hazretlerine nezretmiştim" dedi.

Oradakiler;

"O koyun, şu sofrada" dediler.

O kişi çok sevindi.

Ve o sevinçle;

"Koyun sâhibini bulmuş!" dedi.

Alî el-Harîrî, Takıyyüddîne;

"Hüsn-i zan et" buyurdu.

O, hatâsını anladı.

İçinden tövbe etti.

Çok da mahcup oldu.

Ve derhâl Alî El Harîrî hazretlerinden özür dileyip, bir daha da yanından ayrılmadı....

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.