BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Kahramanmaraşlılar boğazlarına değil lezzete düşkünler

Hangi ülke ya da şehir olursa olsun tüketilen yiyecek ya da içeceklerin geçmişinin, tarihinin bilinmesi; bu ürünlerin geliştirilmesi açısından temel oluşturur. Günümüzde turizm hareketlerinde, kültürel ve geleneksel değerler önem kazanmaya başladı. Yerel değerlerine sahip çıkan destinasyonlar daha çok ilgi görüyor.
Kahramanmaraş ve çevresi bilinen hâliyle tarih öncesi dönemlerden günümüze binlerce yıllık bir geçmişe sahip. Kahramanmaraş’ın zengin tarihi, kültürü ve mimarisinin yanı sıra yemek kültürü de ayrı bir özellik taşıyor. KAHRAMANMARAŞLILAR BOĞAZLARINA DÜŞKÜN DEĞİLLER LEZZETE DÜŞKÜNLER. Kahramanmaraş her anlamda şaşırtan bir il; mesela 2 bin 500 çiçekli bitki mevcut. Yani birçok ülkenin çiçek varlığından fazla. Bu bitkilerin 500’den fazlası endemik yani ülkemize özgü ve 25 adedi Kahramanmaraşlı. Sumak, sahlep ve Çağlayancerit cevizi de cabası...
Kahramanmaraş ve dondurma ayrılmaz bir bütün ve MADO bu bütünün reçinesi. Mehmet Kambur, Atilla Kambur ve Erdal Kambur üç kardeş ilk günkü heyecanlarıyla ata yadigârı dondurmayı bugün dünyaya anlatıyorlar, bu muhteşem geleneği yaşatıyorlar ve kesinlikle alkışı hak ediyorlar. Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şahin Balcıoğlu ise adına yakışan bir heyecan ve hızla şehrin ekonomi dinamiklerini ayakta tutuyor, şehrin dünya gündemine ayak uydurması için özel çaba harcıyor. Ayrıca bir nar ekşisi yapıyor, inanılmaz.
Ve gelelim Kahramanmaraş’ın Ceylan’ına ya da diğer ismi ile Nazlı’sına. Nazlı Ceylan Balduk Kurtul, Kahramanmaraş’ın efsane eski Ticaret Odası Başkanı bütün ülkemizde namlı Mehmet Balduk’un kızı. Ceylan, şahane bir ailenin kızı olmanın bütün unsurlarını taşıyor. Bir insan, şehrine bu kadar mı âşık olur, inanın ona göre dünyanın merkezi Kahramanmaraş. Enerjisi, bilgisi, görgüsü ve samimiyetiyle büyülüyor. İşte onunla yaptığım gastronomi özelindeki röportaj; aslında kendinden çok şehrini anlattı...

KÖKLERİME BAĞLIYIM
¥ Ardı ardına sıralanan başarılı girişimcilik hikâyeleriyle dolu bir geçmişiniz var. Hikâyenizi bir defa da sizden dinleyebilir miyiz?
İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunuyum. Üniversiteyi bitirdikten sonra Milano’ya Institito Marangoni’ye Brand Management masterı yapmak üzere gittim. Fakat köklerime, aileme o kadar bağlıyım ki nefes alamadım yabancı bir ülkede. Master sonrası Türkiye’ye döndüm. Maraş’ta konfeksiyon atölyemi kurarak kendi markamı “Nazlı Ceylan” ismiyle üretmeye başladım. Hâlen Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve  Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı’yım. Aynı zamanda Ticaret ve Sanayi Odası Turizm Komisyonunu yönetiyorum.

ŞİİR GİBİ ŞEHİR
¥ Kahramanmaraş’ta  üstlendiğiniz görevi ve bu konudaki gelecek planlarınızı bizimle paylaşır mısınız?
Babam Mehmet Balduk döneminde Maraş, sanayii ile var oldu ve kendini ispatladı. Biz başkanımız ve yönetim kurulu olarak bu çalışmaları yukarıya taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz. Benim ağırlıkla çalıştığım alan ise Kahramanmaraş tanıtımı, turizm, kültür ve gastromomi dinamikleri. Pandemi olmasaydı Kahramanmaraş Büyüksehir Belediyesi ile ortak eylül ayında Gastrofest düzenleyecektik. Çünkü eylülde Maraş şiir gibidir. Hafif poyraz eser, üzümler çıkar, ceviz hasadı başlar, şireler, biber salçası yapılır, tarhana hazırlanır.

BURADAKİ TATLAR BAŞKA YERDE YOK
¥ Kahramanmaraş’ın en önemli gastronomi değerleri nelerdir?
Kahramanmaraş deyince tabii ki akla ilk dondurmamız gelir. Maraş’ta yetişen endemik orkide bitkisinin kökü sahlep ile keçi sütünün bir araya getirdiği muhteşem tat. Sonra tarhanamız. Döğme (yarma), keçi yoğurdu ve kekik bileşimi güneşle bir araya gelince bambaşka bir lezzete dönüşüyor. Ondan sonra bütün ekşili yemeklere tat katan “lezzetin anahtarı” sumak ekşimiz. Sumak denilen bitkinin suyla buluşturulup güneşte pekmez katılığına gelinceye kadar bekletildiği o harika lezzet. Maraş biberine gelince, 2003 yılında coğrafi işaretini aldığımız ürün, Gaziantep, Adıyaman, Kilis, Hatay, Şanlıurfa illerini kapsayan havzada yetiştiriliyor. Urfa biberinden farkı, parlak kırmızı rengi ve daha az acı oluşu. Çağlayancerit ve Bertiz cevizi. Bizim cevizimizin diğer cevizlerden farkı yağ oranı ve omega değerinin yüksek oluşu. Bizde ceviz çok değerli olduğu için tane ile satılır. Öncelikle Maraş’ta bir çorba kültürü var. Maraş paça, ekşili çorba, şalgamlı tarhana çorbası, tirşik çorbası. Yemeklerine gelince, Eli böğründe (yan yana), Maraş havuçlu pilav - havuç ekşilemesi, ekşili aya sulusu, etli dolma, havuç dolması, kuru dolma, yaprak sarma, haşlama içli köfte, sulu yağlı köfte, ekşili köfte, yavan köfte - ekşili turşu, (bu ekşili yemeklerin hepsinde sumak ekşi kullanırız) mimbar, peynirli pide, fıstıklı şekerli pide ve Maraş tava. Tatlıda ise gelenek, şekersiz, pekmezle yapılan şire işleri. Bertiz üzümünden yapılan siyah sucuk, köpük sucuğu, bastık, samsa. Bunlar cevizle birleşince inanılmaz tatlar ortaya çıkıyor. Hapısa, kırma, çullama, bastık kavurması da natürel lezzetler. Ayrıca ballı börek ve şekerle yapılan birçok lezzet. Tabii yanında dondurmayla…

GASTRONOMİ İLE DOĞAYI BİRLEŞTİRECEĞİZ
¥ Kahramanmaraş’ta gastronomi turizmini geliştirmek için somut olarak neler yapılabilir, projelerden bahseder misiniz?
Kahramanmaraş, özellikle doğa turizminin, dağcılığın, kuş gözlemciliğinin, flora araştırmalarının en büyük çekim merkezi. Buna gastronomiyi ekleyip insanların damak zevkine hitap etmeliyiz. Maraş’a ait çok güçlü ürünlerimiz var. Hepsinin coğrafi işareti bizde ve uluslararası tanıtılması gerekiyor, aynı dondurmamız gibi. Öncelikle profesyonel bir yemek kitabımızın olması gerekiyor ki, biz Kadın Girişimciler Kurulu olarak bunun çalışmasını yapıyoruz. Maraş Mutfağı tanıtım günleri planlamıştık, bunu gerçekleştirmek istiyoruz. İşin uzmanlarını buraya davet ederek Kahramanmaraş’ın gastronomi zenginliğini göstermek adına çalışıyoruz. Sosyal medya aracılığıyla geniş kitlelere ulaşarak ve özellikle genç neslin geçmişimizin izlerini yakalamasını arzu ediyoruz. 700 yıllık tarihe sahip olan ve farklı din ve kültürlerin bir arada yaşama becerisini gösterdiği Süleymanlı köyü, gastronomi turlarının en önemli destinasyonları arasında yer alabilir. Bu hedefle bir proje çalışmamız devam ediyor. Ayrıca gelecek turistin bir günde neler yapabileceği ve nereye nasıl ulaşacağı konusunda rehberler hazırlıyoruz. Gelen turistlere esnafın nasıl hizmet vermesi gerektiğiyle ilgili de seminerler düzenleyeceğiz.

FESTİVAL DİJİTALDE
Adana Valiliği tarafından bu yıl 9-11 Ekim’de 4’üncüsü düzenlenecek olan Uluslararası Adana Lezzet Festivali, koronavirüs tedbirleri çerçevesinde dijital olarak gerçekleştirilecek. “İlham Veren Tüm Renkleriyle Adana” temasıyla gerçekleşecek festivalin odak noktası geleneksel Adana Mutfağı olurken, şehirde iz bırakmış farklı kültürlerin lezzetleri de festival kapsamında ön plana çıkarılacak. Adana Valisi Süleyman Elban konuyla ilgili, “Salgın dönemde maksimum seviyede izolasyon ve hijyen tedbirleri bizim de gündemimizde. Fiziki mesafeye dikkat edilerek gerçekleştirilecek festivalimiz, Adana’nın mahallî gastronomik değerlerini bütün dünyaya tanıtacak. Festival dâhilinde birçok ünlü şefi şehrimizde ağırlayarak farklı etkinliklere ev sahipliği yapacağız. Halkımız etkinlik alanlarında bulunamayacağından, bu sene festivalimizin coşkusunu dijitale taşıyacağız” dedi.

 

RESMİN BÜYÜK HALİ İÇİN GÖRSELE TIKLAYIN


 

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
615594 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/adnan-sahin/615594.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT