BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Kurbanlık aldığımız hayvanın küpe sorgulamasında “ölü” yazıyordu!..

Anlat Derdini Feridun Ağabeye
Anlat Derdini Feridun Ağabey'e
Facebook
 
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2016 yılından bu yana hizmete koyduğu "Küpe Sorgulama" sayfası küçük ve büyükbaş hayvanların sorgulanması için çok yararlı olduğuna inandığımız bir sistemdi.
O zamandan bugüne küçük ya da büyükbaş hayvan almaya kalkan bir vatandaş sorgulamayı oradan yaparak hayvan hakkında doğru bilgiye ulaşmaya çalışır.
Hatta bakanlığın "Küpesorgula" denilen ve https://hayvanbilgi.tarim.gov.tr/ diye girilen bu adresine hayvanların kulağındaki numarayı girdiğinizde hayvan hakkında bilgi alırsınız.
Güvenilir bir sistem olarak pek çok kimsenin en azından sağlıklı bir hayvan alıp almadığı buradan belli olurdu.
Bakanlık sistemle ilgili açıklamasında "Hayvanların küpelenmesi ve kayıt altına alınmasındaki amaç, hayvan hareketlerinin kontrolünü sağlamak, hastalıklı hayvanların hareketini önleyerek hastalıkların yayılmasını önlemek ve dolayısıyla sağlıklı gıda elde ederek halk sağlığını korumaktır" diyordu.
Görünüşte güzel bir sistem demek istiyoruz. Ancak "di" geçmiş zaman ekini de eklemek istiyoruz. "Sistemdi" diyoruz zira son kurban bayramında dinî vazifemizi yerine getirmek için satın aldığımız hayvandaki kulağı sorguladığımızda "şok" denecek bir sonuca ulaştık.
Satın aldığımız hayvanın küpe numarası TR40827389, sorgulama sonucu ise ÖLÜ...
Karşımızda canlı kanlı duran hatta yerinde duramayacak kadar hareketli hayvan Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre "ölü" görünüyordu. Satıcı "Ne ölüsü hayvan karşında, bakanlığın veri bilgisi yanlış" dedi. Biz de, karşımızda canlı kanlı duran hayvana baktığımızda satıcıyı haklı görmek zorunda kaldık...
Şimdi sizin aracılığınızla Bakanlığın ilgili birimlerine soruyoruz: Sistemde bu tür hata olabilir mi? Yanlışlık nereden nasıl kaynaklanmaktadır? Saygılarımızla...
          Erol Kara
 
 
Temassız ateş ölçüm cihazları...
 
Bazı sosyal paylaşım hesaplarından bize de ulaşan bir bilgiler var. Deniliyor ki: “Arkadaşlar herhangi bir kuruma girerken ateşölçere denk geldiğinizde sakın alnınızdan ölçtürmeyin. Alında Epifiz bezi var. Bunlara zarar verebilir. Hatta gözlere ve nöronlara da zarar verebilir. Boğazdan, koldan, bileğinizden ölçtürün. Bu cihazlar termometre olarak bilinir ve kızılötesi ışın kullanırlar. Tetiğe basıldığında size kızılötesi ışın gönderir ve vücut ateşinizin alnınıza yansıyan katmanında ısıölçer...”
Bu iddialar üzerine konuyla ilgili internet sitelerinde yaptığımız kimi araştırmada da temassız ateş ölçüm cihazlarının zararlı ışın yaymadığı, insan vücudunun kızılötesi ışınlarını ölçtüğünü söylüyor. Epifiz bezi de alnın hemen arkasında değil beynin orta kısmında yer alıyor. Covid-19 ile birlikte yaşamaya alıştığımız şu günlerde yayılan bu iddialar doğru değil” diye de yazıyor. Bu konuda Sağlık Bilim Kurulumuzdan bir yetkili ve Bakanlık vatandaşı bilgilendirebilir mi? Derdimizi Bakanlığımıza ve Sağlık Bilim Kurulumuza iletirseniz memnun oluruz...
          Rumuz: “Ev Hanımı”-İstanbul
 
 
Üniversiteli işçiler sesini duyuramıyor
 
Yıllardan beri bu konuda sürekli yazıyorlar. Biz de belirli aralıklarla bu taleplerine yer veriyoruz. Ama görünen o ki üniversiteli işçiler talepleriyle ilgili seslerini henüz duyurabilmiş değiller.
Diyorlar ki: “Kamu Kurum, Kuruluşlarında, Belediyelerde ve KİT’lerde işçi ve memur statüsündeki personeller ile işler yürütülmektedir. Memur statüsünde değerlendirilenler unvanlarını kullanmakta ve çalıştıkları yerlerde şef, müdür, müdür yardımcısı gibi makamlara yükselebilmektedirler. Buna karşın işçi statüsünde değerlendirilenler ise terfi ve görevde yükselme gibi özlük haklarından faydalanamamaktadırlar.
Üniversite mezunu olmamıza rağmen işçi statüsünde olduğumuzdan dolayı çalıştığımız kurum bizi istediği yerde ve pozisyonda işçi olarak çalıştırmakta bununla birlikte memur statüsünde çalışan personeller ise meslek ve unvanı gereği olan müdürlüklerde ve pozisyonlarda çalışmaktadırlar.
Üniversite mezunu işçiler olarak tayin, nakil, geçici görev gibi özlük haklarından faydalanamadığımız gibi mesleğimiz konusundaki toplantılara, seminerlere, eğitimlere yalnızca işçi olduğumuzdan dolayı katılamamaktayız. Bu tip organizasyonlara katılma taleplerimiz olmadığımızdan dolayı kurum tarafından reddedilmektedir.
Biz üniversite mezunu işçiler arasında, başka bir kuruma tayin ve atama durumu olmadığından eşlerinden ve çocuklarından ayrı yaşayanlar bulunmaktadır.
Bugüne kadar verilen her türlü görevi layıkıyla yerine getiren üniversite mezunu işçileri memuriyet kadrolarına alarak haksızlığın önüne geçilmelidir.
Üniversite mezunu işçiler olarak, gerekli yasal düzenlemenin yapılarak statü değişikliği ile memur kadrolarına geçmemiz gerekliliğini ve mağduriyetimizin giderilmesi hususunu saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz.
          Kenan Arbaş
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
614956 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/anlat-derdini-feridun-agabey-e/614956.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT