BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Türk çocuklara Filipinli bakıcı

Burcu Çetinkaya
Facebook

Ece Erken’in dadısını bulan ajans olarak gündeme gelen başarılı iş kadınının müşterileri arasında futbolcular, kulüp başkanları, bakanlar, iş adamları ve sanat camiasından ünlüler var. 

Bu haftaki röportajım aynı zamanda anne olan bir iş kadınıyla. Öncelikle tüm annelerin, anne ruhlu kadınların ve anne adaylarının “Anneler Günü”nü kutluyorum. Olcay Nazlı Karakuş, “filipinlibakici” ismindeki Instagram hesabının sahibi. Birçok ünlünün, sporcunun, sanatçının, iş kadınının evinde çalışan Filipinli bakıcılarını bulup iş anlaşmalarını yapan ajans onun. Hikâyesi çocuklarına bakıcı aradığında yaşadığı tatsızlıklarla başlıyor. Sonunda çözüm ürettiğinde ve Filipinler’den kendi bulduğu bir bakıcıyla anlaştığında, aynı çözümü arayan dostlarına yardım etmeye başlıyor. Derken eşe dosta giden referanslarla artan talepler... Ardından bu onun işi haline geliyor. İşine aşık, çalıştırdığı kişileri ve iş verenlerini kollayan, en ince detaylarına kadar ilgilenen, çocuklarına aşık bir annenin başarı hikayesi. Umarım hem çalışıp hem çocuklarıyla bol bol ilgilenebilmek isteyen annelere motivasyon olur. İyi pazarlar... 

Nerelisiniz?

Manisa Salihliliyim. Egeliyim. 15 yıldır Antalya’da yaşıyorum. Eşimin işi nedeniyle evlilik sonrası Antalya’ya taşındım.

Eşinizle nasıl tanıştınız?

Ablamla aynı yerde uzman hekimlik yapıyordu. Kadın doğum hekimi kendisi. Lise son sınıftaydım. Ablama gelip giderken beni görmüş. Bir gün ablam ameliyata girdiğinde telefonunu şimdiki eşime bırakmış. Eşim de telefondan numaramı alıp aradı. Hikâyemiz böyle başladı. Tanışma ve evlenmemiz 6 ay sürdü, hızlı oldu. 8 yaşında bir oğlumuz ve 3 yaşında da bir kız çocuğumuz var.

Çocukları eşiniz mi doğurttu?

Evet. İki çocuğumun doğumuna da bizzat kendisi girdi. “Kimseye emanet edemem seni” dedi. 

Sizin için nasıl bir duygu? Hem hayatın en özel anlarından birisi anne olma anı, hem de doktorunuz eşiniz?

Güven dolu bir duygu. Çocuklarım önce Allah’a sonra babalarına emanetti. 

Filipinli bakıcıları buluyor ve ihtiyacı olan iş verenlerle buluşturuyorsunuz. Nasıl başladınız?

Üniversitede Ziraat Fakültesi’nde okudum. Ondan sonra 3 yıl hiç çalışmadım. Çocuklardan, çalışma saatlerinden dolayı kendi işimi yapmak istedim, başkasının yanında çalışmayı tercih etmedim. Oğluma bakıcı ararken çok fazla milletten insanla çalışmayı denedik; Türk, Kırgız, Moldov, Gürcü vs. Türkler genelde yatılı kalmak istemiyor. Bizde ise hayat saat akşam 5’ten sonra hızlanıyor. Başka milletlerden de birkaç deneyimim oldu. Hatta komşularım bir bakıcımızı çocukları azarlarken yakaladı. Daha sonra birkaç arkadaşımda çalışan Filipinliyi gördüm. Onların ev hizmetlerinde çalışmakta özel bir başarıları var. Çocuklara karşı çok sabırlılar. Filipinlerden bir bakıcı getirmeye karar verdim. İlk tecrübem yaklaşık 9-10 ay sürdü. Çok zorlandım. 

Neden kendi başınıza getirmeye çalıştınız, bu işi yapan acenteler varken?

Yaklaşık 8-10 tane acenteyle görüştüm. Tatmin olmadım. İstanbul’da çalışan bir personeli Antalya’ya göndermeye çalışanlar oldu mesela... Bu da olmuyor, dikiş tutmuyor. Birkaç değişimden sonra kendim getirmeye karar verdim.

Neden 9-10 ay sürdü?

Kendi ülkelerinde aşamadıkları bürokratik sorunlar var. Nasıl biz turizmden veya tarımdan para kazanıyorsak oralarda da dünyanın her yerine on binlerce vatandaşlarını çalışmak için gönderip dışarıya çıkarırken aldıkları vergiden kazanç sağlıyorlar. Açık bir cezaevi gibi ülkeleri ve pasaport polisi başka ülkeye gitmelerine izin vermiyor. Defalarca yanan uçak biletlerimiz oldu. Kendi ülkelerinin verdiği eğitimler var. Sadece o eğitimi alan ve 2-3 bin dolara varan ücretleri ödemiş personeller ülkeyi terk edebiliyor. Bu süreçleri 10 ay sonunda atlatabildim. Personelimden memnun kalınca önce ablam sonra yakın arkadaşlarım yardım istedi. Sonra ufak ufak mutfağımda iş yaparken bir yandan o taleplere çözüm bulmaya başladım. 

Ne zaman “Bu benim işim, yapacağım” dediniz?  

3 sene önce filipinlibakici.net isminde bir internet sitesi kurdum. İnternetin gücü vesilesiyle İstanbul’daki aileler bana ulaşmaya başladı. Sadece bakıcı değil, ev hizmetleriyle ilgili servis de veriyoruz. Beni büyüten şehir İstanbul oldu.

Sosyal medyayı ne zaman kullanmaya başladınız? Size ne kattı?

Yaklaşık 1.5 sene oluyor. “Yüzünüz, aile yaşantınız, fotoğraflarınız güven verdi” diyen birçok müşterim oldu. İstediğiniz kadar reklam verin, esas referansınız müşterileriniz... Bir aile bile sizden memnun kalmadıysa çok etkileniyorsunuz. Mutlaka aksaklıklar oluyor. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Bazen personellerimiz bazen aile mutsuz olabiliyor. 

Filipinlere gittiniz mi? Personellerinizle de yakından ilgileniyorsunuz sanırım, öyle mi?

Gittim bir kez. Ama bir kez daha gitmek istiyorum. Evet biz bir aile gibi olduk. Onların mutluluğu benim için çok önemli. Çok duygusal bir ırk. Bize de çok benziyorlar aslında. Çok misafirperverler. Mesela evimdeki personellerim 9 kardeş ve 13 kardeş. Kalabalık ailelerden geliyorlar. 

Filipinlilerin ülkelerindeki yaşama şartları nasıl? Evlerini bırakıp neden bu kadar uzaklara gelmek istiyorlar?

Hayat şartları çok kötü. Çatısız, tuvaleti olmayan evler biliyorum. İş çok az, bulurlarsa da en fazla ayda 150 dolar kazanabilirler. Türkiye ve Avrupa ülkeleri onlar için rüya. Orta Doğu veya Çin’e göre Türkiye’de çalışmayı tercih ediyorlar. Çünkü maaşlar ve hayat şartları çok daha iyi. Oralarda tuvalette kalan personelimi biliyorum. 

Bir müşteri en çok kaç personel aldı sizden?

Mesela Türkiye’nin en büyük futbol kulüplerinden birisinin başkanı, 3 personel aldı. Galatasaraylı futbolcularda 6 personelim var. Aynı şekilde Fenerbahçe’de de... Birçok iş kadını, siyasetçi veya ünlülerden isimle de çalışıyoruz.

Sizin personeliniz mesela... Ne kadardır sizle, ismi nedir; biraz hikâyesini anlatır mısınız?

Michele çocuklarla ilgilenen personelim. Türkçe de öğrendi. Bekâr... Diğer bir personelim de ev işleriyle ilgileniyor. Onun 8 yaşında oğlu var. 

Personeller çocuklarıyla mı geliyor?

Mecburen çocuklarını ülkelerinde bırakıyorlar. Bırakmadıklarında açlığa mahkûm oluyorlar. Çocuğunu ve eşini getiren ailelerimiz de var ama çok nadir. Mesela; bir ailem alışınca eşini de davet etti. Kocası villanın bahçe işlerine bakmaya başladı. Çocuklarını da burada okula yazdırdılar. Öyle müşterilerim var ki... Daha ülkeye geleli bir ay olan personelin çocuğu ameliyat oldu diye uçak biletini alıp ülkesine gönderdiler. Ameliyat parasını da verdiler ve ilgilendiler.  

Kaç personeliniz var yaklaşık olarak?

1000-1500’ün üzerinde kişidir sanırım. Personel-patron ilişkimiz yok zaten. Kocaman bir aile gibi olduk. Gece gündüz mesajlaşırız. Bir sıkıntıları olduğunda mutlaka haberdar ederler. Adıyaman, Gaziantep, Zonguldak, Edirne, Giresun, Manisa, İzmir, Adana, Mersin, Konya, Aydın, İstanbul, Ankara, Antalya... Birçok şehirde personelimiz var artık. Türkiye’de çalışan yaklaşık 20 binin üzerinde Filipinli var. 

Gelecekle ilgili ne gibi hedefleriniz var?

Bu işin okulunu kurmak istiyorum. Şu anda onun üzerine çalışıyorum. Türk ailelerine nasıl daha iyi hizmet verebilirler? Kahvaltı nasıl hazırlanır? Türk çocukları nelerden hoşlanır? Sertifika sistemiyle daha kurumsal bir sistem olmasını istiyorum.

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
591372 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/burcu-cetinkaya/591372.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT